At the scene türkçesi At the scene nedir
- Olay yerinde.
- Olay yerinde saptanmış.
- Mevcut.
At the scene ile ilgili cümleler
English: According to the police investigation, Moustapha was at the scene of the crime at the time of the event.
Turkish: Polis soruşturmasına göre, Mustafa olay sırasında suç mahallindeydi.
English: A big crowd gathered at the scene of the fire.
Turkish: Yangın mahallinde büyük bir kalabalık toplandı.
English: We waited at the scene of the accident till the police came.
Turkish: Polis gelinceye kadar kaza yerinde bekledik.
English: Ali was the first to arrive at the scene of the accident.
Turkish: Ali kaza yerine gelen ilk kişiydi.
English: Ali was at the scene of the accident, wasn't he?
Turkish: Ali kaza mahallindeydi, değil mi?
At the scene ingilizcede ne demek, At the scene nerede nasıl kullanılır?
At : Nezdinde. Bir yeri belirtmek için kullanılır. Ya. Ye. E. Yanında. Bir miktarı göstermek için kullanılır. Üzere. Bir hareketin hedefini gösterir. Üzerinde.
The : Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.
Scene : Bir tiyatro metninde baş oyun kişisinin ya da önemli kişilerinin yönelişlerini başlatıp bitiren kesim. bir tiyatro yapısında oyuncuların oynamaları için özel olarak yapılmış ve genellikle yükseltilmiş oylum ya da alan. Sahne dekoru. Bir ya da daha çok çekim içinde gerçekleştirilen, aynı kişileri aynı bezem içinde gösteren, çekim ile ayrım arasında yer alan film parçası (bazen çekim yerine de kullanılır). tv. bir televizyon oyununun, aynı kişileri aynı bezem içinde veren bölümü. sinema/tv. dış dünyanın film ya da televizyon oyununda yer alan herhangi bir görünüşü. işliğin, düzlüğün, üzerinde bezem kurulmuş, çalışma yapılan bölümü. Faaliyet alanı. Dolaylı ya da uzancalı yordamlarda kullanılan görünülü sınarlarda tutumsal bir içeriği olan görsel anlatım. Olay. Olay yeri. Görünüm. Bireycil ya da kümecil oyunda birey ya da kümenin günlük yaşam görüntülerini sergilediği, esnek gözlem öğeleriyle donatılmış eylem ye gözlem alanı. Mizansen.
Die at the scene : Bir kaza veya saldırı yerinde hayatını kaybetmek. Olay yerinde ölmek. Hastaneye kaldırılmadan önce ölmek. Olay mahallinde ölmek.
At the back : Arkada. Geride.
At the beginning : Başlangıçta. Başlarda.
At the cost of : Pahasına. -pahasına. -hiçe sayarcasına. -bedeline. Bedeline.
At the break of dawn : Sabahın köründe. Şafak sökümünde. Şafakta.
At the best : En iyi ihtimalle. En iyisi. En iyimser olasılıkla. En iyi durum.
At the back of beyond : Sapa yerde. Ücra bir köşede. Kuş uçmaz kervan geçmez bir yerde. Issız ve ulaşılması güç bir yerde. Dünyanın bir ucunda. Ulaşılması güç bir yerde. Cehennemin dibinde.
İngilizce At the scene Türkçe anlamı, At the scene eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak At the scene ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
On the premises : Bina ve müştemilatı dahilinde. Yerinde. Müessesede. Mahallinde. Bina veya müştemilatı dahilinde.
Attendant : Netice. Hizmetli. Görevli. Akıbet. Hizmetçi. Yardımcı. İlgilenen. Görevli memur. Eşlik eden kimse. Bakan.
Existed : Olmak. Var olmak. Geçinmiş. Var olmuş. Yaşamış. Bulunmak. Yaşamak.
Extant : Hala var olan. Günümüze kadar gelen. Geçerliliğini kaybetmemiş. Kaybolmamış. Hala baki ve mevcut. Baki. Günümüze ulaşan.
Actuals : Hakiki. Eylemli. Aktüel. Gerçekten. Gerçek. Fiili. Mal borsalarında en fazla iki iş günü içerisinde teslim koşuluyla yapılan alım satım işlemleri. Anında alım satım.
On the spot : Hemen. Zor durumda. Tehlikede. Mahallinde. Başı belada. Hemen oracıkta. Tam vaktinde. Yerinde. Derhal.
Available : Geçerli. Var. Elde edilebilir. Yararlanılır. Bulunabilir. Görüşmeye uygun. Boşta. Eldeki. Elverişli.
Forthcoming : Cana yakın. Sağlanmış. Gelecekte olacak. Dost. Açık sözlü. Yakında çıkacak. Geliş. Candan. Gelecek. Çıkacak olan.
In existence : Varlığını sürdüren. Yok veya kayıp edilmiş olmayan. Var olan. Varlık. Yaşayan.
Disposables : Kullandıktan sonra atılan. Harcanabilir. Kullanıldıktan sonra atılan. Kullanılıp atılabilir. Emre hazır. İadesiz. Tek kullanımlık şey. Emre amade. Elden çıkarılması mümkün.
At the scene synonyms : in being, existents, actual, in hand, going, disposable, existing, on the ground.

Bu kısımda At the scene kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede At the scene ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce At the scene anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz At the scene ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.