Burcu bulanmak nedir, Burcu bulanmak ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Dayanma gücünü yitirmek, ağlayacak duruma düşmek.
Burcu bulanmak anlamı, kısaca tanımı
Burc : [Bakınız: burç]. Sürgün, tomurcuk. Kışın hayvanlara yem olarak verilen söğüt, kavak gibi ağaçların yeşil kabuğu, filizi. Ağaç sakızı. Taze dal, filiz. Ökse otu
Bula : Yenge, amca ya da dayı karısı.
Bulanma : Bulanmak işi.
Bulanmak : Bulama işine konu olmak, her yanı bir şeyle kaplanmak. Parlaklığını ve açıklığını yitirmek. Karışmak. Duruluğunu yitirmek. Mide bulantısı olmak.
Burcu : Güzel koku, ıtır.
Dayanma gücü : Bir kimseye veya bir şeye katlanabilme sınırı, takat sınırı.
Yitirmek : Ne olduğunu, nerede bulunduğunu bilememek, kaybetmek. Bazı nitelik veya özelliklerin yok olması durumuna uğramak, kaybetmek. Yanlış yola girmek, kaybolmak. Yakın birini ölüm sonucu kaybetmek.
Yitirme : Yitirmek işi.
Dayanma : Dayanmak işi.
Düşmek : Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek. Fırsat çıkmak. Bazı deyimlerde "yürümek, birlikte gelmek" anlamlarında kullanılan bir fiil. Aşırı ilgi ya da sevgi göstermek. Vurmak, değmek, rastlamak. Bulunmak. Hızı, gücü, değeri azalmak. Yakışmak, uygun gelmek. Düşkünleşmek. Kötü bir sebeple istenmeden bir yerde bulunmak. Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak. Uğramak, kapılmak. Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak. Yere devrilmek, yere serilmek. Atlanmak, aradan çıkmak, eksik kalmak. Eksilmek. Olmak, olumsuz bir duruma girmek. Bir yere ansızın gelmek, damlamak, tesadüfen gelmek. Telefon, sanal ağ vb. alanlarda bağlantı kurmak. Alışmak, müptela olmak. Belirli zamana rastlamak. Bayağılaşmak. Isı, basınç, ateş vb. eksilmek, azalmak. Bir bölüşme sonunda payına ayrılmak. İşbaşından uzaklaşmak. Yakışık almak. Vakti gelmeden ölü doğmak. Kötü yola girmek. Ödevi veya yetkisi içinde bulunmak. Savaşta savunulmaz duruma gelerek teslim olmak. Biriyle yaşama, çalışma, birlikte olma durumunda kalmak. Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek. Yağmak.
Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.
Düşme : Düşmek işi.
Gücün : Dara dar. Güçlükle, ancak, zorla.
Yiti : Çok acı ya da ekşi. Tatlı. Tadı sertleşmiş, keskinleşmiş: Bu sirke çok yiti. Koyu: Sarının yitisini aldım. İyi, güzel, yaman. Keskin. [Bakınız: iti].
Daya : Çocuğa bakan dadı, sütnine, taya.
Gücü : Bez tezgâhında ipliği ayarlayan tezgâh tarağı.
Duru : Bulanıklığı olmayan, temiz, berrak. Pürüzsüz (ten). Arınmış, karışık olmayan (dil, üslup vb.).
Diğer dillerde Buprofezin anlamı nedir?
İngilizce'de Buprofezin ne demek ? : buphrofesin

Bu kısımda Burcu bulanmak nedir? Burcu bulanmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Burcu bulanmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Burcu bulanmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.