Boyunburan nedir, Boyunburan ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Bir çeşit kuş.

Boyunburan hakkında bilgiler

Boyunburan, ağaçkakangiller (Picidae) familyasının Jynx cinsinden ağaçkakanlardan ayrı bir grup oluşturan kuş türlerinin ortak adı. Jynginae alt familyasında sınıflandırılırlar. Gerçek ağaçkakanlar gibi büyük başları vardır. Uzun dilleri, ileride ve gerideki iki ayak parmağına sahiptirler. Gerçek ağaçkakanların, ağaçlara tırmanmada kullandıkları sert kuyruk tüylerinden mahrumdurlar, bundan dolayı akrabalarından farklı olarak bir dala dik konumda tünerler. Gagaları gerçek ağaçkakanlardan daha kısadır. Temel besinlerini karıncalar ve diğer böcekler oluşturur. Yuva yapmada kendi deliklerini yapmaktansa ağaçkakan deliklerini tekrar kullanırlar. Yumurtalar beyazdır. İki türde, gri ve kahverengi karmaşık yapıdaki tüylerle kaplıdır. Sesi ağaçkakan sesine benzer. Başlarını 180 derece döndürebilmelerinden dolayı bu isim verilmiştir.

Boyunburan kısaca anlamı, tanımı

Boyun : Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi. Testi, şişe, güğüm gibi kaplarda dar olan üst kısım. Dağ sırtlarında geçmeye elverişli alçak yer

Ağaçkakangiller : Omurgalı hayvanlardan kuşlar (Aves) sınıfının gökkuzgunumsular(Coraciiformes) takımından, kama biçiminde gagalı, sert kuyruklu, ağaçlara tırmanan, böceklerle beslenen bir familya. Yeşil ağaçkakan (Picus viridis), küçük yeşil ağaçkakan (P.canus), kara ağaçkakan (Dryocopus martius), orman alaca ağaçkakan (Dendrocopos major), küçük ağaçkakan (D.minör) iyi bilinen türleridir. (Picidae, Lat. picus = ağaçkakan):Omurgalı hayvanlardan kuşlar (Aves) sınıfının ağaçkakanlar (Pici) alt-takımının bir familyası. Kama biçiminde gagalı, sert kuyruklu, ağaçlara tırmanan kuşlardır. Böcek v.b. yerler. Yeşil ağaçkakan (Picus viridis), külrengi ağaçkakan (P. canus), kara ağaçkakan (Dryocopus martinus), büyük alaca ağaçkakan (Dryobates major), küçük alaca ağaçkakan (D. minor), döner-boyun (jynx torquilla) iyi bilinen türleridir.

 

Ağaçkakanlar : Kuşlar (Aves) sınıfının, gökkuzgunumsular (Coraciiformes) takımından, kama biçiminde gagalı, ince dilli, tırnakları kuvvetli, orta kuyruk tüyleri sert olup destek görevi gören ve bu sayede ağaçlara tırmanan, ağaçkakangiller (Picidae), boyunçevirengiller (Jyngidae), parlak kuşgiller (Galbulidae), tukangiller (Rhamphastidae) gibi familyaları olan bir alt takım. (Pici,gibi familyaları vardır.

Döndürebilme : Döndürebilmek işi.

Alt familya : Bir familyanın içinden ayrılan ikinci derecede bir familya.

Kahverengi : Kavrulmuş kahvenin rengi. Bu renkte olan.

Karıncalar : Zar kanatlıların, karınca adı altında toplanan ve beş bin kadar türü sayılan bir dalı.

Ağaçkakan : Serçegillerden, gagasıyla ağaçları oyabilen ve ağaç kurtlarını yiyerek beslenen, uzun gagalı kuş (Picus).

İki ayak : Bir horon çeşidi.

Böcekler : Vücutları baş, göğüs ve karın olarak üç bölgeye ayrılan, duyargaları birer, kanatları ikişer, ayaklarıyla ağız parçaları üçer çift olan eklem bacaklılar sınıfı, haşerat.

 

Tırmanma : Tırmanmak işi. Atom silahlarının gücünün önüne geçilmez, önlenemez bir biçimde hızlanmasını belirten terim. Özel araçlardan yararlanarak vücudu, kollarla çekerek yukarı doğru yer değiştirme. Bir durumun, bir olgunun giderek güç kazanması, etkisini artırması, güçlenmesi.

Karmaşık : İçinde aynı cinsten birçok öge bulunan, birbirine az çok aykırı birçok şeyden oluşan, mudil. Anlaşılması güç olan (durum), sofistike. Çözeltide kendisini oluşturan parçalara iki yönlü olarak ayrışan (iyon veya birleşik), kompleks. Ögelerinin veya gerekli işlemlerin sayısının çokluğu, çeşitliliği yüzünden anlaşılması, yapılması güç olan, komplike. Üstün teknolojisi olan, sofistike.

Yumurta : Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre. Er bezi. Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp. Tavuk yumurtası. Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi.

Karınca : Zar kanatlılardan, toplu olarak yaşayan, yuvaları toprağın altında olan ve birçok türü bulunan böceklerin genel adı (Formica). Madenlerde, döküm sırasında arada hava kalmasından veya pastan ileri gelen ufak boşluk.

Familya : Aile. Karı, eş. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile.

İleride : Gelecekte, gelecek zamanda. Ötede.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

Farklı : Farkı olan, aralarında fark bulunan, değişik, ayrımlı.

Mahrum : Yoksun.

Yapmak : Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Yol almak. Davranmak, hareket etmek. Üretmek. Bir durum yaratmak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Salgılamak, çıkarmak. Edinmek, sahip olmak. Olmasına yol açmak. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Olmak. Gerçekleştirmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Onarmak, tamir etmek. Evlendirmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Düzenli bir duruma getirmek. Dışkı çıkarmak.

Diğer dillerde Boyunbağı çubuğu anlamı nedir?

Osmanlıca Boyunbağı çubuğu : kıravatlık