Avrupa para sistemi nedir, Avrupa para sistemi ne demek

Avrupa para sistemi; İktisat alanında kullanılan bir terimdir.

İktisat terim anlamı:

Üye ülke ulusal parasını sabit kur üzerinden Avrupa Para Birimi (ECU)'ne bağlamak ve ulusal döviz piyasasında değerdeşlik (parite) üzerinden müdahale etmek amacıyla Almanya, Belçika, Danimarka, Fransa, İrlanda, İtalya, Lüksemburg ve Hollanda tarafından 1979 yılında kurulan sistem.

Avrupa para sistemi anlamı, kısaca tanımı

Para sistemi : Bir ülkede paranın sunumunu düzenleyen, dış değerini belirleyen ve işlevlerini yerine getirmesini sağlayan kurallar bütünü. karşılığı altın para sistemi, çift maden sistemi, kâğıt para sistemi, temsili para sistemi

Avrupa : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

Para : Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit. Kuruşun kırkta biri. Kazanç.

Sistem : Düzen. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. Model, tip. Dizge. Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat. Yol, yöntem.

Avrupa para birimi : Avrupa Birliği ülkeleri tarafından 1979 yılında uygulanmaya başlanan Avrupa Para Sistemi çerçevesinde üye ülke paralarının belli miktarlarda katılımıyla oluşturulan ve hesap birimi olarak kullanılan sepet para. karşılığı Avro.

Döviz piyasası : Döviz sunanlarla döviz isteminde bulunanların karşılaştıkları, ulusal paraların birbirlerine çevrildikleri her türlü ortam.

 

Değerdeşlik : Bir ya da daha çok eksicik çiftinin paylaşıldığı öğecikler birleşiminde, her öğeciğin çifte bir eksicikle katkıda bulunduğu kimyasal bağ. Değer ya da miktarda eşitlik. Farklı piyasalardaki mal ve hizmetlerin fiyatlarındaki eşitlik. [Bakınız: döviz kuru].

Para birimi : Bir devletin para için kabul ettiği değer ve eder ölçüsü.

Sabit kur : Döviz paritesinin alış ve satış değerlerinin serbest piyasa kurallarına göre Merkez Bankasının müdahalesiyle belirlenmesi.

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

Bağlamak : Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak. Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak. Düğümlemek. Uyulması zorunlu olmak. Eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek. Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak. Anlaşma yapmak. Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak. Gönlünü kazanmak. Geçişi engellemek. Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek. Birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek. Yaraya ilaç koyup bezle sarmak. Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak. Denk yapmak, paket yapmak.

Müdahale : Karışma, araya girme. Bir dava sonucu verilecek olan kararın, dolaylı olarak etkileyeceği üçüncü kişilerin davaya katılmaları.

Bağlama : Bağlamak işi. Yapılarda duvarları birbirine bağlayan kiriş, putrel vb. Üç çift telli olan ve mızrapla çalınan bir saz. Ulama.

Ulusal : Millî.

Parite : İki ülke parasının karşılıklı değeri.

 

Piyasa : Satıcıların mal satmak için bir araya geldiği yer, pazar. Ortalık. Alışveriş fiyatı, geçerli fiyat. Arz ve talebin karşılaştığı alan. Bir yol üzerinde gidip gelerek gezinme.

Bağlam : Deste. Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst. Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst. Bent.

Bağla : Buğday ve arpanın içinde bulunan burçak, mercimek şeklinde siyah tanecikler. Bakla yaprağına benzeyen ve pişirilip yenilen bir bitki. Fasulye. Değirmen çarkını firenleyen ağaç. Su bendi tıkacı. Ufak göl. Akarsuların seviyesini yükseltmek, suları toplamak veya başka yöne çevirmek için yapılan bent. Duvarların arasına yatay olarak konulan ağaç. Çoban köpeklerinin boynuna takılan, üzerinde sivri dişler bulunan demir halka. (Adalıkuzu, Hacılar Güdül Ankara) (bakla) : (Akbaş Güdül Ankara).

Diğer dillerde Avrupa para sistemi anlamı nedir?

İngilizce'de Avrupa para sistemi ne demek ? : european monetary system, ems