Ayuh nedir, Ayuh ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Ayılmış, uyanık, aklı başında.
Zeki, açıkgöz, anlayışlı, açık fikirli, görgülü.
[Bakınız: ayık].
Artık, işte.
Ayuh anlamı, kısaca tanımı
Aklı başında : Sürekli akıllı davranan. Doğru dürüst, kusursuz, akıllı başlı
Açık fikirli : Olayları ve özellikle yenilikleri iyi anlayıp gereği gibi karşılayabilen, düşündüğünü olduğu gibi söyleyebilen (kimse).
Anlayışlı : Anlayışı olan, ferasetli, izanlı, zeki. Hoşgörülü bir biçimde. Hoşgörülü.
Görgülü : Görgüsü olan.
Fikirli : Herhangi bir konu üzerinde düşüncesi olan, akıllı, düşünceli.
Anlayış : Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.
Açıkgöz : Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).
Uyanık : Uyumamış, bidar. Yapacağı işi bilen, dikkatli ve tetikte olan, müteyakkız. Açıkgöz, kurnaz, cingöz. Bilgisizlikten kurtulmuş, bilgili. Uykudan uyanmış.
Görgül : Bir kurama değil yalnızca gözleme dayalı, ampirik. Sayın anlamında kullanılır. Yöntemli olsun olmasın genellikle deney ve gözlem üzerine kurulu olan. Yalnızca gözlem ve deney sonuçlarına dayanan. Uygulamaya, deneye ve gözleme dayalı. Yaşantı ve denemeler yolu ile edinilen (kavram ve bilgiler).
Başın : Başta, önce, en başta3 ilkin.
Görgü : Bir toplum içinde var olan ve uyulması gereken saygı ve incelik davranışları, terbiye. Bir kimsenin, yaşayarak ve deneyerek elde ettiği birikim, deneyim. Görmüş olma durumu.
Fikir : Düşünce. Kuruntu. Düşün.
Artık : İçildikten, yenildikten veya kullanıldıktan sonra geriye kalan. Daha çok, daha fazla. (a'rtık) Bundan böyle, bundan sonra. Bir şeyin harcandıktan veya kullanıldıktan sonra artan bölümü. Büyük ve tam aralıkların yarım ses artmış hâli.
Aklı : Beyazı bulunan, beyaz renkli.
Açık : Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
Uyan : Atın gem, dizgin gibi takımları. At yuları. (Yukarıbozkuyu Kadirli Adana). Dizgin, gem, yular.
Ayıl : Toka, zincir tokası.
Zeki : Anlama, kavrama yeteneği olan, zekâsı olan, zeyrek. Zekâ varlığı gösteren. Çabuk ve kolay kavrayan.
İşte : Bir şey gösterilirken veya bir şeye işaret edilirken söylenen bir söz, aha, ahacık. Anlatılan şeye dikkat çekmek için kullanılan bir söz. Anlatılan bir sözün sonucuna gelindiğini gösterir.
Artı : Toplama işleminde + işaretinin adı, zait. Fazlalık. Sıfırdan büyük, önünde artı işareti bulunan (sayı), eksi karşıtı, pozitif.
Diğer dillerde Aytutulması anlamı nedir?
İngilizce'de Aytutulması ne demek ? : lunar eclipse

Bu kısımda Ayuh nedir? Ayuh ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Ayuh tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Ayuh hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.