Compels türkçesi Compels nedir
- Mecbur etmek.
- Zorunda bırakmak.
- İcbar etmek.
- Mecbur bırakmak.
- Zorlamak.
Compels ingilizcede ne demek, Compels nerede nasıl kullanılır?
Compel attention : Dikkatleri üzerine toplamak.
Compel : Mecbur bırakmak. Gerektirmek. Zorlamak. İcbar etmek. Mecbur etmek. Zorunda bırakmak.
Compellable : Etkilenebilir. İcbar edilebilir. Mecbur edilebilir. Zorlanabilir.
Compellation : İsim. Adlandırma. Ad. Ünvan. Hitap.
Compellative : Çağırma.
Compeller : Aşırı derecede etkileyen kimse. Mecbur eden kimse. Zorlayıcı.
Comped : Comp. Daktilo yazısını belirlemek veya düzenlemek (baskı). Caz solistine doğaçlama şeklinde eşlik etmek (müzik terimi). Ücretsiz sağlamak. Karşılıksız hediye veya hizmet ile sağlamak.
Be compelled : Mecbur edilmek. Mecbur olmak.
Uncompelling : Etkili olmayan. Yardımsever olmayan. Güçlü bir etki olmaksızın. Zorlayan. Tesirli olmayan. Nazik olmayan.
Being compelled : Zorlanma. Zorlanmış olma. Mecbur bırakılmış olma.
İngilizce Compels Türkçe anlamı, Compels eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Compels ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Browbeat : Yıldırmak. Kabadayılık etmek. Sert bakarak korkutmak. Gözdağı vermek. Göz dağı vermek. Gözünü korkutmak. (birisini) sindirmek. Sert bakış ya da sözlerle gözünü korkutmak. Ters bakışla korkutmak.
Obligate : Bağlı. Mecbur. Obligat. Zorunlu. Borçlu kılmak. Borç altına sokmak. Zorunlu hale getirmek.
Bullying : Sataşma. Zulmetmek. Korkutma. Dayılık. Efelenme. Zorbalık etmek. Tehdit. Zorbalık. Fiziksel şiddet.
Apply : Koymak. Kullanmak. Gitmek (birine). Kendini vermek. İlgisi olmak. Etkili olmak. Uygulamaya koymak. Yaymak. Sürmek.
Bullied : Sindirilmiş. Korkutulmuş. Zorbalık etmek. Gözü korkutulmuş. Zulmetmek.
Constrain : Tutmak. Alıkoymak. Menetmek. Bağlamak. Kısıtlamak. Baskı yapmak. Engellemek.
Pressure : Tazyik. Sıkma. Baskı yapmak. Sıkıntı. Darlık. Sıkışma. Çatmadan "doğru dürtüş"e geçmek için, karşı namlunun esnek bölümünü apansız bastırma ya da yana itme. Baskılamak. Baskı yapmak (birine).
Move : Bilgisayar, bilişim, uzay alanlarında kullanılır. Taşıma. Veriyi ana bellekte bir yerden başka bir yere aktarma. Kımıldamak. Hamle. İlerlemek. Hareket ettirmek. Duygulandırmak. Oynatmak. Teklif etmek.
Induce : Uyarmak. -e ikna etmek. İndüklemek. Sebep olmak. Kandırıp bir şey yaptırmak. Kışkırtmak. -e neden olmak. Sonuç çıkarmak. İkna etmek. Neden olmak.
Go for : Takdir etmek. Elde etmeye çalışmak. Gayret etmek. Peşinden koşmak. Dil uzatmak. Bulmak. Çabalamak. Çıkmak. Tercih etmek. Gezmeye çıkmak.
Compels synonyms : vie, compel, clamour down, run, shame, reduces, bring pressure to bear on, run off, impose, coercing, have, bully, cause, obliges, reduce to, stimulate, hale, touch, bring to terms, squeeze, act, match, be urgent with somebody, bludgeons, contend, bullies, clamor, race, constrains, enforces, try for, cow somebody into, thrust.
Compels zıt anlamlı kelimeler, Compels kelime anlamı
Refrain : Çekinmek. Kaçınmak. Nakarat. Frenlemek. Geri durmak. Kendini tutmak. Sakınmak. Alıkoymak.
Exempt : İstisna etmek. Serbest. Özgür. Ayrılık. Dışında bırakmak. Muaf tutmak. Muaf. Çürüğe çıkarmak. Bağışıklık. Gümrük bildirmeliğinde sıfır olan vergi oranı. yurda, kesin olarak ve gümrük vergisi alınmadan sokulan mal.
Disobey : Dinlememek. Karşı gelmek. -e uymamak. İtaatsizlik etmek. Riayet etmemek. İtaat etmemek. İhlalde bulunmak. Söz dinlememek. Uymamak.
Compels antonyms : disoblige, violate.

Bu kısımda Compels kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Compels ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Compels anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Compels ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.