Baram nedir, Baram ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

[Bakınız: baran].

Üzüm, meyve ağaçları ve bitkilerin dizisi.

Bağlardaki evlek.

Bayram.

Bayram.

Baram anlamı, kısaca tanımı

Bara : Aynı gerilimdeki besleme hattı veya çıkışların toplandığı ve dağıtıldığı boru veya iletken çubuk veya lama. [Bakınız: boran]. Göl. Bataklık. Demirden kaldıraç çubuğu. Ocak başı. Şiddetli yağmur, sağanak. Beyaz renkli, işlenmemiş, kısır toprak, killi arazi

Baram baram : Dilim dilim, uzun uzun.

Barama : İpek kozası.

Barambar : Birlikte.

Baramina : Taşçıların kayaları delip parçalamak için kullandıkları 2 metre boyunda, sekiz köşeli demir.

Baramparça : Kısım kısım, bölük bölük.

Bağlar : Yapısındaki eksiciklerle öğeciklerarası kimyasal bağı güçlendirme niteliğinde olan. Diyarbakır kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Erzincan ilinde, Tanyeri bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Hakkâri şehri, Şemdinli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Muş ili, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

Bayram : Millî veya dinî bakımdan önemi olan ve kutlanan gün veya günler. Özel olarak kutlanan gün. Sevinç, neşe.

Bağla : Buğday ve arpanın içinde bulunan burçak, mercimek şeklinde siyah tanecikler. Bakla yaprağına benzeyen ve pişirilip yenilen bir bitki. Fasulye. Değirmen çarkını firenleyen ağaç. Su bendi tıkacı. Ufak göl. Akarsuların seviyesini yükseltmek, suları toplamak veya başka yöne çevirmek için yapılan bent. Duvarların arasına yatay olarak konulan ağaç. Çoban köpeklerinin boynuna takılan, üzerinde sivri dişler bulunan demir halka. (Adalıkuzu, Hacılar Güdül Ankara) (bakla) : (Akbaş Güdül Ankara).

 

Bayra : Balyoz. Araba tekerleğine geçirilen ve mazıda dönen delik demir.

Evlek : Tarlanın, tohum ekmek için saban iziyle bölünen bölümlerinden her biri. On liralık kâğıt para. Tarlalarda suyun akması için açılan su yolu. Dönümün dörtte biri kadar olan alan ölçüsü.

Meyve : Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan, genellikle yenebilen organ, yemiş. Ürün, sonuç, kâr.

Baran : Yağmur.

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

Evle : Öğle. Öğle vakti. Öğle, öğleyin.

Dizi : Bir iplik veya tel üzerine dizilmiş inci, boncuk vb.nin oluşturduğu bütün, sıra. Saf durumundaki bir kıtada, birbiri arkasında duran erler. Herhangi bir bakımdan bir bütün oluşturan şeylerin tümü, seri. Değerleri artarak veya eksilerek art arda gelen terimler takımı. Bir oktavın içinde sıralanan sekiz sesin bütünü. Yan yana, art arda veya zaman sırasına göre sıralanmış birbiriyle ilişkili nesne veya olayların oluşturduğu bütün sıra. Aynı söz dizimsel bağlam içinde birbirinin yerini alabilecek olan ve güçlü bir karşıtlık bağlantısı kuran ögelerin oluşturduğu bütün, paradigma. Dizi film.

 

Ağaç : Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.

Üzüm : Asmanın taze veya kuru olarak yenilen ve salkım durumunda bulunan meyvesi.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Baraj gölü anlamı nedir?

İngilizce'de Baraj gölü ne demek ? : dam lake