Bozalak nedir, Bozalak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Çalının taze sürgünü.

Yaprak tomurcuğu.

Taze mısır koçanı.

Ötleğen kuşu.

Ekzema gibi bir deri hastalığı.

Kel.

Bozalak kısaca anlamı, tanımı

Bozal : Boz keçi

Boza : Arpa, darı, mısır, buğday vb. tahılların hamurunun ekşitilmesiyle yapılmış olan koyuca, tatlı veya mayhoş içecek.

Mısır koçanı : Mısır taneleri ve koçan kılıfları ayrıldıktan sonra geriye kalan kısım.

Ötleğen : Çalı bülbülü.

Hastalı : Hastalıklı.

Yaprak : Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak.

Sürgün : Ceza olarak belli bir yerin dışında veya belli bir yerde oturtulan kimse. Filiz. İshal. Bir kimsenin sürüldüğü yer. Sürülme işi, nefiy.

Çalın : Çakmak. Ateş çakmağı. Çiy, kırağı.

Tomur : Yumru, ur. 1.Katı. [Bakınız: tomruk]. Koni biçimindeki herhangi bir çıkıntı. Kan damarları bakımından zengin olan ve kıl kökü içine giren dermis tabakası uzantısı. Deride dermis tabakasının epidermis içine uzayan çıkıntıları. Papilla. Dilin üst yüzeyinde bulunan çeşitli biçimlerde olabilen ve tat alma tomurcuklarını taşıyan küçük çıkıntılar. (Eş anlamlısı: kabarcık, karşılık: papilla),katı içine doğru olan uzantıları. Dilin üst yüzeyinde bulunan küçük çıkıntılar.

 

Koçan : Marul, lahana vb. sebzelerde yaprakların çıktığı sert gövde. Mısırın tanelerini taşıyan, üzeri yaprakla sarılı, püsküllü meyvesi. Belge, izin belgesi. Defter biçimindeki makbuz ve biletlerin zımbalı bölümü koparıldıktan sonra cilde bağlı kalan parçası. Mısırın taneleri atıldıktan sonra kalan sert bölüm. Tapu senedi.

Hasta : Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

Mısır : Buğdaygillerden, gövdesi boğumlu ve kalın, yaprakları şerit biçiminde, boyu yaklaşık 2 metre olabilen, erkek çiçekleri tepede salkım durumunda, dişi çiçekleri yaprakla gövde arasında koçan biçiminde olan bir kültür bitkisi (Zea mays). "Duymayan kalmadı" anlamındaki Mısır'daki sağır sultan bile duydu atasözünde geçen bir söz. Bu bitkinin koçan üzerindeki taneli ürünü. Bu ürünün taneleri.

Sürgü : Kapının kapanması için arkasına yatay olarak yerleştirilen demir veya ağaç kol, tırkaz, sürme. Sürülmüş tarlayı bastırmak ve düzeltmek için kullanılan, taştan veya ağaç kütüğünden tarım aracı, tapan. Sıvayı bastırıp düzeltmek için kullanılan büyük mala. Çoğu kez bölümlere ayrılmış bir çubuk üzerinde veya bir cetvelin, bir kumpasın ortasına açılmış bir oluk içinde kayabilen sivri uç veya küçük lama. Hastanın büyük ve küçük abdestini yapabilmesi için altına sürülen kap.

 

Kuşu : Kütahya ili, Simav belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Koça : Siğil. Küçük basamak.

Gibi : -e benzer. İmişçesine, benzer biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından. -e yakışır biçimde.

Çalı : Böğürtlen, ahududu gibi küçük, dalları dibinden çatallanan ve sapları odunsu bitki. Olmamış meyve. Bir an, bir ara. Delikli taş. Bahçe. Keçileri kovalama ünlemi. Toprak üstü gövdelerinde sekonder kalınlaşmanın ve odunlaşmanın olduğu, boyları 1-3 m kadar olan, çok yıllık bitkiler. Kimileri bir ağaççık kadar iri olurlarsa da, genellikle bodur, gövdesiz, ancak odunsu, kimi kez dikenli, iklim ve toprak koşullarına göre bir çok türleri olan bitki takımı, bk. çalılık. Saban demirini ökçeye tutturan ağaç. (Taşpınar Aksaray Niğde). Bursa ili, Çalı nahiyesine bağlı bir bölge.

Taze : Bozulmamış, bayatlamamış olan. Kuru olmayan, körpe, kuru karşıtı. Yeni, zamanı geçmemiş. Genç kadın. Dinç, yıpranmamış, yorulmamış.

Deri : İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Bu tabakadan yapılmış. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Toplantı, düğün.

Kel : Saçı dökülmüş olan (kimse). İçinde az eşya bulunan. Çıplak (doğa), yaprakları dökülmüş (bitki). Gelişmemiş, cılız (bitki).

Diğer dillerde Boz söğüt bülbülü anlamı nedir?

İngilizce'de Boz söğüt bülbülü ne demek ? : bonelli's warbler