Artık irkilim nedir, Artık irkilim ne demek

Artık irkilim; Fizik alanında kullanılan bir kelimedir.

Fiziksel anlamı:

Doyurucu mıknatıslama alanı kalktıktan sonra bir denekte kalan mıknatıssal irkilim.

Artık irkilim kısaca anlamı, tanımı

İrki : Kuşku. [Bakınız: erki]

İrkilim : Bir çevrimden geçen mıknatıssal akının değiminin, o çevrimde uyardığı yük-süren kuvvet, anlamdaş doğuşum.

Artı : Toplama işleminde + işaretinin adı, zait. Fazlalık. Sıfırdan büyük, önünde artı işareti bulunan (sayı), eksi karşıtı, pozitif.

Artık : İçildikten, yenildikten veya kullanıldıktan sonra geriye kalan. Daha çok, daha fazla. (a'rtık) Bundan böyle, bundan sonra. Bir şeyin harcandıktan veya kullanıldıktan sonra artan bölümü. Büyük ve tam aralıkların yarım ses artmış hâli.

Mıknatıssal irkilim : Mıknatıssal akının değişimi ile yük-süren kuvvet oluşumu.

Mıknatıslama : Mıknatıslamak işi.

Mıknatıssal : Devinen kıvıl yüklerin yarattığı alanla ilgili. Mıknatıs özelliği taşıyan; mıknatısla ilgili.

Mıknatıs : Demiri ve daha başka bazı metalleri çeken demir oksit. Çekiciliği, albenisi olan kimse. Demiri çekme özelliği taşıyan veya sonradan bu özelliği kazanan her türlü madde.

Doyurucu : Doyurma özelliği bulunan, tatminkâr. İnandırıcı.

Alanı : Şeftali, kayısı, armut gibi meyvaların ceviz ve şeker karıştırılıp ipe dizilen ve güneşte kurutulan ezmesi.

 

Denek : Üzerinde deney yapılmış olan canlı veya şey.

Sonra : Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı. Arkadan gelen bölüm ya da zaman. Daha uzak ve ileri bir yerde. Yoksa, aksi hâlde. Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz.

Kalan : Kalma işini yapan. Artan, mütebaki. Bir çıkarmanın sonucu. Bölme işleminde bölünenden artan sayı.

Kala : Kaldığında.

Alan : Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.

Dene : Tane: Bahçeye beş dene kuzu girdi. Tahıl. Kabuğu dövülerek soyulmuş buğday, aşlık. Tane. Tane, adet. Buğday ve benzerleri mahsulün tanesi. Defa. Dokuma tezgâhında çalışan kadınlara armağan olarak gönderilen kuruyemiş ve şekerleme. (Yenikent Aksaray Niğde). Tane, habbe.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Artık irkilim anlamı nedir?

İngilizce'de Artık irkilim ne demek ? : residual induction