Bundukmak nedir, Bundukmak ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Sıkılmak, daralmak, sabrı kalmamak.
[Bakınız: buncukmak].
Açlık, susuzluktan bayılacak hale gelmek.
Bundukmak kısaca anlamı, tanımı
Bundu : Çam ağacı veya topraktan yapılmış küçük testi, yuvarlak, kulpsuz testi
Bunduk : Fındık, fındık kadar.
Buncukmak : Sıkılmak, daralmak, sabrı kalmamak. Yüz hafifçe terlemek.
Daralmak : Dar duruma gelmek, küçülmek. Zayıflamak. Güçleşmek, zorlaşmak. Başı dara gelmek, bunalmak. Sıkışmak. Azalmak.
Susuzluk : Susuz olma durumu, kuraklık. Susamış olma durumu.
Sıkılmak : Sıkma işi yapılmak. Sıkıntıya düşmek. Utanıp çekinmek. Can sıkıntısı duymak.
Daralma : Daralmak işi. Geniş ünlülerin, yanlarındaki bazı ünsüzlerin etkisiyle darlaşması: geymek giymek, yene yine gibi.
Sıkılma : Sıkılma işi. Utanma ve çekinme duygusu, hicap.
Buncuk : Biraz, birazcık.
Gelmek : Ulaşmak, varmak. Kazanılmak, sağlanılmak. Akmak. Herhangi bir sırada bulunmak. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Dayanmak, tahammül etmek. İsabet etmek. Ortaya çıkmak, doğmak. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Kadar olmak. İzlemek, takip etmek. Katılmak, eklenmek. Oturmaya, ziyarete gitmek. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Mal olmak. Belli bir süre dolmak. Biriyle birlikte gitmek. Uymak. Getirmek. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Başlamak, ortaya çıkmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Türemek. Belli bir zamana ulaşmak. Görünmek, sanılmak. Düşmek, rast gelmek. Çıkmak, yönelmek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Uygun düşmek. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Olmak, -e uğramak. Sonuç çıkmak.
Susuz : Suyu olmayan, suyu bulunmayan. Yağmursuz, kurak geçen. Su olmadan. Suyu çok az olan. Kars iline bağlı ilçelerden biri. Susamış olan.
Kalma : Kalmak işi. Herhangi bir kimseden veya bir dönemden kalmış olan.
Gelme : Gelmek işi. Gelmiş olan. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Yetişme.
Açlık : Aç olma durumu. Aşırı istek içinde bulunma. Kıtlık.
Dara : Kabıyla birlikte tartılan bir nesnenin kabının ağırlığı. İçinde yük taşınan aracın boş durumdaki ağırlığı. Terazide dengeyi sağlamak için hafif gelen kefeye ağırlık olarak konulan taş, demir, çivi vb., abra.
Susu : Tatsız, tuzsuz (yiyecek).
Hale : Bazı yıldızların, özellikle ayın çevresinde görülen geniş ve aydınlık teker, ayla, ağıl. Hristiyanlıkta aziz sayılanların resimlerinde başları çevresinde çizilen daire.
Sıkı : Dar. Güçlü ve çabuk, hızlı. Disiplin. İyice sıkıştırılmış, doldurulmuş, tıkız, gevşek olmayan. Dikkatli, titiz ve göz yummadan uygulanan. Zorlu, güçlü ve etkili. Cimri. Ağızdan dolma ateşli silahlarda, barut ve kurşunun üstünden namluya sokulup bastırılan bez ve kâğıt parçaları vb. şeylerin tümü. Zorlayıcı durum. Yoğun. İlkelerine çok bağlı, hoşgörüsü olmayan, katı. Sıkıca, iyice.
Diğer dillerde Bunamidin tuzları anlamı nedir?
İngilizce'de Bunamidin tuzları ne demek ? : bunamidine salts

Bu kısımda Bundukmak nedir? Bundukmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Bundukmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Bundukmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.