Bakışımsız koyak nedir, Bakışımsız koyak ne demek

Bakışımsız koyak; Coğrafya alanında kullanılan bir kelimedir.

Coğrafya'daki terim anlamı:

İki yamacı benzer görünüşte olmayan, birinin ötekine göre daha dik ya da yatık durumda bulunduğu koyak türü.

Bakışımsız koyak tanımı, anlamı

Koya : Bırak

Bakı : Özellikle dağlık yörelerde bir yamacın güneş ışınlarına, güneye veya kuzeye karşı konumunu belirleyen, bunun sonucu olarak da doğal şartlarını tespit eden durumu. Denetleme. Fal.

Bakış : Bakma işi.

Bakışım : İki veya daha çok şey arasında konum, biçim ve belirli bir eksene göre ölçü uygunluğu, simetri. Eksen olarak alınan bir doğrudan, benzer noktaları karşılıklı olarak aynı uzaklıkta bulunan iki benzer parçanın birbirine göre olan durumu, tenazur, simetri.

Bakışımsız : Aralarında bakışım bulunmayan (iki şey) veya iki yanı arasında bakışım olmayan (bir şey), simetrisiz, asimetrik.

Koyak : Vadi. Karalarda akarsu aşındırmasıyla oluşmuş, bir yöne doğru eğimli, uzunluğuna çukurluk. Dağlar ve kayalıklarda oluşmuş doğal çukur.

Görünüşte : Dıştan göründüğüne göre, görünene inanmak gerekirse, görünene bakılırsa, zahiren.

Görünüş : Görünme işi. Bulunulan bir yerden görülebilen alan, görünüm, manzara. Gözün ilk bakışta veya zihnin dolaysız olarak algıladığı şey. Fiillerin belirttiği oluşların süresi, gelişmesi ve bitmesiyle ilgili bütün biçimleri kapsayan dil bilgisi kategorisi. Gerçeğe uymayan dış görüntü, zevahir.

 

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Olmaya : Yapılmamış ola, görülmemiş ola.

Yamacı : Ayakkabı yamayan, onaran kimse, ayakkabı eskicisi.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Öteki : Diğeri, öbürü. Öbür, diğer. Sözü edilen veya benzer iki nesneden önem ve konum bakımından uzakta olan. Mevcut kültürün içinde dışlanmış olan.

Yatık : Dik olmayan, eğik, yatırılmış bir durumda olan. Çevrilmiş, devrik. Zamanla dayanıklılığını yitirmiş. Yayvan su kabı.

Yamac : Yan, yan bölge.

Görün : Mezar, mezarlık.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Yatı : Gidilen yerde geceyi geçirme.

Ötek : Korkak. Çok öten kuş. Çok öten, çok ses çıkaran : Ötek araba. [Bakınız: ötân]. Geyik. Sürekli su çıkan yer.

Diğer dillerde Bakışımsız koyak anlamı nedir?

İngilizce'de Bakışımsız koyak ne demek ? : asymetrical valley