Citek nedir, Citek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kuşları canlı avlamak için yapılmış tahta parmaklıklı tuzak.

Citek tanımı, anlamı

Parmaklıklı : Parmaklığı olan

Parmaklık : Dik ve biraz aralıklı olarak yan yana dizilmiş tahta, demir vb. çubuklarla yapılmış bölme veya korkuluk. Kesik veya yara bulunan parmağı korumak için üzerine geçirilen, çoğunlukla plastik kılıf.

Parmaklı : Parmağı olan.

Avlamak : Bir avı diri veya ölü olarak ele geçirmek. Tuzağa düşürmek, kurnazlıkla kandırmak.

Parmak : İnsanda ve bazı hayvanlarda ellerin ve ayakların son bölümünü oluşturan, boğumlu, oynak, uzunca organların her biri. Koyu sıvılara daldırıp çıkarıldığında bu organa bulaşan miktar kadar olan. İnç. Eni bu organ kadar olan. Bir işe karışmış olma ilgisi. Bir tekerleğin merkezinden çemberine kadar uzanan çubukların her biri. Arşının yirmi dörtte biri.

Avlama : Avlamak işi. Voleybolda karşı oyuncuların boş bıraktığı ve yetişemeyeceği yere topu yavaşça indirip sayı kazanma.

Kuşlar : Çok hücreli hayvanlardan, omurgalıların geniş bir sınıfı.

Kuşla : Köpeğe verilen “yat"emri.

Canlı : Canı olan, diri, yaşayan. Hareketli, hayat dolu, dinamik. Güçlü, etkili. Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan. Dikkat çekici, göz alıcı, parlak (renk), ateş parçası. Canlı yayın. Hareketli, hayat dolu, dinamik bir biçimde.

 

Tuzak : Kuş veya yaban hayvanlarını yakalamaya yarayan araç veya düzenek. Birini güç ve tehlikeli bir duruma düşürmek için kurulan düzen, komplo.

Tahta : Çeşitli işlerde kullanılmak üzere düz, enlice, uzun ve az kalın biçimde işlenmiş ağaç parçası. Bu ağaçtan yapılmış. Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh. Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme, ağaç. Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer. Kara tahta.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Taht : Hükümdarların oturduğu büyük, süslü koltuk. Hükümdarlık makamı, hükümdarlık.

Avla : Ağıl. Ağız. Bahçelerin etrafına ağaç ve ince dallardan yapılan çit, engel. Ay ağılı, hale: Bugün ayda avla var. Bahçelerin etrafına ağaç ve ince dallardan yapılan çit, engel. 3.İnce, uzun çam ağacı veya direk, sırık. Dam merteklerinin küçüğü. Tahta perde. [Bakınız: avıl]. Avlu, evlerin küçük bahçesi. Tahıl yıkamak için su kenarına yapılan beton ark, küçük havuz. Balık tutmak için ırmaklarda taşla çevrilen daire. 1. Ahırda hayvanların yem yediği yer. Çerçeve, çevre: Aklının avlası o kadarcık. Bahçe, bağ çevresine ağaç ve ince dallardan yapılan çit. Ağıl içindeki kuzu bölmesi (Ç. Çiftliği). Koyun ağılı. Bahçeleri çeviren dal, tahta sınır, çit. (Dodurga Bozüyük Bilecik) (avlak) : (İnköy Kütahya). [Bakınız: avlağı].

 

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

Diğer dillerde Cismin sonlu genişlemesi anlamı nedir?

İngilizce'de Cismin sonlu genişlemesi ne demek ? : finite-dimensional extension field