Break the news türkçesi Break the news nedir

  • Alıştıra alıştıra söylemek.
  • Haber vermek.
  • Haber getirmek.
  • Alıştıra alıştıra haber vermek.

Break the news ingilizcede ne demek, Break the news nerede nasıl kullanılır?

Break : Teneffüs. Paydos. Sınmak. Dalmak. Batmak. Kırılma. Bozdurmak. Şafak vakti. Açmak. Bozmak.

The : Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

News : Service haber servisi. Haber. Beklenmedik bilgiler. Bilgi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İstihbarat. Tahmin edilemeyen gelişmeler. Havadis. Haberler. Günün iç ve dış olayları konusunda kamuoyunu aydınlatıcı ve oluşturucu bilgiler veren kısa metin ve bu metinle ilgili görüntü gereci.

Break the news to : -e kötü bir bilgi vermek. Birine kötü haber vermek. -e kötü haber vermek.

Break the back of : Üstesinden gelmek. En zor engeli aşmak. En zor kısmını başarmak. En güç bölümünü tamamlamak. Alt etmek.

Break the impasse : Çıkmazdan kurtulmak.

Break the neck : Öldürmek. Katletmek. Boynunu kırmak.

Break the ice : Buzları çözmek. Buzu kırmak. Soğukluğu kırmak. Gerginliği azaltmak. Buzları eritmek. Birbirini tanımayan kimseler arasındaki rahatsız hissetme durumunu ortadan kaldırmak. Havayı yumuşatmak. Resmiyeti gidermek. İlk defa bir işe girişmek. Buzları kırmak.

 

Break the heart : Kalp kırmak. Birinin kalbini kırmak. Birini hayal kırıklığına uğratmak. Bir kimsenin üzülmesine neden olmak.

Break the deadlock : Çıkmazdan kurtarmak.

İngilizce Break the news Türkçe anlamı, Break the news eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Break the news ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Betided : Başına gelmek. -e alamet olmak. Ortaya çıkmak. Olmak. Meydana gelmek.

Acquainting : Bilgi vermek. Bildirmek. Tanıtmak.

Acquaint : Bilgi vermek. Bildirmek. Haberdar etmek. Tanışmak. Vakıf olmak. Tanıtmak. Bilmek.

Acquaints : Bilgi vermek. Tanışmak. Bilmek. Bildirmek. Vakıf olmak. Haberdar etmek. Tanıtmak.

Apprised : Bilgi vermek. Bildirmek. Söylemek. Haberdar etmek.

Apprising : Haberdar etmek. Bildirmek. Bilgi vermek. Söylemek.

Apprise : Bilgi vermek. Haberdar etmek. Bildirmek. Söylemek.

Betide : Olmak. Başına gelmek. -e alamet olmak. Ortaya çıkmak. Meydana gelmek.

Advising : Tavsiye etme. Bildirmek. Nasihat etmek. Öğütlemek. Tavsiye etmek. Akıl vermek. Tavsiye edici. Fikir vermek. Uyarmak.

Apprises : Bildirmek. Söylemek. Bilgi vermek. Haberdar etmek.

Break the news synonyms : apprizes, apprize, advises, advise, betides, apprized.