Bağana nedir, Bağana ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

İçine peynir, çökelek konulan oğlak veya kuzu derisi, tulum.

Yeni doğmuş çocuk, üç yaşına kadar olan çocuklara verilen genel ad.

Dört, beş günlük keçi yavrusu.

[Bakınız: bağalak].

Direk.

Bağana tanımı, anlamı

Bağa : Kaplumbağa. Kaplumbağa kabuğu. Ur. Kaplumbağa kabuğundan yapılmış veya bu kabuğu andırır biçimde olan. Deniz kaplumbağasının kabuğu

Bağan : Düşük. Ölü doğan kuzunun derisi.

Bağanak : Doğum vakti gelmeden hayvan karnından çıkarılan yavru. Keçi ve koyun tırnağı.

Peynir bağanası : Ölen kuzunun derisini yüzerek yapılan tulum.

Genel ad : Yeni bulunan her ilaç maddesine Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından verilen ad, jenerik ad.

Bağalak : İçine peynir, çökelek konulan oğlak veya kuzu derisi, tulum.

Çökelek : Yağı alınmış süt veya yoğurdun kaynatılmasıyla elde edilen bir peynir türü, kesik, ekşimik, torak. Tortu.

Peynir : Maya ile katılaştırılarak sütten yapılmış olan ve birçok türü olan besin.

Günlük : O günkü, o günle ilgili. Günü gününe tutulan anı yazısı ya da bu yazıları içine alan eser, günce. Üzerinden gün geçmiş veya geçecek. Her gün yapılan, her gün yayımlanan, her gün çıkan. Günü gününe tutulan hatıra, günce, muhtıra. Tütsü için kullanılan bir tür ağaç sakızı.

 

Bağala : Ekin arasında biten yuvarlak, siyah tohumlu bir çeşit bitki. Yeşil yeşil yenen bir çeşit bitki.

Kadar : Ölçüsünde, derecesinde. Miktarda, derecede. Gibi. Denli. Büyüklüğünde, genişliğinde. Süre belirten bir söz. Bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz. Dek.

Yaşın : Işık, parlaklık. Şimşek. Gizli.

Tulum : Bazı yiyecek ve içecekler için koruyucu kap olarak kullanılan, önü yarılmadan bütün olarak yüzülmüş hayvan derisi. Göğüs ve pantolon bölümü bitişik giysi. Gövdesi bu deriden yapılmış üflemeli çalgı, gayda. Şişman, tombul. Tüp.

Yavru : Yeni doğmuş hayvan ya da insan. Bir şeyin küçüğü. Çocuk, evlat. Güzel, alımlı genç kız.

İçine : İçin edatı.

Oğlak : Keçi yavrusu. Zodyak üzerinde Yay ile Kova arasında bulunan takımyıldızın adı, Cedi.

Çökel : Taşan bir suyun çekildikten sonra bıraktığı tortu. Çökelti.

Çocuk : Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.

Günlü : Tarihli. Belli bir zamanla sınırlı.

Direk : Ağaçtan veya demirden yapılmış olan uzun ve kalın destek. Sütun. Değerli, saygın, önde gelen kimse.

Diğer dillerde Bağ yörüngemsisi anlamı nedir?

İngilizce'de Bağ yörüngemsisi ne demek ? : bonding orbital