Beşigörtü nedir, Beşigörtü ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

İki dar yanı duvar, geniş yanları sıva, kiremit ya da çinko kaplı üçgen pirizma biçiminde çatı: Evin üstünü beşigörtü ettirdik.

Beşigörtü tanımı, anlamı

Beşi : Altın. “Beşi taharlar

Kiremit : Çatıları örtmekte kullanılan, yan yana dizilerek suyu aşağıya geçirmeden dışarı akıtacak biçimde yapılmış, kızıl toprağın renginde, pişmiş balçık levha.

Kaplı : Kaplanmış olan. Kabı olan. Ciltli.

Üçgen : Üç tepe noktası, üç açısı, üç kenarı olan geometri biçimi, müselles. Bu biçimde olan.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Geniş : Eni çok olan, enli, vâsi. Çok. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Bol (elbise). Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro. Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı.

 

Üstün : Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.

Çinko : Atom numarası 30, atom ağırlığı 65,37, mavimsi beyaz renkte olan sert bir element, tutya (simgesi Zn). Tombala oyununda kartın bir veya iki sırasını doldurma. Tombala oyununda kartın bir veya iki sırasını ilk olarak dolduran kişinin kazandığını bildiren ve açıkça söylenen söz. Bu elementten yapılmış.

Duvar : Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem. Sonuç alınamayan yer. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Engel.

Geni : Sözünün eri, mert kişi. Gani. Geri.

Etti : İnsana alıştırılmış koyun ya da keçi yavrusu. Küfür ve azar anlamına kullanılır: Seni gidi etti seni.

Duva : Dua.

Kire : Altında killi ve kireçli tabaka bulunan yerler. Bağ yetiştirilen beyaz topraklı yerler. Taşlı yerler. Para ile ormandan odun taşımak : Uşaklara söyle sabah kireye gideceğiz. Kır.

Yanı : Yana, konusunda: Ahmet'ten yanı sana birşey demem. Yani. Yani, bk. yani. Yahni, et yemeği.

Piri : Küçük çivi. Küçük köpek. Kastamonu ilinde, Çatalzeytin ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Çink : Serçe kuşu.

Sıva : Herhangi bir yapıdaki yüzeyleri düzgünleştirmek için kullanılan, yarı akışkan, kum, kireç, çimento karışımı veya toprak harç. Bir yapının duvarlarına sürülen ince harç tabakası.

Evin : Bir şeyin içindeki öz, lüp. Buğday tanesinin olgunlaşmış içi, özü, habbe.

Diğer dillerde Beşeri sermaye yatırımı anlamı nedir?

İngilizce'de Beşeri sermaye yatırımı ne demek ? : human capital investment