Bestiriğini çıkarmak nedir, Bestiriğini çıkarmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Çok dövmek, pestilini çıkarmak.

Bestiriğini çıkarmak kısaca anlamı, tanımı

Best : Bahis, iddia, lâdes. Paralı iddia, lades: Beste giriyon mu benimle

Besti : Yeter, kâfi. Zayıf, cılız.

Çıka : Kız çocuğu. Yaramaz çocuk.

Çıkar : Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar.

Çıkarma : Çıkarmak işi, emisyon. Düşman kıyılarına gemi, bot vb.nden asker indirme, asker çıkarma. Dört işlemden biri, çıkarmak işlemi, tarh.

Çıkarmak : Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Sonunu getirmek. Hatırlamak. Bulmak, ortaya koymak. Yapmak, üretmek. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Boşaltmak. Sunmak. Göstermek. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Gidermek. Fotoğraf çektirmek. Resim yapmak. Söylemek. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Sağlamak, elde etmek. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Yayımlamak. Yollamak, göndermek.

Pestil : İnce yufka biçiminde kurutulmuş meyve ezmesi, bastık. Hasta. Çok yorgun, güçsüz. Tavan ile kömür damarı arasında yer alan ince, yumuşak killi tabaka.

 

Dövmek : Tokat, yumruk, tekme vurarak canını acıtmak. Çarpmak, sertçe dokunmak. Çamaşır, halı vb.ni tokaç, sopa gibi şeylerle vurarak temizlemek. Topa tutmak. Bir şeyi toz durumuna getirmek için ezmek. Davul vb. çalmak, vurmak. Ateşte ısıtılarak yumuşatılmış bir madeni, vurarak istenilen biçime getirmek. Ezmek. Çırpmak.

Pesti : Bakımsız, gelişmemiş, cılız.

Dövme : Dövmek işi. Dövülerek kabuğu çıkarılmış buğday, yarma. Dövülerek yapılan. Kızgın durumdayken dövülerek biçim verilmiş (metal eşya). Vücut derisi üzerine iğne vb. sivri bir araçla çizilmek ve içine renk veren maddeler konulmak yoluyla yapılmış olan yazı veya resim.

Pest : Pes (II).

Çok : Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı. Aşırı bir biçimde.

Diğer dillerde Bessemer dönüştürücü anlamı nedir?

İngilizce'de Bessemer dönüştürücü ne demek ? : bessemer converter