Become known türkçesi Become known nedir

  • Aksetmek.
  • Açığa çıkmak.
  • Bilinir hale gelmek.

Become known ile ilgili cümleler

English: The election results have not yet become known.
Turkish: Seçim sonuçları daha bilinmiyor.

Become known ingilizcede ne demek, Become known nerede nasıl kullanılır?

Become : Çok yakışmak. Halini almak. Güzel durmak. Gitmek. Kesilmek. (isim veya sıfat+) -leşmek veya -laşmak. Uymak yakışmak. Laşmak. Haline gelmek. Leşmek.

Known : Ünlü. Tanınmış. Belli. Bildik. Malum. Tanınan. Bilinilen. Sayılı. Muayyen. Bilindik.

Become a byword : Çok konuşulmak. Dillere destan olmak.

Become a cabbage : Ot gibi olmak. Bunamak.

Become a habit : Adet olmak (bir davranış vb).

Become a jew : Musevi olmak. Museviliğe geçmek. Yahudi olmak yahudiliğe geçmek. Musevilik dinine girmek. Yahudilik dinine girmek.

İngilizce Become known Türkçe anlamı, Become known eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Become known ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be heard : Duyulmak.

Echo : Yansıtmak. Sesin bir yere çarpıp geri dönmesiyle duyulan ikinci ses. Hatırlatmak. Bilgisayar, fizik, gitar, uzay, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tekrarlanmak. Yankılanmak. Akis. Yankı. Eko.

Be fired : Kovulmak. İşten kovulmak. Ateşlenmek. Defteri dürülmek. (işten) postalanmak. İşten çıkarılmak. İşten atılmak. Pişmek.

 

Come to light : Ortaya çıkmak. Gözler önüne serilmek. Meydana çıkmak. Gün yüzüne çıkmak. Netlik kazanmak. Su yüzüne çıkmak. Keşfedilmek. Gün ışığına çıkmak. Ortaya çıkarmak.

Reverberates : Aksettirmek. Yansıtmak. Yankılamak. Yankılanmak. Yankı yapmak. Yansımak. Yansımak (ışık).

Come off : Elde etmek. Kopmak. Dökülmek. Meydana gelmek. Gerçekleşmek. Çıkmak. Düşmek. Beli gelmek. Taşınabilir olmak.

Manifesting : Göstermek. Belli etmek. Açıkça göstermek. Ortaya koymak. Beyan etmek. Belirtmek. İspat etmek. Manifesto. Dışarı vurmak. Dışavurmak.

Reflect : Aksettirmik. Belirtmek. Göstermek. İfade etmek. İyice düşünüp taşınmak. Düşünmek. Düşünüp taşınmak. Dile getirmek.

Mirroring : İkizleme. Yansıtma. Yansıtmak. Yansılama. Ayna imgesi. Ayna tutma. Disk ikizleme.

Manifest : Ortaya koymak. Bir gemideki malları ayrıntılarıyla göstermek üzere kaptan tarafından düzenlenerek gümrük yönetimine verilen bildirge. Apaçık. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Açıkça göstermek. Belirgin. Bildiri. Dışavurmak. Dışarı vurmak. Belirtmek.

Become known synonyms : reverberate, manifests, reverberating, mirrors, reverberated, the mirror, echo through, mirror, come into the open, fall into place.