Aesthetical türkçesi Aesthetical nedir

  • Estetiğe ait.
  • Güzellik ile ilgili.
  • Estetik.

Aesthetical ingilizcede ne demek, Aesthetical nerede nasıl kullanılır?

Aesthetical ideal : Belli bir kümenin, bir halkın kendine özgü sanatsal tasarımlarında yansıyan ve bireyin fiziksel, tinsel yeteneklerinin belli somut tarihsel koşullar altında gerçekleşebilecek özgür, tam ve her yönde uyumlu gelişmesine ilişkin olan ülkü. Güzelduyusal ülkü.

Aesthetically : Estetik bir şekilde. Güzelliğin algılanması ve takdir edilmesiyle ilgili. Estetik olarak. Estetik bir biçimde. Estetiğe ilişkin olarak. İnce tat duyusu ile.

Anaesthetically : Uyuşturarak. Anestetik bir şekilde.

Kinaesthetically : Kinestetik olarak. Devinduyumsal bir şekilde. Kinestezik olarak. Devin-duyumsal bir şekilde. Devinduyum aracılığı ile. Devinduyumsal olarak.

Aesthetic control : Kentlerin düzentasarlarını uygulayan yetkili kişi ve kuruluşların, kentlerde ve kasabalarda göze hoş gelmeyen, çirkin ve yapıdüzen kurallarına aykırı gelişmeleri ve yapı yapmayı önlemeleri amacıyla kendilerine tanınmış bulunan tüzel yetkiler. Güzelduyusal denetim.

Aesthetic sense : Estetik duyu. Güzelliğin ne olduğunu anlama. Güzeli algılama.

Has an aesthetic sense : İyi zevke sahip. Estetik bakımından doğuştan kabiliyetli. Estetik duyarlığa sahip.

 

Aestheticise : Estetikleştirmek. Estetik yapmak. Sanatsal bir şekilde tanımlamak (ayrıca aestheticize). Bir şeyi memnuniyet verici yapmak.

Aesthetic : Estetik. Bedii. Güzelduyu. Nesnel toplumsal ilişkilerin bireyin uyumlu gelişimine, soyluyu ve alpı özgürce geliştirmesine, çirkin ve aşağılıkla savaşmasına... yardımcı olan ya da olmayan yanlarının duyusal belirişi.

Aestheticism : Estetikçilik. Estetizm.

İngilizce Aesthetical Türkçe anlamı, Aesthetical eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Aesthetical ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Esthetics : Estetik ilmi. Güzellik ilmi.

Sensuous : Tensel. Duygusal. Erotik hisler uyandıran. Duyumsal. Hislere hitap eden. Duyguları okşayıcı. Duyulara hitap eden. Duygulara hitap eden. Hissi.

Aesthetics : Güzelduyu. Güzellik ilmi. Sanattaki güzel ve güzelliğin niteliğini, insan düşüncesinde ve duygularında yaptığı etkileri birtakım ilkelere ve yöntemlere göre inceleyip değerlendiren bilgi dalı. güzel ve güzellikle ilgili sorunları konu olarak ele alan, öğrencilerde güzelliğe değgin görüş ve duyguların gelişmesini sağlamak amacıyla kimi okullarda okutulan ders.

Painterly : Resimsel. Resimsi.

Plastic : Kredi kartı. Yoğruk. Biçimlenebilir. Yoğrulabilen. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Plastik. Naylon. Esnek. Yoğrulabilir.

Cosmetic : Yüzeysel. Plastik. Makyaj malzemesi. Güzellikle ilgili. Bakım ürünü. Güzellik. Kozmetik.

Artistic : Artistik. Sanatsal. Sanatçı ruhlu. Sanat yönü olan. Güzel sanatlarla ilgili. Sanatsal yönü olan. Sanatçı ruhuna sahip. Sanatlı. Sanatkarane.

Aesthetic : Nesnel toplumsal ilişkilerin bireyin uyumlu gelişimine, soyluyu ve alpı özgürce geliştirmesine, çirkin ve aşağılıkla savaşmasına... yardımcı olan ya da olmayan yanlarının duyusal belirişi. Güzelduyu. Bedii.

Aesthetical synonyms : enhancive, esthetic, esthetical.

Aesthetical zıt anlamlı kelimeler, Aesthetical kelime anlamı

Aesthetical antonyms : inaesthetic.