Bodiri nedir, Bodiri ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kısa boylu, ufak yapılı, cüce, bodur, tıknaz.

Küçük konyak kadehi.

[Bakınız: badak].

Bodiri anlamı, kısaca tanımı

Bodi : Kısa boylu, ufak yapılı, cüce, bodur, tıknaz. Orta büyüklükte manda yavrusu, yeni doğmuş manda yavrusu. Ördek. Deve yavrusu. Küçük bidon

Yapılı : Yapısı herhangi bir nitelikte olan. Vücudu gelişmiş, iri.

Konyak : İspirto derecesi yüksek, özel kokulu, kiremit renginde bir içki türü, kanyak.

Tıknaz : Şişmanca, toplu, kısa ve kalın yapılı, tıkız.

Bodur : Enine göre boyu kısa ve tıknaz.

Kadeh : Genelde içki içmeye yarayan ama dileyenin her türlü içeceği rahatlıkla tüketebileceği bir tür ayaklı bardak. Bu bardağın alabileceği miktarda olan.

Boylu : Boyu olan. Boyu benzerlerinden uzun olan.

Badak : Kısa boylu, ufak yapılı, cüce, bodur, tıknaz. Paytak yürüyen, bacakları çarpık olan: Badağın biri hendeği atlayamadı. Tek husyeli hayvan, iyi burulmamış, dişisine yanaşamayan hayvan. Husye, erkeklik bezi. Orta büyüklükte manda yavrusu, yeni doğmuş manda yavrusu. Fıtık. Dermansız, takatsız, çevik olmayan. Duygusuz, vurdumduymaz. İki çocuk kardeşlik olmak için serçe parmaklarıyla tutuşma. [Bakınız: bağda]. Bir şeyi uzatmak için yapılan ek, ilâve. [Bakınız: badal]. Yeni kurutulan üzüm arasında kalan yaş taneler. [Bakınız: bardak]. Bardak. Merdiven, merdiven basamağı. Akran, eş, denk. Çelme, güreşte bacak atma. Toprak testi, küçük testi. İyi enenmemiş, erkeklik bezi tek olan hayvan. Erkeklik bezi. Kısa boylu. Niğde ilinde, Kemerhisar bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

 

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Tıkna : Kuş gagası. Fiske. 1.Kendi zayıf, karnı büyük ve şişkin kişi. 2.Çok yemekten hazımsızlığa uğramış kişi. Parça, lokma, dilim (genellikle et, ekmek, peynir ve benzerleri için).

Konya : Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Boyl : Bu defa.

Kade : Küçük kardeş. Arkadaş. Teyze. [Bakınız: kada]. Hala. [Bakınız: kadi]. Ortası yassı, yağlı bir çeşit ekmek. Yenge. [Bakınız: gade].

Küçü : Dokuma tezgâhlarında arış ipliklerini açıp kapayan tarak. Gücü (dokuma aygıtında). Dokumacılıkta arış ipliklerini aralayan iplik tarak.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

 

Kısa : Boyu, uzunluğu az olan, uzun karşıtı. Kısaca, kısaltarak. Ayrıntısı çok olmayan. Az süren, uzun olmayan. Kısa olan şey.

Cüce : Boyu, normalden çok daha kısa olan (kimse). Gelişmemiş (bitki).

Ufak : Boyutları normalden küçük. Önemsiz, çok az. Kısa bir süre. Makam, derece bakımından geri olan. Yaşça daha küçük olan.

Bada : Beceriksiz, iş bilmez, tertipsiz, şaşkın. Savrulmak üzere yığılmış ekin, tınaz. Bardak.

Diğer dillerde Bodian yöntemi anlamı nedir?

İngilizce'de Bodian yöntemi ne demek ? : bodian method