Balak nedir, Balak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Çocuk, yavru, küçük.

Manda yavrusu, malak.

Tavşan yavrusu.

Ayı yavrusu.

Kedi yavrusu.

[Bakınız: bala].

Donun, pantalonun paçası.

Kadife.

[Bakınız: bulak].

Sulu çamur, batak.

Çeşme.

Manda yavrusu.

Domuz yavrusu.

Tavşan yavrusu.

Ayı yavrusu.

Çitle çevrilmiş tarla.

Ev ağacı.

Manda yavrusu.

Teknik terim anlamı:

Manda yavrusu.

Balak anlamı, kısaca tanımı

Bala : Yavru, çocuk

Balaki : İnşallah.

Balaklacı : Gebe manda.

Balaklamak : Manda doğurmak.

Balaklı : Van şehrinde, Muradiye ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Çevrilmiş : Şişte kızartılmış.

Pantalon : Esası pantolon olan yanlış kullanılan bir kelime. Genelde erkeklerin tercih ettiği giyecek.

Pantal : %4,2 Cu, %0,3-0,6 Mn ve %0,5-0,9 Mg içeren aşınmaya (korozyona) dirençli aluminyum alaşımı.

Çevril : Çevrime ya da çevrimsel devime ilişkin. Kayseri şehrinde, Erkilet bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Kadife : Yüzeyi belirli uzunlukta bırakılmış ham madde lifleriyle kaplı, parlak, yumuşak kumaş, velur. Bu kumaştan yapılmış, bu kumaşla kaplanmış.

Tavşan : Tavşangillerden, eti yenen, hızlı koşan, kemirgen, postundan yararlanılan bir tür memeli (Lepus europeus). Atletizm yarışlarında rekor kırılabilmesi için tempoyu yüksek tutup belirli bir mesafeyi diğer atletlerin önünde koşan atlet. Değerli ağaçlar üzerine ince oymalar işleyen sanatçı, tahta oymacısı.

 

Tarla : Tarıma elverişli olan, sınırlı ve belirli toprak parçası. Deniz hayvanlarının çok olduğu yer.

Malak : Manda yavrusu.

Ağacı : Ağabey, büyük erkek kardeş. Zakkum.

Panta : Hırsızlık.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Yavru : Yeni doğmuş hayvan ya da insan. Bir şeyin küçüğü. Çocuk, evlat. Güzel, alımlı genç kız.

Manda : Geviş getirenlerden, derisinin rengi siyaha yakın, uzun seyrek kıllı bir hayvan, su sığırı, camız, kömüş (Buffelus). Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra bazı az gelişmiş ülkeleri, kendi kendilerini yönetecek düzeye eriştirip bağımsızlığa kavuşturuncaya kadar Birleşmiş Milletler Cemiyeti adına yönetmek için bazı büyük devletlere verilen vekillik.

Çevri : Bir söz veya davranışı görünür anlamından başka bir anlamda kabul etme, tevil. Girdap.

Çocuk : Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.

Diğer dillerde Baladi sığırı anlamı nedir?

İngilizce'de Baladi sığırı ne demek ? : baladi cattle