Büyük sayılar yasası nedir, Büyük sayılar yasası ne demek
Büyük sayılar yasası; İktisat, Sosyoloji, Yöntem Bilimi alanlarında kullanılan bir terimdir.
İktisat terim anlamı:
Gruptaki eleman sayısının artmasıyla birlikte grup ortalama değerinin sabit kalma olasılığının yükselmesi. Diğer bir deyişle büyük grupların tek bir bireye göre daha tek düze olarak davranacağını vurgulayan yasa.
Sosyoloji'deki terim anlamı:
Çok sayıda rastlantısal etkenlerin birlikte etkisinin, rastlantıdan hemen hemen bağımsız sonuçlar doğurması ilkesi. (Olasılık kuramında olduğu gibi.).
Teknik terim anlamı:
Sayıları giderek artan gözlemlerin çeşitli olasılıklara göre uzun dönemde oluşturacağı sayılgılı dağılımlar için geçerli olan sayımbilim yasası, bk. olasılık dağılımı.
Büyük sayılar yasası anlamı, tanımı
Sayıl : Deniz kıyısı. Ermiş, bilen, vâkıf. Dilenci. Yöney ve gereyler gibi, birkaç bileşkenli ya da öğeli olmayıp tek bir sayı ile belirlenen nicelik. Yalnızca büyüklüğü ile belirlenen, doğrultu özelliği olmayan (nicelik). Bir oyutun (çoğunlukla da R ya da C oyutunun) öğelerinden biri. Bir ölçek aracılığıyla ölçüye vurulan nesne ya da özelliklerin bir sayı dizgesinin birimlerine göre aldığı değer. Saygı gör, sözün dinlensin değerin artsın anlamında kullanılan bir isim
Sayılar : Varlıkların miktarını, tane olarak hesabını bildiren kelimeler. Sayılar soyut sayıları bildirdiklerinde ve ad görevi yüklendiklerinde bağımsız olarak kullanılırlar: Kırk beş dokuza bölünür. İki kere iki dörttür. Üçe dördü eklersen yedi olur. Kalemlerden ikişer tane sana, ikişer tane kardeşine aldım. Birinci grup gitsin, ikinci grup gelsin. Üçler, yediler, kırklar ve benzerleri Sayı türleri, nesnelerin sayılış sırasını, parçalarını bildirme, bölük bölük gösterme gibi anlam inceliklerine sahiptirler: beşinci sınıf, ikişer kalem, iki-üç saat vb. Sayı ile gösterilen değerler. Üremin sayışımında gün toplamı üremi sayışılacak para (belgit tutarı) ile yargılanarak bulunan sayı. Oyuncular arasındaki sayı durumu.
Büyü : Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı. Karşı durulamaz güçlü etki.
Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.
Sayı : Sayma, ölçme, tartma vb. işlerin sonunda bulunan birimlerin kaç olduğunu bildiren söz, adet. Gazete, dergi vb. sürekli yayınların bir bütün oluşturan, değişik tarih, numara taşıyan baskılarından her biri, nüsha. Bir spor karşılaşmasında taraflardan her birinin başarı derecesini gösteren nicelik, skor.
Yasa : Olayların gidişinde olağan dışına yer vermeyen, değişmezlik ve mecburiyet gösteren kural. Devletin yasama organları tarafından konulan ve uyulması gereken kurallar bütünü, kanun. Toplumsal hayat içinde kendiliğinden oluşan ve uyulması toplum içinde yaşamanın bir mecburiyeti olan alışkıların bütünü. Düşüncenin mantıksal bir değeri olması için uyulması şart olan temel. Bilimde çok sayıda deney ve gözlemden sonra, aynı şartlarda aynı sonuçları verdiği kesin olarak belirlenen durum.
