Birleşik kelime nedir, Birleşik kelime ne demek
Birleşik kelime; bir dil bilgisi terimidir.
- Yeni bir kavramı karşılamak üzere belirtisiz isim tamlamalarından, sıfat tamlamalarından, isnat gruplarından, birleşik fiillerden, ikilemelerden, kısaltma gruplarından veya kalıplaşmış çekimli fiillerden oluşan kelimeler: yer çekimi, hanımeli, ses bilgisi; beyaz peynir, açıkgöz, toplu iğne; eli açık, sırtı pek; söz etmek, zikretmek, hasta olmak, gelebilmek, yazadurmak, alıvermek; çoluk çocuk, çıtçıt, altüst; başüstüne, günaydın; sağ ol, ateşkes, külbastı gibi

Gramer anlamı:
Yeni bir kavramı karşılamak için iki veya daha çok kelimenin Türkçenin söz kalıplarına uygun belirli yollarla bir araya getirilmesi ile kurulmuş söz birliği. Bunların benzetme yolu ile ilk anlamlarını kaybetmiş olanları ile birleştirme sırasında ses düşmesine uğrayanları ve iki fiil birleşimine dayananları bitişik, diğerleri genellikle ayrı yazılır: açıkgöz, başıbozuk, dedikodu, gecekondu, kaptıkaçtı, katırtırnağı, «bir bitki», Akdeniz, Kızılırmak, Uludağ, cumartesi, kaynana (<kayın ana), sütlaç (sütlü aş), bakım evi, yemekhane, kara yolu, öğrenci yurdu, ana dili, gül suyu, bal arısı, koz helvası, yaban keçisi, çalı kuşu, yer elması, kuru yemiş, sapasağlam, derin derin (düşünmek) diri diri (yakmak); yarım yamalak (iş); alay etmek, kabul etmek, yok olmak, yazıvermek, bakakalmak, bilebilmek, olagelmek, kaybolmak, emretmek, seyretmek, kürek çekmek, çam devirmek, eyvah, hayhay ve benzeri Yukarıdaki örneklerde görüldüğü üzere, birleşik kelimenin birleşik ad, birleşik fiil, birleşik sıfat, birleşik zarf, birleşik ünlem gibi türleri vardır.
Bilimsel terim anlamı:
Azerbaycan Türkçesi: müräkkäb söz; Türkmen Türkçesi: goşma söz; Gagauz Türkçesi: katlı laf;Özbek Türkçesi: qoşma söz; Uygur Türkçesi: muräkkäp söz; Tatar Türkçesi: qusma süz; Başkurt Türkçesi: quşma hüz; Kırık: koşma söz; Krç.-Malk.: koş söz; Nogay Türkçesi: kabatlı söz; Kazak Türkçesi: kürdeli söz~ birikkeň söz; Kırgız Türkçesi: tataal söz; Alt:: kolbolu sös; Hakas Türkçesi: hadıl sös; Tuva Türkçesi: narın sös; Şor Türkçesi: *kadıl sös; Rusça: slojnoye slovo
İngilizce'de Birleşik kelime ne demek? Birleşik kelime ingilizcesi nedir?:
compound word
Birleşik kelime hakkında bilgiler
Birleşik kelime veya birleşik sözcük, dilde yeni bir kavramı karşılamak amacıyla iki veya daha çok kelimenin kaynaşarak oluşturduğu kelime. Bu söz öbeklerini oluşturan kelimeler ses düşmesi, ses türemesi, sözcük türü kayması veya anlam kayması açısından aralarına ek giremeyecek kadar kalıplaşmıştır.
Belirtisiz isim tamlamaları, sıfat tamlamaları, birleşik fiiller, ikilemeler, kalıplaşmış çekimli fiillerden oluşmuş ifadeler yeni bir kavramı karşılıyorsa bileşik sözcük olurlar.
Birleşik sözcüklerin bir kısmı birleşik, bir kısmı ayrı yazılır.
Birleşik kelimeler en az iki sözcükten oluşur. Kelimelerden en az biri anlamını kaybetmişse veya kelimeler birleştiğinde ses düşmesi veya ses türemesine uğramışsa bitişik yazılırlar. Örneğin: yalıçapkını, affetmek, azletmek, sivrisinek, açıkgöz, hanımeli, alıvermek, vb.
