Balast nedir, Balast ne demek

Balast; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

Balast anlamı, tanımı:

Balast direnç : Gerilimin büyük değişimlerinde, devredeki akımı sabit tutmak için konulan direnç.

Balast gemi : Ambarlarında yük bulunmayan gemi.

Balast yem : Çok büyük miktarda ham selüloz ve dolayısıyla yoğun yemlerden çok daha düşük sindirilebilir besin maddeleri ihtiva eden, hayvanlara tokluk hissi vermek amacıyla kullanılan yem.

Bala : Yavru, çocuk.

Demir : Güçlü, kuvvetli, sert. Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça. Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe). Bu elementten yapılmış parça. Çıpa. Bu elementten yapılmış.

Travers : Tabanlık.

Altın : Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış. Altından yapılmış sikke.

Şose : Genellikle taş kırıkları üzerine kum döşenip silindir geçirilerek yapılmış olan yol.

 

Düzelti : Düzeltme işi, tashih. Basılmakta olan bir eserin provaları üzerinde özel düzeltme işaretleriyle yanlışları gösterme, tashih.

Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Memleketli. Arazi, tarla. Ülke.

Kırık : Tam nota göre düşük olan (not). Kemiğin bir etki ile kırılması. Gücenmiş, üzgün. Fay. Tavla oyununda oyun dışı bırakılan pul. Kırılmış olan. Bir şeyin kırılan yeri. Kırıntı. Kadının veya erkeğin yasalara ve törelere aykırı olarak ilişki kurduğu erkek veya kadın. Saf renkten hafif uzaklaşmış. Melez. Kırılmış bir şeyden ayrılan parça.

Safra : Karaciğerin hazmı kolaylaştırmak için onikiparmak bağırsağına salgıladığı yeşilimsi sarı renkli acı sıvı, öd. Balonlarda bulunan pilotların, yükselmek veya inişi yavaşlatmak istediklerinde attıkları ağırlık. Bazı balık ağlarının alt tarafına takılan, ağın su içinde kalmasını sağlayan ağırlık, balast. Gemileri ve her boyda deniz aracını dengede tutmak, istenilen su düzeyine kadar batırabilmek için dip bölümlerine konulan ağırlık, balast. Sıkıntı, tedirginlik, rahatsızlık veren kimse veya şey.

Diğer dillerde Balast anlamı nedir?

İngilizce'de Balast ne demek? : n. ballast

Fransızca'da Balast : ballast [le]

Almanca'da Balast : n. Ballast

Rusça'da Balast : n. балласт (M)