Asılmak nedir, Asılmak ne demek
- Asma işi yapılmak veya asma işine konu olmak.
- Bir şey isterken karşısındakini tedirgin edecek derecede üstelemek, ısrar etmek, ileri gitmek

- Bir yere tutunup sarkmak.
- Sonuna kadar mücadele etmek.
- Karşı cinsin ilgisini çekmek için rahatsız edici davranışlarda bulunmak.
- Hızla eline almak.
- Tutup çekmek.
- Boynuna ip geçirip sallandırılarak öldürülmek, idam edilmek.
"Asılmak" ile ilgili cümleler
- "Bir kıza asılmak."
- "Çocuk annesinin eteğine asıldı."
- "Hemen küreklere asıldı."
- "Bir işe asılmak."
- "Yan yana asılmış aynı boyda tablolar gördük." - B. R. Eyuboğlu
Yerel Türkçe anlamı:
Kendi kendini asmak, intihar etmek
Asılmak kısaca anlamı, tanımı:
Asılmışadam : Salepgillerden, çiçekleri asılmış bir insana benzeyen ve köklerinden salep çıkarılan bir bitki.
Asılma : Asılmak işi.
Asıl : Gerçeklik. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. Soy, nesep. Kök, köken, kaynak. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak. Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Gerçek, esas.
İngiliz ipi ile asılmak : İngiliz sicimi ile asılmak.
İngiliz sicimi ile asılmak : Bir işi ustasına yaptırmak.
Suratı bir karış asılmak : Öfkelenmek, kızmak ve somurtmak.
Yakasına asılmak : Hesap sormak veya bir şey istemek için tutup bırakmamak.
Yüzü asılmak : Somurtmak.
Asma : Asılmış, asılı. Asmak işi. Asmagillerden, dalları çardak üzerine yayılan üzüm vb. bitkiler. Belirli bir tür üzüm veren bitki (Vitis).
Yapılmak : Gerçekleştirilmek, ortaya çıkarılmak. Yapma işine konu olmak.
Sarkmak : Karşı cins ile ilişki kurmayı veya arkadaş olmayı istemek. Yolunu uzatmak, uğramak. Aşağıya doğru uzamak veya uzanmak.
Çekmek : Hoşa gitmek, sarmak. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. Öğütmek. Yol, ay sürmek. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. Herhangi bir anlama almak. Bir şeyi tutup kendine veya başka bir yöne doğru yürütmek. Asmak. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. Taşıma gücü olmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Atmak, vurmak. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. Örtmek, giymek. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. Germek. Aynısını yazmak veya çizmek. İçine almak, emmek. Tartıda ağırlığı olmak. Döşemek. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. Daralıp kısalmak. Kaçan ilmeği örmek. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. Bir duyguyu içinde yaşatmak. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. İçki içmek. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. Herhangi bir engel kurmak. Yollamak. Çizgi durumunda uzatmak. Yürütmek, sürmek. Bir amaçla ortadan kaldırmak. İmbik yardımı ile elde etmek. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. Boya, badana vb. sürmek. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak.
Öldürülmek : Öldürme işine konu olmak.
İdam : İnsan öldürme vb. bir suça karşılık verilen ve suçlunun ölümüyle sonuçlanan ceza, idam cezası, ölüm cezası.
Edilmek : Etme işine konu olmak, yapılmak.
Bir : Beraber. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Bir kez. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Bu sayı kadar olan. Sayıların ilki. Tek. Ancak, yalnız. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Sadece. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Aynı, benzer.
Hızla : Çabucak.
Almak : Ele geçirmek, fethetmek. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Kabul etmek. Kazanç sağlamak. Bürümek, sarmak, kaplamak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. İçeri girmesini sağlamak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Gidermek, yok etmek. Sürükleyip götürmek. Görevden, işten çekmek. Yer değiştirmek. Soldurmak. Çalmak. İçecek veya sigara içmek. Yutmak, kullanmak. Satın almak. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. Göreve, işe başlatmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Kazanmak, elde etmek. Temizlemek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Örtmek, koymak. Tat veya koku duymak. Başlamak. İçine sığmak. Erkek, kadınla evlenmek. Kısaltmak, eksiltmek. Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Birlikte götürmek. Yolmak, koparmak. İçeri sızmak, içine çekmek.
Kadar : Süre belirten bir söz. Miktarda, derecede. Denli. Büyüklüğünde, genişliğinde. Bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz. Ölçüsünde, derecesinde. Dek. Gibi.
Mücadele : Birbirlerine isteklerini kabul ettirmek için iki taraf arasında yapılmış olan zorlu çaba, savaş. Herhangi bir amaca erişmek, bir kuvvete karşı koyabilmek için bir kişi veya topluluğun güçlü, sürekli çabası, savaşım.
Etmek : Herhangi bir değerde olmak. Küçük veya büyük abdestini yapmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Bulmak, erişmek. Eşit değer kazanmak. Kötülükte bulunmak. Bir işi yapmak.
Diğer dillerde Asılmak anlamı nedir?
İngilizce'de Asılmak ne demek? : v. pull, hang, hang on, hang down, be suspended, accost, philander, swing, tug, wrench, rush
Fransızca'da Asılmak : s'accrocher à qn, (k
Almanca'da Asılmak : v. haken, hängen: sich hängen
Rusça'da Asılmak : v. висеть, повисать, повиснуть

Bu kısımda Asılmak nedir? Asılmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Asılmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Asılmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.