Birleşik kelime tanımı, anlamı:
Kavram : Nesnelerin veya olayların ortak özelliklerini kapsayan ve bir ortak ad altında toplayan genel tasarım, mefhum, konsept, nosyon. Bir nesnenin veya düşüncenin zihindeki soyut ve genel tasarımı, mefhum, fehva, konsept, nosyon. Tutam, avuç dolusu. Karın zarı, periton.
Karşılamak : Karşılık olmak, denk gelmek, tekabül etmek. Dışarıdan gelen bir kimseye karşılayıcı olarak çıkmak, istikbal etmek. Boksta karşı oyuncunun yumruklarını savmak. Söylenen, yapılan, bildirilen bir şeyi olumlu veya olumsuz bulmak. Önlemek, durdurmak. Masrafı ödemek.
Belirtisiz : Belirtisi olmayan. Belirtilmemiş olan.
İsim : Ad. Kişi, insan. Ad.
Tamlama : Tamamlama. Bir adın başka bir ad, zamir veya sıfatla birlikte oluşturduğu kelime grubu, terkip: Evin kapısı. Bizim evimiz. Karlı dağlar gibi.
Sıfat : Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten kelime, ön ad. Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal veya hukuki bakımdan yeri ve özelliği. Yüz, kılık ve dış görünüş.
Birleşik : Bir araya gelmiş, birleşmiş olan, müttehit.
Fiil : Olumlu veya olumsuz olarak çekimli durumda zaman kavramı taşıyan veya zaman kavramı ile birlikte kişi kavramı veren kelime, eylem. İş, davranış.
İkileme : Anlamı güçlendirmek için aynı kelimenin tekrarlanması, anlamları birbirine yakın, karşıt olan veya sesleri birbirini andıran kelimelerin yan yana kullanılması: Yavaş yavaş, irili ufaklı, aşağı yukarı gibi. İkilemek işi.
Kalıplaşmış : Durumunu sürdüren, belli bir durumun dışına çıkmayan.
Çekim : Fiillerin çeşitli zaman, kişi ve kiplere, adların da ad durumlarına göre uğradığı biçimleri, tasrif. Herhangi bir cismin, başka bir cismi kendine doğru çekme gücü, cazibe, traksiyon. Çekme işi. Alıcının sürekli olarak çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası, plan.
Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.
Hanımeli : Bu bitkinin güzel kokulu çiçeği. Hanımeligillerden, tırmanıcı, korularda, çalılıklarda yetişen bir bitki (Lonicera caprifolium).
Açıkgöz : Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).
İsnat : Karacılık, iftira. Bir düşünceyi, bir konuyu bir kişi veya sebebe dayandırma, yükleme, atfetme.
Grup : Ortak özellikleri olan varlıklar, nesneler bütünü. Görüşleri, çıkarları bir olan kimseler bütünü, ekip. Çeşitli sınıf veya birliklere bağlı elemanların, belirli bir taktik görevi gerçekleştirmek üzere, tek komutanın emri altında birleştirilmesinden oluşan kıta topluluğu. Küme.
Kısaltma : Kısaltmak işi, taksir. Kısaltılmış ad veya söz.
Bilgi : İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf. Bilim. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf.
Beyaz : Bu renkte olan. Beyaz zehir. Beyaz ırktan olan kimse. Baskıda normal karalıkta görünen harf türü. Ak, kara, siyah karşıtı.
Peynir : Maya ile katılaştırılarak sütten yapılmış olan ve birçok türü olan besin.
Toplu : Topunu, tamamını, bütününü içine alan. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış. Bir arada, bütün, kombine. Vücutça dolgun. Topu olan. Düzenlenmiş, dağınık olmayan.
Sözcük : Kelime.
Diğer dillerde Birleşik kelime anlamı nedir?
Almanca'da Birleşik kelime : n. Kompositum

Bu kısımda Birleşik kelime nedir? Birleşik kelime ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Birleşik kelime tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Birleşik kelime hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.