Cestoidea nedir, Cestoidea ne demek
Cestoidea; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Ağız, sindirim sistemi ve kütikülar olmayan bir vücut örtüsünün bulunmasıyla ayırt edilen, Cestodaria ve Cestoda olmak üzere iki alt sınıfa sahip yassı solucan sınıfı.
Cestoidea anlamı, kısaca tanımı
Sindirim sistemi : Organizmada besin maddelerinin sindirilip emilmelerini ve geri kalan atıkların dışarı atılmalarını sağlayan organların bütünü, sindirim aygıtı
Yassı solucan : Alttan ve üstten basık, bilateral simetrik, bölütsüz, vücut boşluğu, trematodlar hariç sindirim sistemi, iskelet, solunum ve dolaşım sistemleri bulunmayan, anüsleri oluşmamış, kimisi serbest, kimisi asalak yaşayan, asalak olanlarda döl değişimi ve başkalaşım görülen, vücut yüzeyi tegumentle kaplı, boşaltı sistemi olarak görev yapan bir protonefridyuma sahip, genellikle hermafrodit olan, türbelarlar (Turbeleria), trematodlar (Trematoda), şeritler (Cestoda) olmak üzere üç sınıfı içine alan bir bölüm, yassı kurtlar. 2. Platyhelminthes şubesinde bulunan herhangi bir üye.
Cestodaria : Segmentsiz şerit. Cestoidea sınıfında bulunan balık ve seyrek olarak sürüngenlerde parazitlenen, halkalanma göstermeyen, tek bir genital organ takımına sahip, hermafrodit, var olduğunda iyi gelişmemiş bir tutunma organına sahip, larvaları 5 çift çengel taşıyan alt sınıf.
Alt sınıf : Bir sınıf içinden ayrılan ikinci derecedeki sınıf. Toplumda sosyal ve ekonomik açıdan gerilerde kalan insan topluluğu.
Sindirim : Besinlerin çeşitli enzimlerle eritilerek, parçalanarak ince bağırsakta emilebilir, kana karışabilir duruma gelmesi için uğradıkları fiziksel ve kimyasal değişikliklerin bütünü, hazım.
Kütiküla : Dericik, ince deri. Nematodlarda, pentastomidlerde, eklem bacaklılarda (kene, akarlar, böcekler ve kabuklular) hipodermisin altında organize olmuş hücreler tarafından salgılanan, hücresiz filamentöz kitinle birlikte veya kitinsiz olarak bulunan bir çeşit vücut örtüsü. Kıl ucuna kadar uzanan ve uzunlamasına kesitinde testere ağzı gibi dişli, ince tek katlı keratinleşen tabaka.
Solucan : Yuvarlak veya yassı, uzun kurtlara verilen genel ad.
Kütikül : Yaprakların her iki yüzünde bulunan ve suyu sızdırmadığı için bitkinin kurumasına engel olan ince zar. Kabukluların ve böceklerin örteneğinin koruyucu, kitinli katmanı.
Cestoda : Segmentli şerit. Şeritler.
Bulunma : Bulunmak işi.
Olmaya : Yapılmamış ola, görülmemiş ola.
Sistem : Düzen. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. Model, tip. Dizge. Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat. Yol, yöntem.
Yassı : Yayvan ve düz.
Sınıf : Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Derslik. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas.
Olmak : Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Gerçekleşmek ya da yapılmak. Yol açmak. Sarhoş olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bulunmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sürdürmek, yürütmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Geçmek, tamamlanmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Uymak, tam gelmek.
Sindi : Makas. Şimdi (bk. şimdi).
Vücut : İnsan ya da hayvan gövdesi, beden. Var olma, varlık.
Ayırt : Fark. Süzgeç, kevgir. Yol ya da su yollarının birleştiği yer, ayrım. [Bakınız: ayırdım]. Kıyı, çizgi, sınır: Yolun ayırdında beni bekle. Hastayı iyileştireceği ya da öldüreceği inancıyla yedirilen yiyecekler.
Sahip : Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik. Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse. Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil. Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse.
Üzere : Amacıyla. Neredeyse. Şartıyla. Gibi.
Diğer dillerde Cesareti kırılmış emek önsavı anlamı nedir?
İngilizce'de Cesareti kırılmış emek önsavı ne demek ? : the discouraged worker hypothesis

Bu kısımda Cestoidea nedir? Cestoidea ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Cestoidea tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Cestoidea hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.