Aedes albopictus nedir, Aedes albopictus ne demek

Aedes albopictus; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Sarı ateş, at ensefalomiyelitisi ve dengue gibi hastalık etkenlerini taşıyan sivrisinek türü.

Aedes albopictus anlamı, tanımı

Aedes : Aedini takımında, Culicidae ailesinde ve Culicinae alt ailesinde çoğunlukla tropikal ve subtropikal bölgelerde insanlarda bulunan sarı ateş ve dang virüsü gibi hastalık etkenlerinin taşıyıcısı olan türleri içeren sivrisinek cinsi

At ensefalomiyelitisi : Atların sivrisineklerce bulaştırılan, bilinç bozukluğu, körlük, dairesel yürüme hareketleri ve felçle, gri maddede nekroz, ödem ve perivasküler hücre infiltrasyonlarıyla belirgin viral hastalığı.

Ensefalomiyelitis : Beyin ve omuriliğin birlikte yangısı. Çoğunlukla viral etkenlere bağlı olarak biçimlenir.

Sivrisinek : Çift kanatlılardan, insan ve memeli hayvanların kanıyla beslenen, birçok türü bulunan ve bir türü sıtma mikrobu aşılayan, sulak, bataklık yerlerde çok üreyen ve bulaşıcı hastalıkları yayan uçucu böcek (Culexpipiens).

Sarı ateş : Aedes aegypti sivrisinek türü tarafından bulaştırılan viral bir hastalık.

Hastalık : Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.

 

Hastalı : Hastalıklı.

Taşıyan : Çek, ödek ve benzeri tecim belgitlerinden kendisine verilmiş ve aktarılmış bulunanların iyesi olan kişi.

Ensefal : Kafatası içindeki beyin ve yardımcı organların oluşturduğu yapı.

Sivri : Ucu keskin ve batıcı olan. Genel tutumun veya geleneklerin dışında kalan, göze batıcı özelliği olan, aşırı. Ucuna doğru gittikçe incelen. Palamut.

Etken : Etki eden şey, faktör. Bir madde üzerinde belli bir değişiklik yapan şey, müessir. Doğrudan doğruya öznenin yaptığı işi anlatan, öznesi belli olan fiil, etken fiil, aktif, aktif fiil, malum, edilgen karşıtı.

Hasta : Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

Ense : Boynun arkası. Art, arka.

Ateş : Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Tutuşmuş olan cisim. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Öfke, hırs, hınç. Tehlike, felaket. Coşkunluk. Büyük üzüntü, acı. Patlayıcı silahların atılması.

Sarı : Yeşil ile turuncu arasında bir renk, limon kabuğu rengi. Soluk, solgun. Bu renkte olan.

Gibi : -e benzer. İmişçesine, benzer biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından. -e yakışır biçimde.

Deng : Denk, eşit, uygun. Sersem, dengesiz, akılsız, dalgın. Denk, eş.

At : Atgillerden, binme, yük çekme, taşıma vb. hizmetlerde kullanılan, tek tırnaklı hayvan, beygir, düldül. Satrançta, her yönde siyahtan beyaza ve beyazdan siyaha bir hane atlayarak L biçiminde hareket eden taş. Astatin elementinin simgesi.

 

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Adyabatik sistem anlamı nedir?

İngilizce'de Adyabatik sistem ne demek ? : adiabatic system