Brooklet türkçesi Brooklet nedir

  • Georgia eyaletinde yerleşim yeri.
  • Küçük dere.
  • Derecik.
  • Çay.
  • Georgia eyaletinde şehir.

Brooklet ingilizcede ne demek, Brooklet nerede nasıl kullanılır?

Brooklets : Çay. Georgia eyaletinde şehir. Georgia eyaletinde yerleşim yeri. Küçük dere. Derecik.

Brookline : Vermont eyaletinde yerleşim yeri. Papatyagiller (compositae) familyasından, kurt düşürücü, ateş düşürücü, sıtmaya karşı ve iştah açıcı olarak kullanılan, esmer, kırmızı, sarımtırak renkli çiçekli, bir, iki ya da çok yıllık, otsu, yarı çalımsı, ülkemizde 23 türle temsil edilen artemisia cinsine ait türlere verilen genel ad. sıtma otu, havşan. New hampshire eyaletinde yerleşim yeri. Yavşan otu. Massachusetts eyaletinde yerleşim yeri.

Brooklyn : İowa eyaletinde şehir. İllinois eyaletinde yerleşim yeri. İndiana eyaletinde yerleşim yeri. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Connecticut eyaletinde şehir. Ohio eyaletinde şehir. New york city'nin (abd) beş ilçesinden (seçim bölgesinden) biri. Alabama eyaletinde şehir.

Brooklyn bridge : Brooklyn köprüsü.

Brook : Dere. Dayanmak. Tahammül etmek. Irmak. Çay. Kabul etmek. Kaldırmak. Katlanmak. Boyu, beslenme teknesi ve aşırı taşkın dışında taşıdığı su niceliği ile en küçük akarsu. İzin vermek.

Brookite : Brokit. Brukit.

 

Mel brooks : (mel kaminsky olarak 1926 doğumlu) abd'li komedyen ve senarist. Spaceballs ve robin hood: men in tights filmlerinin senaristi.

Brooke : Kadın ismi. Bir kadın adı.

Brookings model : Brookings modeli.

Brooked : Kaldırmak. Dere. Katlanmak. Irmak. Tahammül etmek. Su. Çay. Dayanmak. Çekmek.

İngilizce Brooklet Türkçe anlamı, Brooklet eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Brooklet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Beck : Birisini işaretle çağırmak. İşaret etmek. Dere. Baş işareti. Irmak.

Rivulet : Dere.

Creek : Dere. Med-cezir kolu. Koy. Küçük körfez. Küçük bir körfez veya liman. Irmak kolu.

Dingle : Ağaçlıklı küçük dere. İrlanda'da yerleşim yeri.

Bournes : Hedef. Diyar. Amaç. Ülke. Gaye. Memleket. Dere. Su. Sınır.

Brooked : Irmak. Dere. Çekmek. Su. Tahammül etmek. Kaldırmak. Dayanmak. Katlanmak.

Rivulets : Dere.

Brook : Tahammül etmek. Dayanmak. Su. Katlanmak. Çekmek. İzin vermek. Kabul etmek. Dere. Boyu, beslenme teknesi ve aşırı taşkın dışında taşıdığı su niceliği ile en küçük akarsu.

Branch : Kol (bitki). Yayılmak. Dallandırmak. Şirket veya kuruluş adına birtakım etkinlikler yapmakla görevlendirilen kurum veya kuruluş. Branş. Soy ağacındaki yer. Bitkilerin çoğunlukla yapraksız olan, sapın değişik uzunluk veya büyüklükteki küçük sap ve sürgün kısımları. canlıların sınıflandırılmasında kullanılan ve sınıfların bir araya gelmesiyle oluşan birlik, filum, kladus. Kol. Sapma.

 

Brooklet synonyms : streamlets, baden, abbas, runlet, brooking, adel, augusta, adrian, bourne, brooklets, ambrose, creeks, aragon, rilling, dingles, bainbridge, bourns, alamo, streamlet, rille, boston, atlanta, adeling, grindle, arlington, alma, runlets, abba, rill, baldwin, rills, thin stream, branches.

Brooklet ingilizce tanımı, definition of Brooklet

Brooklet kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A small brook.