Aktı nedir, Aktı ne demek

Aktı; İsim olarak kullanılan bir kelimedir.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Götürü iş için verilen ücret, el emeği.

Aktı isminin anlamı, Aktı ne demek:

Saf, masum. El emeği. Aktı ismi; Türkçe kökenli olup bir Erkek ismidir.

Aktı ile ilgili Cümleler

  • Burnundan bir damla ter aktı.
  • Onun boynundan bir damla kan aktı.
  • Yanağından bir damla ter aktı.
  • "Fransızca dili akar." "Evet, bir ishalin aktığı gibi."
  • Yaradan kan aktı.
  • Tom'un sırtından bir damla ter aktı.
  • Boynundan bir damla ter aktı.
  • Onun böğründen bir damla ter aktı.
  • Tom'un yüzünden bir damla ter aktı.
  • Şakağından bir damla ter aktı.

Aktı ile ilgili Atasözü veya Deyim

köprünün (veya köprülerin) altından çok su (veya sular) aktı (veya geçti) : “zamanla şartlar çok değişti, eski durum kalmadı” anlamında kullanılan bir söz.

Aktı tanımı, anlamı

Aktıraç : Sacın üzerindeki yufkayı çevirmeye yarıyan, yassı demir veya tahta aygıt. Yemeklerde kullanılan kepçe. (Üreyil Kütahya)

Aktıraş : Sacın üzerindeki yufkayı çevirmeye yarıyan, yassı demir veya tahta aygıt. [Bakınız: akdıraç]. Saçı sakalı ağarmış adam.

Aktıreç : Sacın üzerindeki yufkayı çevirmeye yarıyan, yassı demir veya tahta aygıt.

Götürü iş : Toptan yapılmış olan iş.

El emeği : Elde yapılmış olan iş. Bu çalışmanın karşılığı.

 

Götürü : Fiyatı veya ücreti toptan belirlenen (iş vb.). Fiyatını toptan belirleyerek.

Götür : Gider.

Ücret : İş gücünün karşılığı olan para veya mal. Kiralanan veya satın alınan bir şey için ödenen para.

Masum : Suçsuz, günahsız. Temiz, saf. Küçük çocuk.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Veri : Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done. Bilgi, data. Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi. Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey. Gözlem ve deneye dayalı araştırmanın sonuçları. Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler.

Saf : Dizi, sıra. Katıksız, arı, katışıksız, halis, has. Kurnazlığa aklı ermeyen, kolaylıkla aldatılabilen, bön, safdil. Grup. İyi niyetli, art niyetsiz.

İş : Bir sonuç elde etmek, herhangi bir şey ortaya koymak için güç harcayarak yapılan etkinlik, çalışma. Bir değer yaratan emek. Birinden istenen hizmet veya birine verilen görev. Sanayi, ticaret, tarım, maliye ve benzerleri alanlara ilişkin ekonomik etkinliklerin bütünü. Kamu yararına yapılan işler. Herhangi bir yere düzen verici, günlük yaşayışı sağlayıcı her türlü çalışma. Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek. Ticari anlaşma, alışveriş. Herhangi bir maksatla kurulan düzen. Bazı deyimlerde “yarar, çıkar” anlamında kullanılan bir söz. Yapılan şey, davranış. Nakış, örgü, makrome gibi elde yapılan şey. Emek, işçilik, ustalık. İşlem. Bir kimseye özgü olan görüş, anlayış. Yetenek. Etene, son. İç. İş. İş, durum, hâl. Eş. İç, ara. İş, husus, fiil, davranış, çalışma. Bir bilgisayarda uygulanmak üzere bir ya da birçok görevden oluşacak biçimde tanımlanmış bilgi işlem öbeği. Beden ya da kafa gücüyle yapılan şey. Çalışma, emek. Yapılacak ya da yapılan şey, uğraşı, görev. Meslek. Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. İş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir. amel. (work) Bir mal veya hizmet üretmek için harcanan emek. (business, activity) Tarım, sanayi ve hizmetler gibi çeşitli iktisadi alanlarda yürütülen etkinlikler. (profession) Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek. (job) Birinden istenen hizmet veya ona verilen görev. Mekanikte, bir noktaya etkiyen kuvvetin büyüklüğü, noktanın aldığı yolun uzunluğu ve kuvvet yönü ile yol doğrultusu arasında kalan açının kosinüsü çarpımlarıyla belirlenen erke. Termodinamikte, bir dizgeyle çevresi arasında, ısı türü dışında oylumsal, elektriksel, yüzeysel her tür erke alışverişinin ortak adı. Tecimsel nitelikte yapılan işlem ve çalışmalar. Verimin sağlanılması için harcanan özdeksel ve tinsel insan gücüne ya da sonucuna verilen ad. [Bakınız: eş]. Eş, arkadaş. Denk, benzer. Hal, durum, vaziyet.

 

El : Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümü. Ülke, yurt, il. Kez, defa. Halk, ahali. İskambil oyunlarında her bir tur. Bazı nesne ve araçların tutmaya yarayan bölümü. Yakınların dışında kalan kimse, yabancı. Oba, aşiret. Sahiplik, mülkiyet. İskambil oyunlarında oynama sırası.

Diğer dillerde Aktarma zinciri anlamı nedir?

İngilizce'de Aktarma zinciri ne demek ? : sprocket chain