Sevda nedir, Sevda ne demek

Sevda; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Sevda" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Ne şair yaş döker ne âşık ağlar / Tarihe karıştı eski sevdalar" - F. N. Çamlıbel

Yerel Türkçe anlamı:

Sevda

Aşk

Sevgili, sevda çekilen kimse

Sevda isminin anlamı, Sevda ne demek:

Kız ismi olarak; Aşk, sevgi. İstek, heves, arzu. Aşırı sevgiden doğan bir tür hastalık.

Sevda hakkında bilgiler

[Bakınız: ask]

Sevda ile ilgili Cümleler

  • O sadece geçici bir sevdaydı.
  • Ailemde kimse koltuk sevdalısı olmadı.
  • Eskiden sevgiler ve sevdalar iki kişilikti.
  • Koltuk sevdası başkadır.
  • Nefes nefes bu gece sevdanın son vuruşu.
  • Sevgi, aşk, sevda bunlar güzel duygular; sen bu duyguları elimden aldın.
  • Koltuk sevdan var; değil mi?

Sevda anlamı, tanımı:

Sevda çekmek : Birine tutkun olmak, aşk tutkusu içinde olmak.

Kara sevda : Kişinin belirli bir neden olmadan çöküntü durumuna girip çevreden gelen uyaranlara kapanması, güçlü suç ve günah duyguları içine düşmesi durumu, malihülya, melankoli. Umutsuz ve güçlü aşk.

Göz sevdası : Yalnız bakmakla yetinilen aşk.

Sevdalanış : Sevdalanma işi.

Sevdalanma : Sevdalanmak işi.

Sevdalanmak : Sevdaya tutulmak.

Sevdalı : Sevdaya tutulmuş olan, tutkun, vurgun, âşık. Bir şeye gereğinden çok düşkünlük gösteren, eğilim duyan.

 

Deniz dalgasız olmaz gönül sevdasız olmaz : "her denizde az çok dalga bulunduğu gibi her gönülde de bir sevda vardır" anlamında kullanılan bir söz.

Gözünü sevda bürümek : Ondan başka hiçbir şeyi düşünmemek, tamamen ona bağlanmak.

Kara sevdalı : Kara sevdaya tutulmuş, melankolik.

Güçlü : Etkisi, önemi büyük olan, sözü geçer, forslu. Şiddeti çok olan. Nitelikleri ile etki yaratan, etkili. Gücü olan, kuvvetli, yavuz.

Sevgi : İnsanı bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu.

Tutku : Aşırı düşkünlük. İrade ve yargıları aşan güçlü bir coşku, ihtiras. Güçlü istek ve eğilimin yöneldiği amaç.

İstek : Belirli bir gereksinimi karşılayacağı düşünülen nesne veya duruma karşı duyulan özlem, arzu. Yerine getirilmesi başkasından istenilen şey, talep. Bir şeye duyulan eğilim, arzu, şevk. İstek ve niyet kavramı veren isteme kipi.

Aşk : Asklı mantarlara özgü üreme organı.

Aşırı : Ötede, ötesinde. Gereğinden fazla, çok. Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın. Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, müfrit, ekstrem. Gereğinden fazla olarak, çokça.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Sevdacı : Sevgi düşkünü. İlgili cümle: "“Gönül alıcı, civelek ve sevdacı bir kızdır.”" B. Felek.

Sevdakar : (sevda:kâr) Bir kız ismi olarak anlamı; Sevdalı, âşık.

Sevdaluk : Aşk, sevda

Sevdaya yelmek : Hevese kapılmak, bir arzu peşinde olmak.

Diğer dillerde Sevda anlamı nedir?

İngilizce'de Sevda ne demek? : n. love

Fransızca'da Sevda : amour [le]

Almanca'da Sevda : n. Liebe

Rusça'da Sevda : n. любовь (F)

adj. любовный, амурный