Cestodaria nedir, Cestodaria ne demek

Cestodaria; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Cestoidea sınıfında bulunan balık ve seyrek olarak sürüngenlerde parazitlenen, halkalanma göstermeyen, tek bir genital organ takımına sahip, hermafrodit, var olduğunda iyi gelişmemiş bir tutunma organına sahip, larvaları 5 çift çengel taşıyan alt sınıf.

Teknik terim anlamı:

Segmentsiz şerit.

Cestodaria tanımı, anlamı

Cestoda : Segmentli şerit. Şeritler

Segmentsiz şerit : Cestoidea sınıfı şeritlerin tek parçadan oluşan şeritleri kapsayan alt sınıfı, tek parçalı şerit, Cestodaria.

Sürüngenler : Omurgalıların, suda ve karada yaşayabilen yılan, kertenkele, kaplumbağa, timsah gibi yerde sürünerek veya yürüyerek ilerleyen sınıfı.

Hermafrodit : [Bakınız: er dişi]. Er dişi. Erkek ve dişi birincil cinsiyet karakterlerini birlikte bulunduran. [Bakınız: erdişi].

Halkalanma : Halkalanmak işi.

Cestoidea : Ağız, sindirim sistemi ve kütikülar olmayan bir vücut örtüsünün bulunmasıyla ayırt edilen, Cestodaria ve Cestoda olmak üzere iki alt sınıfa sahip yassı solucan sınıfı.

Alt sınıf : Bir sınıf içinden ayrılan ikinci derecedeki sınıf. Toplumda sosyal ve ekonomik açıdan gerilerde kalan insan topluluğu.

Sürüngen : Sürünerek giden (hayvan). Yere yatay olarak uzanan (sap veya kök).

 

Gösterme : Göstermek işi. Teşhir, sergileme.

Parazit : Asalak. Radyo, televizyon, telsiz vb. aygıtların yayınına karışan yabancı ses veya cızırtı. Herhangi bir işte, olayda sorun çıkaran kimse.

Taşıyan : Çek, ödek ve benzeri tecim belgitlerinden kendisine verilmiş ve aktarılmış bulunanların iyesi olan kişi.

Tutunma : Tutunmak işi.

Segment : Bir organ, yapı veya bütünün doğal veya yapay olarak sınırlanmış her bir bölümü. [Bakınız: bölüt]. Bölüt.

Genital : Üreme ile ilgili. Üremeyle ilgili, üremeye ait. Üreme organlarına ait, tenasül uzuvlarına ait, tenasül uzuvları.

Sürünge : Fırın süpürmeye yarayan, ucunda paçavra bulunan sırık. [Bakınız: sönge]. Fırın süpürmeye yarayan ucunda bez bulunan sopa.

Gelişme : Gelişmek işi, inkişaf, neşvünema, tekâmül, evolüsyon. Olan biten şey. Yazılarda giriş bölümlerinden sonra konunun türlü yönlerden açılıp genişlediği, zenginleştiği, olgunlaştığı bölüm.

Seyrek : Benzerleri veya parçaları arasında çok aralık bulunan, aralıklı, sık karşıtı. Çok bulunmayan, az rastlanan, nadir. Aralıklı olarak, aralıklı bir biçimde, arada sırada, binde bir, nadir, nadiren, bayramdan bayrama, bayramda seyranda.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Segmen : Köyden köye gelin almaya giden güvey yanlısı, atlı, davullu, zurnalı, silahlı ve cepken giyinmiş delikanlı alayı.

Şerit : Dar, uzun dokuma veya kumaş parçası. Bir kara yolunda trafik çizgileri ile ayrılmış bölümlerden her biri. Şeritgillerden, vücudu yassı, birbirine kenetlenmiş boğumları bulunan ve bazısı metrelerce boyda olan bir bağırsak asalağı, tenya, sığır tenyası, sığır şeridi, abdestbozan. Dar, uzun kıyı parçası. Herhangi bir maddenin dar, düz, ince ve uzun parçası.

Diğer dillerde Cesareti kırılmış emek önsavı anlamı nedir?

İngilizce'de Cesareti kırılmış emek önsavı ne demek ? : the discouraged worker hypothesis