Arık nedir, Arık ne demek

Arık; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

"Arık" ile ilgili cümleler

  • "Arıkta çimdim de geldim diye fısıldadı." - C. Uçuk
  • "Arık, zayıf bir buzağı kuyruğunu sallayarak gidiyordu." - M. Ş. Esendal

Yerel Türkçe anlamı:

Saman taşımak için yapılmış bir çeşit küfe, sepet.

Taşınması kolay eşya, göçten önce gönderilen yük.

Dere, çay.

Sonbaharda eti için beslenen davar.

Fide veya fidan dikilen yer.

Kağnı arabasının kolları.

Su yolu, ark.

Haset, kıskançlık.

Cılız, sıska.

Özsüz tahıl.

Küçük ya da hasta olduğu için sürüye katılmayan hayvan.

Suyolu.

Zayıf, cılız, sıska.

Voleybol sahasının sınırı.

Su kanalı (harık ve ark da denir)

Dert, hastalık.

Temiz, tertemiz, saf, iyi.

Çürümüş, fazla olmuş, çürümeye yüz tutmuş: Bu arık karpuzu niye getirdin?

Yol ve tarla kenarlarına açılan hendek.

Diğer sözlük anlamları:

[Bakınız: arı]

(I) bk. arı.

Zaif, cılız.

bk ark.

Arık isminin anlamı, Arık ne demek:

Erkek ismi olarak; Temiz, saf, duru. Zayıf, cılız. Su yolu, ark. Dere, çay. Fidan dikilen yer.

Fransızca'da Arık ne demek?:

faible, maigre, ashénique

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Sivas ilinde, Karacaören nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Çorum kenti, Kargı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

 

Arık tanımı, anlamı:

Arık çekmek : Tıkanan, bozulan arkları temizleyip açmak.

Arık ata kuyruğu da yüktür : "güçsüz kişi, kimseye yardım edecek durumda değildir" anlamında kullanılan bir söz.

Arık etten yağlı tirit olmaz : "değersiz kişiden yararlı iş, verimsiz tarladan bol ürün beklenmez" anlamında kullanılan bir söz.

Arık öküze bıçak çalınmaz : "güçsüz kimseyi ezmek yiğitlik değildir" anlamında kullanılan bir söz. "kendisinden yararlanılamayacak kişiye yararlanmak amacıyla eziyet edilmemelidir" anlamında kullanılan bir söz.

Arıkçı : Su yolu yapan kimse.

Arıklama : Arıklamak işi.

Arıklamak : Arık (II) duruma gelmek.

Arıklaşma : Arıklaşmak işi.

Arıklaşmak : Arık (II) olmak.

Arıklatma : Arıklatmak işi.

Arıklatmak : Arık (II) duruma getirmek.

Arıklık : Zayıflık, sıskalık.

Arıkovanı : Yengeç takımyıldızı yöresinde bir yıldız kümesi.

Et ne kadar arık olsa üstüne ekmek yaraşır : "bilgili ve görgülü kişi, iş başında ve zengin olmasa da bilgisiz ve görgüsüz kişilerin üstünde yer alır" anlamında kullanılan bir söz.

Fide : Tohumdan yetiştirilip başka yerlere dikilmek için hazırlanan sebze veya körpe çiçek.

 

Fidan : Yeni yetişen ağaç veya ağaççık. Başka bir yere dikilmek için bulunduğu yerden çıkarılan taze ağaç, dikme.

Zayıf : Görevini yapacak yeterli gücü olmayan. Başarısızlığı gösteren not. Kişilik ve ruhsal yönden gereği kadar güçlü olmayan. Bilgi yönünden yeterli olmayan, yeteneksiz. Sağlamlığı, dayanıklılığı olmayan. Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık (insan veya hayvan). Çok az. Önemli, güvenilir olmayan. Enerjisi, etkisi, yoğunluğu az olan.

Cılız : Güçsüz bir biçimde. Çok zayıf ve güçsüz, eneze, nahif. Basit, değersiz, önemsiz. Güçsüz, sönük (ışık). İnce.

Sıska : Karın boşluğuna su dolmuş olan. Çok zayıf ve kuru, kaknem, çelimsiz, arık.

Ark : İçinden su akıtmak için toprak kazılarak yapılmış olan açık oluk, arık, dren, karık.

Veya : Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz. Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut.

Yer : Yerküre. Durum, konum. İz. Önem. Ülke. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Görev, makam. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Gezinilen, ayakla basılan taban. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Durum, konum, vaziyet. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Ekime elverişli toprak parçası, arazi.

Kuru : Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı. Döşenmemiş, çıplak. Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem. Etkisi ve sonucu olmayan. Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı. Akıcı olmayan, duygudan yoksun. Salgısı olmayan. Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan. Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze. Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek). Kuru fasulye. Canlılığını yitirmiş (bitki).

Arık atmosfer : Bileşimi bakımından arık, etkileri bakımından çok güçlü olmayan atmosfer.

Arık edna : Zayıf, biçimsiz, şekilsiz.

Arık eksiksizlik : Arık ilingeye göre eksiksizlik.

Arık ilinge : B : Ex F->K eşlek ikilimi verildiğinde, E üzerinde her (…) için (…) (x, y) yarıdüzgelerinin ürettiği yerel dışbükey ilinge. Simgesi : (…)

Arık tıkızlık : Arık ilingeye göre tıkızlık.

Arık yakınsaklık : Arık ilingeye göre yakınsaklık.

Arık yavan : Zayıf, cılız, sıska.

Arıkal : 3. Bir erkek ismi olarak anlamı; “Temiz, doğru ve dürüst kal” anlamında kullanılan bir ad.

Arıkan : 3. Bir erkek ismi olarak anlamı; Temiz soylu kimse.

Arıkaya : Batman şehrinde, Tuzlagözü bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Denizli şehrinde, Çameli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Eskişehir şehri, Alpu ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

Diğer dillerde Arık anlamı nedir?

Rusça'da Arık : adj. слабый, худой, худощавый, сухой, хилый