Artak nedir, Artak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Çocuğu beşiğe bağlıyan bez.

Kırılan hayvan bacağını, oynatmadan düzgün tutmaya yarıyan tahta.

Çoğalan, fazlalaşan, bereketli (pirinç, fasulye, nohut, mercimek v. b. hakkında).

[Bakınız: artağ].

Artak anlamı, tanımı

Artak tartak : Karmakarışık

Artakalım : Aynı takımdan benzerleri kalmadığı halde bir dilde yaşamakta bulunan eski bir şekil : Handiyse, nitekim gibi.

Artakalma : Artakalmak işi.

Artakalmak : Artmak, geriye kalmak, fazla bulunmak.

Bereketli : Bol, verimli.

Mercimek : Baklagillerden, beyaz çiçekli bir tarım bitkisi (Lens culinaris). Bu bitkinin, besin değeri yüksek, ufak, kırmızı, sarı veya yeşil, yuvarlak ve yassıca tohumu, yasmık.

Hakkında : İlgili olarak, üzerine.

Bereket : Bolluk, gürlük, ongunluk, feyiz, feyezan. İyi ki, neyse ki, iyi bir rastlantı sonucunda. Yağmur.

Fasulye : Fasulyegillerden, barbunya, çalı, ayşekadın, horoz vb. türleri bulunan bitki (Phaseolus vulgaris). Bu bitkinin sebze olarak yararlanılan yeşil ürünü ve kuru tohumları.

Oynatma : Oynatmak işi.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Düzgün : Doğru ve pürüzsüz, muntazam. Fondöten. İyi. Kurala uygun olarak, kusursuz bir biçimde. Kenar veya ayrıtları ile açıları birbirine eşit olan (biçim). Düzenli, kusursuz, insicamlı, rabıtalı, muntazam.

 

Pirinç : Buğdaygillerden, kökleri bol su içinde yetişen bir bitki (Oryza sativa). Bakıra çinko katılarak elde edilen sarı renkte bir alaşım. Bu bitkinin besin olarak kullanılan taneleri. Bu alaşımdan yapılmış.

Tahta : Çeşitli işlerde kullanılmak üzere düz, enlice, uzun ve az kalın biçimde işlenmiş ağaç parçası. Bu ağaçtan yapılmış. Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh. Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme, ağaç. Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer. Kara tahta.

Çoğal : Çoğanın özellikleri ya da çoğabilim çözümlemelerine ilişkin olan.

Berek : Yazın hayvanlara musallat olan bir çeşit iri sinek. Süs, ziynet. Börek.

Hakkı : Doğrulukla, hakla ve adaletle ilgili.

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].

Artağ : Çocuğu beşiğe bağlıyan bez. Kınlan hayvan bacağını, oynatmadan düzgün tutmaya yarıyan tahta.

Tutma : Tutmak işi. Destekleme. Yanaşma. Bazı takım oyunlarında ayakla veya vücutla karşı takım oyuncusunun hareketine engel olma, markaj.

Diğer dillerde Art zamanlı yöntem anlamı nedir?

İngilizce'de Art zamanlı yöntem ne demek ? : diachronic