Ahtarmak nedir, Ahtarmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Karıştırmak, altüst etmek, çevirmek.

Dolu olan bir şeyi boşaltmak.

Baştan sonuna kadar okuyup bitirmek, hatmetmek.

Aramak, araştırmak, soruşturmak.

Arayıp bulmak.

[Bakınız: ahdarmah].

Devirmek, yıkmak.

Yenmek.

Tavuk veya horoz toprak, çöp eşelemek.

Mide bulanmak.

Tohum ekmeden, tarlayı sürüp nadasa bırakmak. 1.

[Bakınız: ahdarmah-9].

Beslemek, yiyip içeceğini vermek.

Teknik terim anlamı:

[Bakınız: aktarmak].

Ahtarmak anlamı, tanımı

Ahta : İğdiş, iğdiş manda

Ahtar : Enenmemiş erkek katır.

Ahtarmak1 : Tarlayı ilk defa sürmek.

Ahtarmak2 : Tarlayı ikinci veya üçüncü defa sürmek.

Karıştırmak : Karışma işini yaptırmak. İçinde ne olduğunu anlamak veya aradığını bulmak amacıyla elle yoklamak. Ayırt edememek, tam olarak seçememek. Üstünkörü okumak. Göz atmak, araştırmak, incelemek. Kurcalamak, oynamak. Yemeği dibinin tutmaması için kaşıkla altüst etmek.

Soruşturmak : Öğrenilmek istenilen şeyi birçok kişiye inceden inceye sormak, araştırmak.

Araştırmak : Birini veya bir şeyi bulmak için bir yeri gözden geçirmek. Bilimde ve sanatta yöntemli çalışmalar yapmak. Bir gerçeği ortaya çıkarmak için aramalarda bulunmak, sormak, soruşturmak.

Karıştırma : Karıştırmak işi.

Soruşturma : Soruşturmak işi. Bir sorunu açıklığa kavuşturmak amacıyla bir idari veya adli makamın yönettiği, ilgililerden ve tanıklardan bilgi toplama, konuyu inceleme işi, tahkik, tahkikat.

 

Hatmetmek : Kur'an'ın tamamını okumak. Herhangi bir kitabı baştan sona kadar tekrar tekrar okumak. Sona erdirmek, bitirmek.

Boşaltmak : Boş duruma getirmek. Dökmek, boca etmek. Gevşetmek, açmak. Kusmak. Bir silahta ne kadar mermi varsa hepsini arka arkaya patlatmak.

Araştırma : Araştırmak işi, araştırı, istikşaf, taharri, tetkik. Bilim ve sanatla ilgili olarak yapılmış olan yöntemli çalışma, araştırı.

Bulanmak : Bulama işine konu olmak, her yanı bir şeyle kaplanmak. Parlaklığını ve açıklığını yitirmek. Karışmak. Duruluğunu yitirmek. Mide bulantısı olmak.

Boşaltma : Boşaltmak işi.

Ahdarmah : Devşirmek, toplamak. Karıştırmak, altüst etmek, çevirmek. Dolu olan bir şeyi boşaltmak. Baştan sonuna kadar okuyup bitirmek, hatmetmek. Aramak, araştırmak, soruşturmak. Arayıp bulmak. Çağırmak: Ahmedi ahdar, buraya gelsin. Tarlayı ilk defa sürmek. Tarlayı ikinci veya üçüncü defa sürmek. Baştan sona okumak, hatim etmek.

Çevirmek : Bir şeyin yönünü değiştirmek. İşlemek, yapmak. Geri göndermek. Çeviri yapmak. Yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek. Kâğıt oyunu oynamak. Yönetmek, idare etmek. Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek. Öteki yüzünü görünür duruma getirmek. Döndürerek hareket ettirmek. Bir durumdan başka duruma geçmek. Bir durumdan başka duruma getirmek, dönüştürmek. Durdurmak. Çevrilemek, tevil etmek. Bir yerin çevresini bir şeyle sarmak, kuşatmak.

Devirmek : Ayakta veya dik duran bir şeyi düşürmek, yatay duruma getirmek. Bir kitabı başından sonuna kadar okuyup bitirmek. Hepsini kısa sürede içip bitirmek. Bir yönetim organının veya başkanının yönetim gücünü zorla elinden almak. Bir yana eğmek. Belli bir yaş dönemini geride bırakmak.

 

Eşelemek : Toprak, kül gibi toz durumunda bulunan şeyleri hafifçe kazıp karıştırmak. Dağıtıp karıştırmak. Bir işin, sorunun aslını anlamaya çalışmak, kurcalamak.

Hatmetme : Hatmetmek işi.

Bitirmek : Bitmesini sağlamak, sona erdirmek, tüketmek, tamamlamak, sonuçlandırmak. Onulmaz duruma getirmek, mahvetmek. Güçsüz düşürmek, bitkin duruma getirmek, yormak.

Diğer dillerde Ahtapot çömleği anlamı nedir?

İngilizce'de Ahtapot çömleği ne demek ? : octopus pot