Akkanat nedir, Akkanat ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Ürün vermiyen mısır bitkisi.
Eski askeri örgüte göre muvazzaf, ihtiyat, rediften sonra gelen yaşlılar.
Akkanat tanımı, anlamı
Akka : Baba. Ağabey, büyük kardeş. [Bakınız: aka]. [Bakınız: Avrupa Konvansiyonel Kuvvetler Antlaşması]
Akkan : [Bakınız: lenf]. Temiz soylu. Bilen, bilgili.
Akkanat alayı : Saçı sakalı ağarmış ihtiyarlar.
Akkanat bulutu : Yağmur bulutu.
Muvazzaf : Silahlı Kuvvetlerde görev başında olan subay ve astsubaylarla askerlik hizmetini yapan erler. Bir görev ve hizmetle yükümlü olan (kimse).
Yaşlılar : Ellibeş yaşından yukarı özenci ve bağımsız koşuculara verilen ad.
İhtiyat : Herhangi bir konuda ileriyi düşünerek ölçülü davranma, sakınma. Gereğinden fazla olup saklanan şey, yedek.
Bitkisi : Sonu.
Askeri : Askerlikle ilgili, askere özgü.
Redif : Şiirde uyaktan sonra tekrarlanan, aynı harflerden oluşan kelime veya ek, yedek. Son dönem Osmanlı ordusunda, askerlik görevini bitirdikten sonra yedeğe ayrılan er.
Sonra : Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı. Arkadan gelen bölüm ya da zaman. Daha uzak ve ileri bir yerde. Yoksa, aksi hâlde. Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz.
Asker : Orduda görev yapan erden generale kadar herkes. Askerlik görevi ya da ödevi. Er. Topluluk düzenine saygısı olan, disiplinli. Yurdunu iyi koruyan, kahraman özelliği taşıyan.
Örgüt : Ortak bir amacı veya işi gerçekleştirmek için bir araya gelmiş kurumların veya kişilerin oluşturduğu birlik, teşekkül, teşkilat. Bir kuruluşa bağlı alt bölümlerin bütünü.
Mısır : Buğdaygillerden, gövdesi boğumlu ve kalın, yaprakları şerit biçiminde, boyu yaklaşık 2 metre olabilen, erkek çiçekleri tepede salkım durumunda, dişi çiçekleri yaprakla gövde arasında koçan biçiminde olan bir kültür bitkisi (Zea mays). "Duymayan kalmadı" anlamındaki Mısır'daki sağır sultan bile duydu atasözünde geçen bir söz. Bu bitkinin koçan üzerindeki taneli ürünü. Bu ürünün taneleri.
Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.
Yaşlı : Yaşı ilerlemiş, kocamış, ihtiyar kimse. Uzun yılları geride bırakmış. Yaşla dolmuş (göz). Yaşlanmış olan.
Gelen : Gelme işini yapan (kimse ya da nesne). Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).
İhti : Rüzgâr ve yağmurun etki yapamadığı gizli, kuytu yer.
Redi : Mirasidyum, sporokist veya ana redi içerisinde aseksüel çoğalmayla meydana gelen, ara konak içerisindeki digenetik trematod larvası. Ara konak içerisindeki Digenea larvası. Mirasidyum, sporokist veya ana redi içerisinde aseksüel çoğalmayla meydana gelen larval digenetik trematod.
Örgü : Örme işi ya da biçimi. Örülerek yapılan, örme. Örülmüş saç bölüğü, belik. İletişim, ulaşım vb.nin ülke yüzeyinde yayılmış biçimi, ağ. Tığ, şiş veya özel makineyle ilmiklerin yan yana getirilmesiyle örülerek yapılmış şey. Dokumacılıkta atkı ve çözgü ipliklerinin, dokumayı oluşturacak biçimde belli bir desene göre kesişmesi. Konunun ana çizgisi, oyunun işlenişi veya çatısı. Her türlü eylem ve olaydan oluşan akış. Bazı sinir veya damarların birbirine geçip dolaşmasından ortaya çıkan oluşum. Yapı.
Diğer dillerde Akka anlamı nedir?
İngilizce'de Akka ne demek ? : cfe
Fransızca'da Akka nedir ? : fce

Bu kısımda Akkanat nedir? Akkanat ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Akkanat tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Akkanat hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.