Gece nedir, Gece ne demek

"Gece" ile ilgili cümleler

  • "Bütün çalgıları, dansları, şarkıları ve bütün külfetleriyle o geceler geldi çattı." - Y. K. Karaosmanoğlu
  • "Yalnız gece oynatılan kuklalar da vardır." - M. And
  • "Kel Hasan kumpanyası o gece bir komedi dram oynuyordu." - O. C. Kaygılı

Yerel Türkçe anlamı:

Taraf, yön: Suyun öteki gecesi

Gece (bk. gice)

Gök bilimleri ve Uzay alanındaki anlamı:

Gün kararmasından gün ağarmasına dek geçen zaman aralığı.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Bir çekimin gece çevrildiği ya da gece görünçlüğü olduğunu çevirim senaryosu ve çekim tahtasında belirten terim.

İngilizce'de Gece ne demek? Gece ingilizcesi nedir?:

night

Osmanlıca Gece ne demek? Gece Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

şeb

Gece hakkında bilgiler

Gece, akşamın sona ermesinden sonra, sabah güneş'in doğuşuyla sona eren zaman dilimi. Gecenin başlangıç ve bitiş saatleri o yerin, mevsim, enlem, boylam ve zaman dilimine göre değişir.

Gece ile ilgili Cümleler

  • Benim evcil kuşum bütün gece boyunca cıvıldadı.
  • Gece boyu süren sağanak yağış, mahsur kalan feribottaki kazazedeleri kurtarma çalışmalarına sekte vurdu.
  • Gece birçok insanın uyuduğu zamandır.
  • Gece bir film izlemeye ne dersin?
  • Ali her cuma gecesi arkadaşlarıyla poker oynar.
  • Ali iki yada üç gece burada kalabileceğini söylüyor.
  • Karım genellikle gece kahve içmez ve ben de içmem.
  • Bu gece onun hakkında konuşalım.
  • Gece, biz genellikle bowlinge gideriz.
  • O sarhoşken kuzenim, İsa'nın her gece onunla konuştuğunu söyledi.
  • Gece bir yangın patlak verdi.
  • Gece. Aile akşam yemeğini yiyor.
  • Gece beni mutlaka ara.
  • Soçi kentinde karanlık geceler vardır.
 

Gece anlamı, tanımı:

Geceler gebedir : "her sabah yeni olaylarla karşılaşırız" anlamında kullanılan bir söz.

Geceyi gündüze katmak : Aralıksız, gece gündüz çalışmak, büyük çaba göstermek.

Gece bekçisi : Geceleyin iş yerlerini veya kuruluşları bekleyen kimse, ases.

Gece gösterimi : Gece yapılmış olan sinema veya tiyatro gösterisi, suare.

Gece gündüz : Her zaman, ara vermeden, aralıksız.

Gece hayatı : Gece eğlenceleri.

Gece işçiliği : Geceleyin yapılmış olan hırsızlık.

Gece kıyafeti : Genellikle özel gecelerde giyilen, gösterişli, göz alıcı bayan giysisi, tuvalet, abiye.

Gecekondu : Acele ile yapılıvermiş, derme çatma yapı. İmar ve yapı kanunlarına aykırı olarak başkalarına veya kamuya ait arazi veya arsalar üzerinde toprak sahibinin bilgisi ve rızası olmaksızın acele yapılmış konut, kondu.

Gece körlüğü : Beslenmede A vitamini yetersizliğinden ortaya çıkan bir hastalık belirtisi, tavukkarası.

Gece kulübü : Geceleri açık olan, dans etmek, müzik dinlemek ve gösteri izlemek için gidilen eğlence yeri.

Gece kuşu : Yarasa. Geceleri uyuyamayan kimse. Geceleri para karşılığı erkeklerle ilişki kuran kadın. Geceleri gezmeyi seven kimse.

 

Gece mavisi : Bu renkte olan. Koyu mavi.

Gece öğretimi : Yükseköğretim kurumlarında gece yapılmış olan öğretim.

Gecesefası : Akşamsefası.

Gece uçuşu : Askerî amaçla uçakların geceleyin yaptığı uçuş. Erkeklerle geceleri para karşılığı ilişki kurma işi.

Gece yanığı : Uçuk gibi birdenbire oluşan kabarcıklı deri döküntüsü.