Olasılık dağılımı : (olasılık kuramı) Bir X olasılıksal değişkenine ilişkin olasılıkları veren ye X'in işlevi olan dağılım. Bu terim, olasılık işlevi ya da olasılık yoğunluk işlevini belirtmek için kullanılır, ay. bk. olasılık işlevi, olasılık yoğunluk işlevi. Bir X ayırtık seçkisiz değişkeni için, X in olabilecek her bir değerine X in gerçekleşme olasılığını karşılık getiren işlev. a. bk. olasılık eğrisi. Bir X sürekli seçkisiz değişkeni için, her bir X değerine eşitsizliğini sağlayan x lerin gerçekleşme olasılığını karşılık getiren artmayan işlev. a. bk. olasılık eğrisi. Değişken eğer kesikli bir tesadüfi değişken ise değişkenin her değerinin olasılığını veren bir matematiksel formül veya değişken eğer sürekli bir tesadüfi değişken ise, matematiksel bir formülle tanımlanan eğrinin altında kalan alan yoluyla elde edilen belli bir aralıktaki olasılık. Olasılık kuramında bileşik bir olaya ilişkin tüm olanaklı biçimlerin olasılığını gösteren ve olasılık yasasının salt işleyişine bırakılması koşulunda belirebilecek durumların sıklığından oluşan kuramsal dağılım.
Olasılık kuramı : (olasılık kuramı) Rasgeleliğin etkisinde olan olayları matematiksel örnekbiçimler oluşturarak açıklayan, belitlere dayalı kuram. Büyük sayıdaki rastlantısal olayların, eşdeyişle belli durumlarda yinelenen olayların incelenmesine ve rastlantının rastlama olasılığının hesaplanmasına. ilişkin bir kuram. Çıkarımcı sayımbilimin temelini oluşturan ve sınırlı sayıda gözlemle elde edilmiş ölçümlere dayanarak sınırsız sayıdaki bir evrenin ayrıtlarına ilişkin kestirimlerde bulunmaya olanak veren kuram.
Eleman sayısı : Bir kümedeki varlıkların sayısı.
Rastlantısal : Rastlantı ile ilgili, tesadüfi.
Sayımbilim : Sayısal türde bilgi ve gerçeklerin verilen bir konuda anlamlı bir sonuca varmak ereğiyle toplanması., bölüklenmesi ve yorumlanarak sunulması bilimi. Gözlem evrenlerinin nicel özellikleri ve bunlara ilişkin işlemleri konu alan bilgi dalı.
Uzun dönem : Firmanın üretim sürecinde kullandığı tüm girdilerin miktarını, dolayısıyla üretim ölçeğini değiştirebileceği kadar uzun bir zaman aralığı. karşılığı çok kısa dönem, kısa dönem.
Rastlantı : Bilgiye, isteğe, kurala veya belli bir sebebe dayanmaksızın oluveren karşılaşma, tesadüf.
Sayılgılı : Sınama, belgeleme, çözümleme ya da açıklama işlemlerinde bir durumu tasarımsal olarak varsayan ya da kuramsal olarak irdeleyen.
Yükselme : Yükselmek işi, itila. Yer kabuğunun yerin düşey salınımından ileri gelen hareketi. Terfi. Suların kabararak yüzeyinin yükseğe çıkması.
Ortalama : Ortalamak işi. Yaklaşık olarak. İki veya ikiden fazla sayının toplamının toplanan sayıların adedine bölünmesiyle elde edilen (sayı), vasati, averaj. (o'rtalama) Orta yerinden.
Olasılık : Bir şeyin olabilmesi durumu, olabilirlik, ihtimal. O zamana kadar yapılmış olan deneylerle bir olayın ortaya çıkmasının beklenilmesi ancak yine de tam bir kesinliğin bulunmaması durumu.
Bağımsız : Davranışlarını, tutumunu, girişimlerini herhangi bir gücün etkisinde kalmadan düzenleyebilen, özgür, hür. Müstakil. Bağımsız milletvekili. Herhangi bir kuruluşa, partiye bağlı olmayan kimse.
Birlikte : Bir arada, beraberce, hep beraber. Yanında, beraberinde. Beraber.
Bir bir : Hepyek. Olduğu gibi, tam tamına, eksiksiz olarak. Ayrı ayrı. Birer birer.
Diğer dillerde Büyük sayılar yasası anlamı nedir?
İngilizce'de Büyük sayılar yasası ne demek ? : law of large numbers, law of great numbers

Bu kısımda Büyük sayılar yasası nedir? Büyük sayılar yasası ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Büyük sayılar yasası tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Büyük sayılar yasası hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.