Bağışıklık cevabı nedir, Bağışıklık cevabı ne demek

Bağışıklık cevabı; Biyoloji alanında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

Vücudun antijenlere karşı makrofaj, lenfosit, granüllü lökosit, trombosit, mast hücresi, endotelyum ve fibroblâstlar tarafından korunması.

Bağışıklık cevabı kısaca anlamı, tanımı

Bağı : Büyü. Hayvanların ayağının altında, zorlamadan ileri gelen şiş, ur

Cevab : Cevap.

Bağış : Bağışlanan şey, yardım, hibe, teberru.

Bağışık : Herhangi bir ödevin veya yükümlülüğün dışında kalan, muaf. Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla direnç kazanmış olan.

Bağışıklık : Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla kazanılmış direnç durumu.

Mast hücresi : Bağ dokusunun esas hücrelerinden, metakromasi özelliği gösteren, 20-30 (mikron) kadar çapta, plazma zarında E antikorları bulunan, büyük çekirdekli, sitoplazması bol granüllü, granüllerinde heparin, histamin içeren, alerjik durumlarda faal olan bir hücre. Mastosit, labrosit. Bağ dokusunun esas hücrelerinden metakromasi özelliği gösteren, 20-30 µm çapta, büyük çekirdekli, stoplazması bol granüllü, granüllerinde heparin ve histamin içeren, alerjik durumlarda faal olan bir hücre. Bazofillere benzeyen, IgE için Fc almacı taşıyan, IgE ve antijenle bağlandığında granülleri hücre dışına boşalarak histamin ve lökotrienler gibi birçok mediatörün salınımına neden olan, çok fazla granül içeren, kan damarları çevresinde bulunan doku hücresi. Histamin ve heparin gibi maddeler içeren, büyük granülleri vardır ve bazik boyalarla metakromazi verirler.

 

Endotelyum : [Bakınız: iç kaplar tabaka]. Endotel. [Bakınız: iç-kaplar kat].

Fibroblast : Bağ dokusu hücresi. Kollajen ve retikülin ipliklerini, bağ dokunun temel maddesinin biçimsiz kısmını üreten, endoplazmik retikulumdan zengin, genellikle yassı, genç ve etkin bağ doku hücresi, bağ dokunun ana hücresi, desmosit. Osteoblastlara, kondroblastlara ve kollajenoblastlara dönüşebildikleri gibi, tam olarak geliştiklerinde ve daha az etkin hâle geldiklerinde fibrosit olarak adlandırılır. Kollajenoblast. Bir tip bağ dokusu gözesi. Bağ dokusunun temel hücresi.

Trombosit : Kan pulcuğu. [Bakınız: kan pulcuğu]. [Bakınız: plâket].

Lenfosit : Kanda, kemik iliğinde, lenfte bulunan, tek ve çok iri çekirdekli, küçük, renksiz bir kan hücresi.

Makrofaj : Kan dokusundaki monositlerden farklılaşarak oluşan, bağ dokusunda makrofaj, akciğerlerde alveolar makrofaj, merkezi sinir sisteminde mikroglia, kemik dokusunda osteoklâstlarla aynı olduğu düşünülen, zarında mannozil glikozu reseptörü ile mikroorganizmaların yakalanıp fagosite edilmesini sağlayan, ayrıca zarında gram negatif bakteriler için CD 14 reseptörü, immünoglobulin G antikoru reseptörleri, kompleman reseptörleri olan, faaliyete geçen makrofajlarda lökosit fonksiyon antijeni, doku uyuşurluk antijeni ve benzerleri reseptörleri olan, sabit (histiyosit) ve hareketli tipleri bulunan bağ dokusu hücresi. Kan dokusundaki monositlerden farklılaşarak oluşan, bağ dokusunda makrofaj, akciğerlerde alveolar makrofaj, merkezi sinir sisteminde mikroglia ve kemik dokusundaki osteoklastlarla aynı olduğu düşünülen, mikroorganizmaları fagosite edip yok eden bağ dokusu hücresi. Organizmanın hücresel savunmasında başlıca rolü üstlenen, yangı bölgesindeki bağ doku hücreleri ve monositlerin farklılaşmasıyla oluşan bir çeşit akyuvar, büyük fagositik hücre, mononükleer fagositler. Kornea ve kalp kapakları gibi damarsız dokuların yangısında, fagositoz yapan hücreler sadece makrofajlardır.

 

Endotel : [Bakınız: iç kaplar tabaka]. Yürek, kan, lenf damarları ve vücuttaki diğer içi sıvı dolu boşlukları astarlayan, pinositozla taşıma yapan tek tabakalı yassı epitel, endotelyum. Kalp ve damarların iç yüzeyini çevreleyen tek katlı yassı epitel, endotelyum.

Korunma : Korunmak işi.

Lökosit : Akyuvar. [Bakınız: akyuvar].

Antijen : Vücuda girişi kendisine karşı antikor oluşmasına sebep olan protein yapısında madde.

Granül : Bir maddenin en küçük tanesi. Sitoplazmada bulunan küçük tanecikler.

Taraf : Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Korun : Üst derinin en dış tabakası.

Diğer dillerde Bağışıklık cevabı anlamı nedir?

İngilizce'de Bağışıklık cevabı ne demek ? : immunity response