Gece yarısı : Güneşin batması ile doğması arasındaki sürenin ortası. Gecenin ilerlemiş saatleri.

Gece yatısı : Geceyi bir yerde konuk olarak geçirme.

Gece yayı : Güneşin gök küresinde bir gün boyunca çizdiği çemberin ufuk altında kalan parçası.

Gecenin körü : Gecenin ilerlemiş saati.

Yarı gece : Gecenin ortası.

Ateş gecesi : Hristiyanlarda 24 Haziran'a rastlayan Yahya Yortusu'nun, meydanlarda ateş yakılıp bu ateşin üstünden atlanarak ve çevresinde oynanarak kutlanan bir önceki gecesi.

Berat gecesi : Hz. Muhammed'e peygamberliğin bildirildiği şaban ayının on beşinci gecesi.

Cuma gecesi : Dinî açıdan ayrı bir önemi olan, perşembeyi cumaya bağlayan gece.

Donanma gecesi : Bayramlarda, sevinçli günlerde bayrak, ışık kullanılarak, havai fişek atılarak yapılmış olan şenlik, donanma, donanma şenliği.

Kadir gecesi : Kur'an indirilmeye başlandığı için kutsal sayılan ramazan ayının yirmi yedinci gecesi.

Kandil gecesi : Müslümanlarca kutsal sayılan ve kutlanan Berat, Miraç, Regaip ve Kadir geceleri, kandil.

Kına gecesi : Düğünden önceki gece kızın evinde gelinin parmaklarına kına yakılırken yapılmış olan eğlence.

Miraç gecesi : Hz. Muhammed'in göğe çıktığına inanılan recep ayının yirmi yedinci gecesi.

Regaip gecesi : Hz. Muhammed'in ana rahmine düştüğü kabul edilen recep ayının ilk cuma gecesi.

Sıra gecesi : Güneydoğu Anadolu'da genellikle kış gecelerinde her hafta bir kişinin evinde olmak üzere yapılmış olan sazlı sözlü eğlence.

Gece gözü kör gözü : Geceleyin iyi iş yapılamayacağını anlatan bir söz.

Gece gündüz dememek : Vaktin uygun olup olmadığına bakmamak, vakit seçmemek. bir işi sürekli olarak, ara vermeksizin yapmak.

Gece işi körler işi : Gece yapılmış olan işin verimli olamayacağını anlatan bir söz.

Gece silahlı gündüz külahlı : "kimseye sezdirmeden kötü işler yapan kimse" anlamında kullanılan bir söz.

Gececi : Çalışma sırası geceye rastlayan görevli. Gündüz erken saatlerde kendini yorgun, çalışmaktan bitkin hisseden kimse.

Gececilik : Gececi olma durumu.

Geceki : Gece olan, gece yapılan.

Gecekondu gibi : Derme çatma yapılmış olan (yapı).

Gecekonducu : Gecekondu yapıp satan kimse, konducu. Gecekonduda oturan kimse, konducu.

Gecekonduculuk : Gecekonducu olma durumu, konduculuk. Gecekonducunun yaptığı iş, konduculuk.

Gecekondulaşmak : Gecekondu sayısı çoğalmak.

Geceleme : Gecelemek işi.

Gecelemek : Gecenin geç saatlerine kadar bir şeyle uğraşmak. Geceyi bir yerde geçirmek.

Geceleri : Her gece. Gece vaktinde.

Geceleyin : Gece.

Geceli gündüzlü : Hem gece hem gündüz, sürekli, aralıksız, durmaksızın.

Gecelik : Geceye özgü olan, gece kullanılan. Bir gece için ödenen ücret. Yatakta giyilen giysi, gömlek.

Gecelik entari : Erkeklerin pijama yerine giydiği uzun, düz üstlük.

Gecesefasıgiller : Örnek bitkisi gecesefası olan bir bitki familyası.

Bir karıyla bir koca dırdır eder her gece : "sıkıntı veya yalnızlık yüzünden iki dost bile birbiriyle dalaşır, anlamsız konuşur" anlamında kullanılan bir söz.

Elifin hecesi var gündüzün gecesi var : "kolay ve düzgün başlayan bir iş hep öyle sürüp gitmez, güçlüklerle ve aksaklıklarla da karşılaşılabilinir" anlamında kullanılan bir söz.

