Aşk nedir, Aşk ne demek

Aşk; bir sevgi bilimi terimidir. Kökeninin fransızca dilinden geldiği iddia edilmektedir. Tabi bu sadece iddiadan ibarettir.

  • Aşk hakkında çok fazla tanımlama yapılmıştır. Burada hepsinden bahsedersek, sayfalar dolusu metinler yazmamız gerekir
  • O yüzden, bu sayfada, diğer sayfalardaki tanımlamalardan farklı olarak, sadece aşk ve aşka benzer kelimelerin tanımını vererek, esas anlamını size bırakıyoruz.

Aşk hakkında bilgiler

Aşk, bir başka varlığa karşı duyulan derin sevgi, sevda.Sevgi kuramının kurucusu Psikanalist Erich Fromm, sevgiyi, insanlığın sorunlarına bir yanıt olarak, kişideki aktif ve yaratıcı gücün kaynağı bir enerji olarak ve bu söz konusu yaratıcılıkla sevmeyi de bir sanat olarak tanımlar. Bir sanat olması bakımından da uygulamada olgunluk gerektirir.

Sevginin türlerine ilişkin ilk psikiyatri dalında çalışma Sigmund Freud tarafından yapılmıştır. Freud, sevginin her türlüsünün kaynağının cinsellik olduğunu öne sürer. Tabi bu görüşüyle çok büyük eleştirilere maruz kalır. Çünkü kendisi biyolojik olarak sevginin, hormonlar ya da kimyasallar bakımından cinsellikten başka duygusal bir kaynağının olmadığı gibi saçma sapan bir tez ortaya atar.. Freud'a göre sevginin bütün diğer türleri (aile sevgisi, tanrı sevgisi) uygarlıkla gelişen yüceltmelerin sonucudur ve cinsellikten türemiştir.Sevmeyi Freud'dan öğrenmeyeceğimize göre, aşkın diğer tanımlarına bakmakta fayda vardır.

 

Erich Fromm ise sevgiyi biyolojik kaynağı ne olursa olsun beş türde sınıflandırır. Bu, sevginin en temel türüdür. Diğer bütün türlerin içinde yer alır. Sorumluluk, saygı ve başka insanları düşünme gibi davranışlar bu türdedir.

Aşk ile ilgili Cümleler

  • Aşk en büyük suçludur. Hiç bir kurala uymaz. En fazla yapabileceğimiz de suç ortağı olmak.
  • Yemek yeme, su içme, uyuma, alkol almak, aşk yapmak bunların hepsi bir fizyolojik ihtiyaç ayıp günah neresinde bence yok.
  • Kişisel aşk diye bir şey yok genel aşk var ve bu benim hoşuma gitti, gidiyor, gidecek.
  • Şehvetin adını aşk koydular; eğer şehvet aşk olsaydı, eşekler aşkın şahı olurdu.
  • Erkekler ve kadınlar arasında arkadaşlık olamaz. Tutku, düşmanlık, aşk, aşırı sevgi olabilir ama dostluk asla.
  • Matematik aşk gibidir - basit bir fikir fakat o içinden çıkılmaz hale getirilebilir.
  • Açılış töreninde Rusya'nın tarihi Lubov adlı genç bir kızın rüyaları vasıtasıyla anlatıldı, bu, "aşk" anlamına geliyor.
  • İnsanlar insani duygularını tatmin etmeli fakat sevgi ve aşk güzel duygular değil midir?
  • Limonlar karşılıksız bir aşk anlamına gelirken portakallar mutlu bir aşk anlamına gelir,
  • Hiç kimse ten rengi veya özgeçmiş ya da dini nedeniyle başka birine nefret ederek doğmaz.İnsanlar nefret etmeyi öğrenmeliler ve nefret etmeyi öğrenebiliyorlarsa, aşk insan kalbine karşıtından daha doğal geldiği için sevmeyi öğretebilirler.

Aşk nedir? anlamı, tanımı:

 

Aşkmerdiveni : Eğrelti otu.

Karşılıksız aşk : Kişinin kendince yarattığı aşk, tek yanlı aşk.

Yasak aşk : Hukuk, din, töre bakımından uygun görülmeyen, reddedilen aşk.

Yıldırım aşkı : Birdenbire oluşan aşk.

Divane : Bir şeye çok düşkün olan. Deli, kaçık, budala.

Duygu : Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği. Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik. Duyularla algılama, his. Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim. Önsezi.

Duygusal : Duygunun ağır bastığı, duygunun aşırı etkilediği (eser veya insan). Duygularla ilgili, duygulara dayanan, hissî.

Hoşlanma : Hoşlanmak işi.

Hoşlanmak : Hoşuna gitmek, hoş bulmak, hazzetmek, sevmek.

Sevda : Güçlü sevgi, aşk. Aşırı ve güçlü tutku, istek.

Sevdalı : Bir şeye gereğinden çok düşkünlük gösteren, eğilim duyan. Sevdaya tutulmuş olan, tutkun, vurgun, âşık.

Sevgi : İnsanı bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu.

Sevgili : Sevgi ve bağlılık duyulan. Sevilen ve âşık olunan kimse, yavuklu, dost, yâr, canan.

Sevilme : Sevilmek işi.

Sevilmek : Beğenilmek. Sevgi duyulmak, sevgi beslenilmek.

Sevme : Sevmek işi.

Sevmek : Okşamak. Sevgi ve bağlılık duymak. Yerini, şartlarını uygun bulmak. Birine sevgiyle bağlanmak, gönül vermek. Çok hoşlanmak.

Sırılsıklam aşık : Delicesine sevdalı, tutkun kimse, sırsıklam âşık.

Aşk ağlatır, dert söyletir : “âşığın yüreği yaralıdır ve daima ağlar, bir derdi olan da herkese derdini anlatır” anlamında kullanılan bir söz.

Aşk büyüsü : Aşka düşmesi istenen birinin tırnak, saç, kan, tükrük gibi vücut ürünleriyle, tesbih, bıçak, ayakkabı ya da giysi gibi kullandığı nesneler ve özel olarak yapılan ilaçlarla oluşturulan büyü türü. bk. büyü. krş. organsal büyü.

Aşk etiği : Bir varlığın, varlık hiyerarşisinde daha üstte yer almasının daha iyi, daha değerli olmasına ve daha yüksek bir değere sahip olmasına bağlı olduğunu savunan görüş.

Aşk itmek : Sevgi, saygı sunmak.

Aşk kadehi : Halk öykülerinde "âşık olma" sırasında pirin sunduğu aşk içkisi.

Aşk komedyası : Karakter ve töre komedyalarından değişik olarak aşkı, konusuna eksen yapan komedya türü; onsekizinci yüzyıl başında Marivaux'nun oyunları ile tutulmuştur.

Aşk masalı : Genellikle evlenmeyle sonuçlanan aşkları konu alan masal türü. bk. kişisel masal. krş. kurtarım masalı, edinim masalı.

Aşk olmayınca meşk olmaz : “güçlü bir istek olmayınca hiçbir şey elde edilemez” anlamında kullanılan bir söz.

Aşk olsun : beğenilmeyecek bir davranış, bir tutum karşısında kınama, sitem bildiren söz; “aferin, helal olsun” anlamında bir davranışın, bir tutumun çok beğenildiğini bildiren söz; esk. dervişler arasında kullanılan bir selamlama sözü.

Aşk tanrısı : (Resim, Heykel) Yunanlıların Eros dedikleri tanrı. Resimlerde, taşmezarların üzerinde ve yapı yüzlerinde süs olarak kullanılan kanatlı çocuk betileri.