Atlarda kalıtsal gece körlüğü nedir, Atlarda kalıtsal gece körlüğü ne demek

Atlarda kalıtsal gece körlüğü; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Appaloosa ırkı atlarda, retinada bir bozukluk olmaksızın biçimlenen, nedeni tam olarak bilinmeyen kalıtsal özellikte gece görme bozukluğu. Gün ışığında görme her zaman olmamakla birlikte normaldir, Appaloosa atlarının gece körlüğü.

Atlarda kalıtsal gece körlüğü anlamı, tanımı

Kalı : Halı

Körlü : İçinde kör hastalığından kararmış taneler bulunan tahıl. Konya ilinde, Halkapınar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Gece : Genellikle saat 22.00'den itibaren gün ağarıncaya kadar geçen süre, tün, şeb. Bu süre içindeki karanlık. Geceleyin. Eğlence, anma vb. amaçlarla geceleyin düzenlenen toplantı.

Gece körlüğü : Beslenmede A vitamini yetersizliğinden ortaya çıkan bir hastalık belirtisi, tavukkarası.

Kalıt : Miras. Görenekler yoluyla yerleşmiş olan tutum veya davranış biçimi. Kalıtım yoluyla geçmiş olan şey.

Kalıtsal : Kalıtımsal.

Kalıtsal özellik : Her ilingesel uzayın tüm altuzaylarına taşınan ilingesel özellik. Öyle bir P özelliğidir ki, bir X yapısı P özelliğine sahip olduğunda, X yapısının her alt yapısı da P özelliğine sahiptir, irsi özellik. Örneğin topolojik uzaylar için Hausdorff özelliği, gruplar için değişme özelliği kalıtsaldır.

 

Bilinmeyen : Değeri belli olmayan, bilinmedik (nicelik), bilinmez, meçhul.

Gün ışığı : Aydınlık.

Her zaman : Ara vermeden, sürekli, daima, sık sık.

Bozukluk : Bozuk olma durumu. Bozuk para.

Birlikte : Bir arada, beraberce, hep beraber. Yanında, beraberinde. Beraber.

Bilinme : Bilinmek işi.

Özellik : Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, hasiyet, hassa, mahsusluk, spesiyalite.

Retina : Ağ tabaka.

Normal : Kurala uygun, alışılagelen, olağan, düzgülü, aşırılığı olmayan, uygun. Aşırılığı, eksikliği ve taşkınlığı olmama, ortalama durum. Bir eğrinin bir teğetine değme noktasından çizilen dikme.

Birlik : Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.

Olmak : Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Gerçekleşmek ya da yapılmak. Yol açmak. Sarhoş olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bulunmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sürdürmek, yürütmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Geçmek, tamamlanmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Uymak, tam gelmek.

 

Diğer dillerde Atlarda kalıtsal gece körlüğü anlamı nedir?

İngilizce'de Atlarda kalıtsal gece körlüğü ne demek ? : equine hereditary night blindness