Cofcof nedir, Cofcof ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Gösteriş, parlaklık.
[Bakınız: cof].
Süs, süs eşyası.
Ağız kalabalığı, gevezelik.
Cofcof anlamı, kısaca tanımı
Cofcoflu : Gösterişli, renkli, parlak
Cofcofu : Gösteriş, parlaklık.
Ağız kalabalığı : Birbirini tutmayan gereksiz sözler.
Gevezelik : Geveze olma durumu, zevzeklik, lafazanlık. Düzensiz, gelişigüzel konuşma, yazma.
Parlaklık : Parlak olma durumu, revnak. Bir ışık kaynağının verdiği ışığın, göz gibi bir alıcının üzerinde yaptığı etki. İlgi ve dikkat çekici olma durumu.
Gösteriş : Gösterme işi. Başkalarını aldatmak, şaşırtmak, korkutmak veya kendini beğendirmek için birinin yaptığı yapay davranış, çalım, alım çalım, kurum. Görkem. Göze çarpıcı nitelik, göz alıcılık.
Gösteri : İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun. Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılmış olan sunum, demonstrasyon, demo. Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat. Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi. Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerin yer aldığı eğlence, şov. Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş.
Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.
Parlak : Parlayan, ışıldayan. Temiz ve ışıklı. Göze çarpacak kadar başarılı. Yüzü güzel (oğlan).
Kalaba : Kalabalık.
Geveze : Çok konuşan, çenesi düşük, gevşek ağızlı, lafçı, lafazan, zevzek, lakırtı ebesi, ağız kavafı, lakırtı kavafı, çene kavafı, cır cır, çaçaron. Sır saklamayan, boşboğaz, ayran ağızlı.
Gevez : Sürü hayvanlarının boynuna takılan küçük çan.
Parla : Işık saç, ışılda, ün kazan, tanın anlamlarında kullanılan bir isim.
Kala : Kaldığında.
Geve : Kahve. Halı. Budanan dallarda kalan kuru uç. Saban okuna takılan çivi. Kağnı tekerinin dışarı fırlamaması için, dingil başına geçirilen demir çivi. (Çakı Gelendost Isparta). Halı. (Susuz Kars).
Ağız : Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
Eşya : Türlü amaçlarla kullanılan, insan yapısı, taşınabilir cansız nesneler.
Cof : Gösteriş, parlaklık. Eli açık, cömert. Şakacı.
Süs : Süslemeye, süslenmeye yarayan şey, bezek, süs püs. Anlamı zenginleştiren edebiyat sanatı. Güzellik veren, güzelleştiren şey. Süsleme veya süslenme işi.
Diğer dillerde Coe no anlamı nedir?
İngilizce'de Coe no ne demek ? : council of europe association no

Bu kısımda Cofcof nedir? Cofcof ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Cofcof tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Cofcof hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.