Belgeli ödek nedir, Belgeli ödek ne demek

Belgeli ödek; Maliye alanında kullanılan bir sözcüktür.

Teknik terim anlamı:

Deniz taşımı belgesi, güvence ödeği ya da korunma satımcası eklenmiş belgeli ödek.

Belgeli ödek anlamı, tanımı

Ödek : Korkak. Zarar ödentisi. Borç senedi. Pencere. Çanak biçimindeki çamuru taşa vurup patlatarak oynanan bir çocuk oyunu. Ördek. Kural dışı, yakışıksız bir davranışta bulunan futbol oyuncusuna verilen, oyuncunun para vermesini gerektiren ya da onu belirli bir zaman, kimi kez de ömür boyu oynamaktan uzaklaştıran karşılık. [Bakınız: poliçe]. Bir kişinin başka bir kişi üzerindeki alacağını belirli bir süre sonunda bir üçüncü kişiye ya da göstereceği bir başka kişiye ödemesi için borçlusuna gönderdiği tecimsel belgit. Zaman, tazminat, ödenilmesi gereken şey. Çankırı şehri, Şabanözü belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Sivas ili, Mursal nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri

Belge : Bir gerçeğe tanıklık eden yazı, fotoğraf, resim, film vb., vesika, doküman.

Belgeli : Belgesi olan (kimse). İki yıl üst üste sınıfta kaldığı için okula devam etme hakkını yitirerek belge alan (öğrenci).

Güvence ödeği : Değerlendirilmiş güvence ödegi.

Satımca : Malın değerini ve niteliklerini belirten belge. [Bakınız: fatura]. Satılan her çeşit mal için gerekli bilgilerin tümünü kapsamak üzere satıcının alıcıya verdiği ayrıntılı sayışım belgesi.

 

Güvence : Bir antlaşmada taraflardan birinin sorumluluğu üzerine alması, inanca, teminat, garanti. Birinin şüphelerini dağıtmak için söylenen inandırıcı söz, teminat. Alınan sorumluluğa karşı olarak ortaya konulan şey.

Korunma : Korunmak işi.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Taşım : Yemeğin taşacak kadar kaynaması.

Satım : Satış.

Korun : Üst derinin en dış tabakası.

Deniz : Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Bu su kütlesinin belirli bir parçası. Aydaki düzlükler. Çokluk, yoğunluk. Geniş alan. Şanlıurfa şehrinde, Şehitnusretbey bucağına bağlı olan küçük bir yerleşim birimi.

Güven : Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, itimat. Yüreklilik, cesaret.

Deni : Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse).

Koru : Bakımlı küçük orman.

Satı : Satma işi, satış. Adanmış.

Güve : Kurtçuğu yapağı, yünlü kumaş ve dokuma yiyen pul kanatlılardan bir böcek (Tine pellionella).

Diğer dillerde Belgeli ödek anlamı nedir?

İngilizce'de Belgeli ödek ne demek ? : documentary bill