Yoğruk nedir, Yoğruk ne demek

Yoğruk; Fiziksel, Fizik, Kimya alanlarında kullanılan bir terimdir.

Fiziksel anlamı:

Çekildikçe uzayan, kuvvet kalkınca eski durumuna dönmeyen özdek.

Fiziksel anlamı:

Isı ile ya da sıkıştırılarak işlenebilen ve bu etkiler kalkınca biçimini koruyan yapay reçineler ya da bunların karışımları.

Yoğruk anlamı, tanımı

Yoğruk bozunum : Metallerin, yoğruk bölge de uğradıkları bozunum

Yoğruk bölge : Metallerin kalıcı bozunuma uğradıkları, esnek bölge dışındaki bölge.

Yoğruk görüntülük : Yoğruk özdekten yapılma sinema görüntülüğü.

Yoğruk kaynaklama : Filizlenme sıcaklığı ile erime sıcaklığı arasında, parçanın üzerine, dıştan basınç uygulayarak kaynak yapma.

Yoğruklayıcı : Yoğrukların biçimlendirilmesinde kullanılan, yoğruluk özelliklerini etkileyen fıtalatlar gibi kimyasal özdeklere verilen ad. Filmlerin, kuşakların esnekliğini sağlamak, bozulmasını önlemek için tabana katılan, uçucu olmayan sıvı özdek.

Yoğrukluk : Kuvvet uygulandıkça uzayıp, kuvvet kalkınca eski durumuna dönmeme özelliği. Makaslama zorlamasına tutulan kimi katıların sürekli akış özelliği. Kalıcı bozunum özelliği.

Yapay reçine : Tutkal, vernik ya da yapay reçine plakası (formika) üretiminde kullanılan bir tür reçine.

 

Etkiler : Bir filmin görüntülerinde, doğal kaynakların dışında elde edilmiş sonuçlar. Optik, mekanik, kimyasal yöntemlerle gerçekleştirilmiş, görüntüyle ilgili ya da gürültü, doğa sesleri gibi sesle ilgili sonuçlar. Benzer sonuçların televizyonda elektronik yöntemlerle gerçekleştirilenleri.

Karışım : Birden çok şeyin karıştırılmasıyla elde edilen veya ortaya çıkan şey. İki veya daha çok maddenin kimyasal tepkimeye girmeden bir araya gelmesi, mahlut.

Reçine : Bazı bitkilerde, özellikle çamlarda oluşan, katı veya yarı akışkan organik salgı maddesi, ağaç sakızı. Sonsuz polimerleşme ile elde edilen, büyük moleküllü yapay madde.

Kalkın : Düzce şehrinde, Akçakoca ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Kuvvet : Fiziksel güç, takat. Güç. Bir ülkenin silahlı gücü. Dayanıklı olma durumu. Yetke, erk, nüfuz. Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir. Şiddet, zor, cebir. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik.

Bunlar : Bu zamirinin çokluk biçimi.

Özdek : İş yerlerinde eşya ve malzeme işleriyle ilgilenen bölüm, ayniyat. Kullanılmaya, harcamaya uygun, taşınması kolay eşya, ayniyat. Duyularla algılanabilen, bölünebilen, ağırlığı olan nesne, madde. İnsanın çalışmasıyla bir amaç uğruna biçim verdiği veya yararlandığı doğal cisimler, nesneler.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

 

Dönme : Dönmek işi. Biçimi değişmeyen bir şeklin ekseni çevresindeki hareketi. Başka bir dindeyken Müslüman olan, mühtedi. Ameliyatla cinsiyet değiştiren kimse.

Kuvve : Düşünce, niyet. Bir devletin silahlı kuvvetlerinin durumu veya gücü. Yeti.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Yapay : Doğadaki örneklerine benzetilerek insan eliyle yapılmış veya üretilmiş, yapma, suni, doğal karşıtı. Yapmacık.

Bunla : Bunlar.

Diğer dillerde Yoğruk anlamı nedir?

İngilizce'de Yoğruk ne demek ? : plastic, plastics