Ergen gözüyle kız alma gece gözüyle bez alma : "insan hiçbir şeyi incelemeden, gözü kapalı biçimde almamalıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Gündüz külahlı gece silahlı : Gerçekte iyi olmadığı hâlde iyi gibi görünen kimseler için kullanılan bir söz.

Gündüzün mum yakan geceleyin bulamaz : "her şey gerektiği yerde ve zamanda harcanmalıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Günleri gece olmak : Çok kederlenecek bir durum içinde bulunmak.

Kadir gecesi doğmuş : Çok şanslı, kısmetli kimseler için söylenen bir söz.

Komşu boncuğunu çalan gece takınır : "hırsızlık malı, sahibinin göremeyeceği yer ve zamanda kullanılır" anlamında kullanılan bir söz.

Genel : Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan.

İtibar : Saygınlık. Borç ödemede güvenilir olma durumu, kredi.

Karanlık : Yasalara, töreye uygun olmayan. Gereğince anlaşılıp bilinemeyen, ne olacağı, sonu belli olmayan (durum). Üzüntü, sıkıntı, perişanlık. Karışık. Işıksız. Işık olmama durumu.

Eğlence : Neşeli ve hoşça vakit geçirten şey veya kimse. Eğlenme işi, sefahat.

Anma : Anmak işi, yâd. Ölmüş bir insanı hatırlamak için yapılmış olan tören, ihtifal.

Amaç : Gaye. Ulaşmak istenilen sonuç, maksat. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon. Hedef.

Düzen : Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Dolap, hile. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Yerleştirme, tertip. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bez dokuma tezgâhı.

Güneş : Gezegenlere ve yer yuvarlağına ışık ve ısı veren büyük gök cismi. Güneş ışınlarının ve ısısının etkilediği ortam.

Bu : Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz. En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.

Süre : Kur'an'ın yüz on dört bölümünden her biri.

Gece aydınlığı : Gece süresince gökyüzünde görülen donuk parlaklık.

Gece balıkçılı : Kuşlar (Aves) sınıfının, leyleksiler (Ciconii-formes) takımının, balıkçılgiller (Ardeidae) familyasından, 60 cm kadar uzunlukta, tüyleri beyaz, mavi, kül rengi olan, Güney Avrupa, Orta ve Güney Asya, Afrika ve Amerika'da görülen, Türkiye'de koloni hâlinde kuluçkaya yatan, küçük bitkiler ve söğüt ağaçları bulunan bataklıklarda yaşayan göçmen bir tür. (zooloji) (Nycticorax nycticorax): Leyleksiler (Ciconiiformes) takımının balıkçılgiller (Ardeidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 60 cm. Tüyleri ak, mavi, külrengidir. Güney Avrupa, Orta Güney Asya, Afrika ve Amerikada bataklıklarda yaşar. Göçücüdür.

Gece boş filmi : Geceleyin, özel bir aydınlatma gerektirmeden çevirimin gerçekleştirilmesini sağlayan duyarlıkta film.

Gece böcüsü : Ocak çekirgesi.

Gece çalıştırma yasağı : Genç ve çocuk işçilerin gece çalıştırılmalarını engellemek amacıyla iş yasalarına konan hüküm. Yapım işlerinde genel ilke olarak 18 yaşını doldurmamış erkek çocuklarla, her yaştaki kadınların gece süresi içinde iş yasasına göre çalıştırılmaları yasağı.

Gece çekirgesi : Cırcırböceği.

Gece etkisi : Gündüz çevrildiği halde gece çevrilmiş duygusu uyandıran görüntünün durumu. (Pankromatik bir filmin kırmızı bir süzgeçle, hafif düşük ışıklamayla kullanılması sonucu elde edilir).

Gece gabaruğu : Vücutta kabarcıklar yapan bir çeşit hastalık.

Gece gece : Uygunsuz bir zamanda.

Gece göğü : Güneş batıp, karanlık olduktan sonraki gök.

Diğer dillerde Gece anlamı nedir?

İngilizce'de Gece ne demek? : adj. nocturnal

adv. at night, in the night, by night, nocturnally

n. night

Fransızca'da Gece : nuit [la], veillée [la]

Almanca'da Gece : n. Nacht

Rusça'da Gece : n. ночь (F), вечер (M), дежурный (M), вечеринка (F), невежество (N)

adj. вечерний, ночной

adv. ночь: ночью, вечер: вечером