Avrupa merkez bankaları sistemi nedir, Avrupa merkez bankaları sistemi ne demek

Avrupa merkez bankaları sistemi; Uluslararası, İktisat alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Uluslararası İlişkiler terim anlamı:

bzk. Delors Raporu.

İktisat terim anlamı:

Avrupa Birliğinin para politikasını belirleyerek uygulamak; döviz işlemlerini yürütmek; resmi döviz rezervlerini tutmak ve yönetmek; çok taraflı ödemeleri düzenlemek amacıyla üye ülkelerin merkez bankaları ile Avrupa Merkez Bankasından meydana gelen federatif yapıdaki bağımsız organ.

Avrupa merkez bankaları sistemi tanımı, anlamı

Merk : Evlek. Yara ya da çıban yangısı. Bir kabın, borunun içindeki tortu, pas. Tarla içindeki her bir bölüm (Erzincan Merkez)

Avrupa : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

Bank : Çoğunlukla parklarda ve bahçelerde oturulacak sıra.

Banka : Faizle para alıp veren, kredi, iskonto, kambiyo işlemleri yapan, kasalarında para, değerli belge, eşya saklayan ve ticaret, sanayi, ekonomi alanlarında çeşitli etkinliklerde bulunan kuruluş. Bankacılık işleminin yapıldığı yapı.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

 

Sistem : Düzen. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. Model, tip. Dizge. Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat. Yol, yöntem.

Avrupa merkez bankası : Avro basma yetkisiyle donatılan ve Avrupa Birliği üye ülkeleri arasında fiyat istikrarını sağlamak üzere, Avrupa Para Enstitüsünün yeniden yapılanmasıyla 1998 yılında kurulan ve merkezi Frankfurt’ta bulunan Avrupa Birliği organı. karşılığı Avrupa Para Enstitüsü.

Döviz rezervleri : Bir ülkede Merkez Bankası ve bankalarda bulunan toplam döviz miktarı.

Para politikası : Bir ekonomide belirlenen iktisat politikası amaçlarına ulaşabilmek için para yetkelerinin para politikası araçlarını kullanarak para sunum miktarını değiştirerek uyguladığı politikalar.

Avrupa birliği : 1957 yılında Avrupa Ekonomik Topluluğu adıyla kurulan iktisadi bütünleşmeyi gerçekleştirdikten sonra Avrupa Topluluğu adını alan ve 1992 yılında Maastricht Anlaşması ile Avrupa Birliği’ne dönüşen, üye devletler arasındaki siyasal ve hukuki birleşmeyi amaçlayan birlik. Birliğin üye sayısı 1995 yılında Avusturya, Finlandiya ve İsveç’in katılımıyla on beşe, 2004 yılında ise Estonya, Litvanya, Letonya, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Slovenya, Polonya, Macaristan, Malta, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin katılımıyla yirmi beşe çıkmıştır.

Merkez bankası : Para çıkarmak, para piyasasını denetlemek, altın ve döviz rezervlerini kontrol altında tutmak gibi işlevler için kurulan, ülkenin para ve kredi politikasını yürütmekle görevli olan ve bazı durumlarda son ödünç verici olarak çalışan banka. Merkez bankaları bulundukları ülkelerin kanunlarına ve iktisadi yapılarına göre yalnızca fiyat istikrarını, fiyat istikrarıyla çelişmemek kaydıyla büyüme ve işlendirmeyi veya yalnızca büyüme ve işlendirmeyi sağlamak gibi amaçlarla etkinlikte bulunmaktadırlar. Hazineye ilişkin para işlemlerini düzenlemeğe, kâğıt para çıkarmağa, indirim sınırlarını saptamaya, banka saycalarını denetleme ve düzenlemeye yetkili olan devlet bankası.

 

Çok taraflı : Çok yönlü.

Düzenlemek : Düzenli, düzgün duruma getirmek, düzen vermek, tanzim etmek. Düzenleme yapmak. Müzik aletlerini akort etmek. Yapmak, hazırlamak.

Uygulamak : Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata geçirmek, tatbik etmek. Üst üste getirmek, üstüne koymak, tatbik etmek.

Düzenleme : Düzenlemek işi, tertip, organizasyon. Düzene koyma, kodifikasyon, regülasyon. Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde yapılmış olan değişiklik, aranjman. Belirli bir düzene göre bir araya getirilmiş olan nesne, aranjman. Yayımlanan mevzuatın derlenip toplanması ve mevzuatta yapılmış olan değişikliklerin ilgili ana mevzuata işlenmesi, kodifikasyon.

Federatif : Federalizme bağlı veya uygun olan.

Uygulama : Uygulamak işi, tatbikat, tatbik, pratik. Yürütüm. Bir sanat ve bilim dalının ilkelerini düşünce alanından uygulama alanına geçirip gerçekleştirme işi, kılgı, tatbik, ameliye, pratik. Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata tatbik etme, tatbik.

Politika : Devletin etkinliklerini amaç, yöntem ve içerik olarak düzenleme ve gerçekleştirme esaslarının bütünü, siyaset, siyasa. Davranış biçimi, düşünce yapısı. Bir hedefe varmak için karşısındakilerin duygularını okşama, zayıf noktalarından veya aralarındaki uyuşmazlıklardan yararlanma vb. yollarla işini yürütme.

Yönetmek : Bir kurum veya kuruluşun yasalara, kurallara ve belli şartlara uygun biçimde işlemesini sağlamak, idare etmek, tedvir etmek. Birinin bir konudaki etkinliğine, çalışmasına yön vermek, birini yönlendirmek. Program ve oyunların yapımını, gerçekleşmesini sağlamak.

Bağımsız : Davranışlarını, tutumunu, girişimlerini herhangi bir gücün etkisinde kalmadan düzenleyebilen, özgür, hür. Müstakil. Bağımsız milletvekili. Herhangi bir kuruluşa, partiye bağlı olmayan kimse.

Diğer dillerde Avrupa merkez bankaları sistemi anlamı nedir?

İngilizce'de Avrupa merkez bankaları sistemi ne demek ? : european system of central banks, escb

Almanca'da Avrupa merkez bankaları sistemi ne demek ? : europäische system der zentralbanken

Fransızca'da Avrupa merkez bankaları sistemi nedir ? : système européen des banques centrales