Barhana yeri nedir, Barhana yeri ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Toplama, biriktirme yeri: Barhana yeri bağın tam ortasındadır.

Kafilenin konak yeri: Barhana yerine iyi bakın bir şey unutulmasın.

Barhana yeri anlamı, tanımı

Barh : Mal, mülk, ev-bark. Bark - ev barh: ev bark

Yeri : Yürü. Utanmaz: Yêriliğin cezasını çekti.

Barhana : Kafile, küçük kervan. Göç eşyası, ev eşyası.

Biriktirme : Biriktirmek işi.

Unutulma : Unutulmak durumu.

Toplama : Toplamak işi. Kalın bazlamaya benzer bir çeşit tandır ekmeği. Değişik parçaların bir araya getirilmesiyle oluşmuş. Sayıları veya nicelikleri birbirine ekleyip toplamını bulma işlemi, cem. Toplanarak bir araya getirilmiş.

Toplam : Toplama işleminin sonucu, mecmu, yekûn.

Kafile : Birlikte hareket eden topluluk. Sıra ile gönderilen şeylerin her bir bölüğü. Aynı yöne giden taşıt veya yolcu topluluğu, konvoy.

Yerine : Bir şeyin veya bir kimsenin yerini almak üzere. Başkasının adına. Alegori.

Topla : Üç parmaklı dirgen.

Birik : İki tekerlekli araba. Arı. Eş, benzer. Örümcek ağı. Çocukların koşarak oynadıkları bir oyun.

Bağın : İksa.

Kafil : Dikenlik, çalılık yer, çalı kümesi.

Konak : Büyük ve gösterişli ev. Kundak çocuklarının başlarında görülen kepek tabakası. Araba veya hayvanla bir günde alınan yol. İzmir iline bağlı ilçelerden biri. Gözde oluşan ince tabaka. Vali, kaymakam gibi yüksek dereceli devlet görevlilerinin resmî konutu. Yolculukta geceyi geçirmek için inilen, konaklanılan yer. Konakçı.

 

Bağı : Büyü. Hayvanların ayağının altında, zorlamadan ileri gelen şiş, ur.

Orta : Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. İyi ile kötü arasındaki durum. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Yeniçeri Ocağında tabur. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Ne büyük ne küçük, midi. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Ne uzun ne kısa, midi. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Orantı.

Bakı : Özellikle dağlık yörelerde bir yamacın güneş ışınlarına, güneye veya kuzeye karşı konumunu belirleyen, bunun sonucu olarak da doğal şartlarını tespit eden durumu. Denetleme. Fal.

Diğer dillerde Barfoed deneyi anlamı nedir?

İngilizce'de Barfoed deneyi ne demek ? : barfoed’s test