Convergentia türkçesi Convergentia nedir
- Veterinerlik alanında kullanılır.
- Konvergensiya.
- Embriyolojik bir dokunun morfogenetik hareketleri oluşturarak birbirine yaklaşması ve dokuların benzer karakterlere dönüşmesi.
Convergentia ingilizcede ne demek, Convergentia nerede nasıl kullanılır?
Convergent filter : Yakınsak süzgeç.
Convergent integral : Yakınsak tümlev. Yakınsak integral.
Convergent lens : Gelen koşut ışınları eksene doğru kırarak birbirine yaklaştıran, kenarları ortasından daha ince olan mercek çeşidi. Yakınsak mercek. Bk. tümsek mercek. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Convergent product : Uygun ürün. Anlık ölçerlerinde doğru sayılan ve beklenene uygun düşen yanıt. bk. aykırı ürün.
Convergent sequence : Yakınsak dizi.
Non convergent series : Yakınsamaz seri. Iraksak seri.
Convergent series : Yakınsak seri. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yakınsak dizi. Terimleri sonsuza dek toplandığında belirli bir sayı veren dizi.
Nonconvergent : Birleşmeyen. Sonlu limiti olmayan (matematik). Bir noktada birleşmeyen. Bir noktaya yönelmeyen. Yakınsak olmayan.
Convergence : Yakınsama. Bir noktada birleşme. Yöndeşme. Kavuşma. Tavan oturması. Bir çekitte birleşme. Çakışma. Bir dizinin ilk n teriminin toplamının, n sonsuza giderken sonlu bir ereye yaklaşması. bir ışıksal dizgenin odak uzaklığının tersi. İki ayrı halk kültürü, olay ya da ürününün zamanla birbirine benzemesi, bk. koşut gelişim. Yakınlaşım.
Convergence almost surely : Hemen hemen kesin yakınsama.
İngilizce Convergentia Türkçe anlamı, Convergentia eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Convergentia ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.
Oblique : Mail. Meyletmek. Eğik, eğimli. Dolaylı. Eğik. Yansı. Dolambaçlı. Eğilim. Sallanma. Eğri.
Confluent : Bitişik mukozit. Birleşen. Bir başka akarsuyla birleşen akarsu. İki akarsuyun birbirine karıştığı, birinin ötekine eklendiği yer. Akarsu kavşağı. Birbirine akarak birleşen (akarsu vb). Birbirine karışan akarsu. Birlikte akan. Birbirine karışan.
Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.
A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.
A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.
A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.
Abaxial : Aks kemiği dışında. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak. Abaksiyal. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksen dışı. Eksendışı.
Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.
Abdominal distention : Karın gerginliği. Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.
Convergentia synonyms : abattoir, focused, focussed, a clay, merging, a c deformity, abdominal pain, a dna, a amplitude mod, abdominal fat necrosis, abdomen.
Convergentia zıt anlamlı kelimeler, Convergentia kelime anlamı
Divergent : Fizik, uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sf tv. ortak bir yol ya da noktadan ayrı yönlere gidip uzaklaşan. Çeşitli. Birbirine karşı. Dıvergent. Iraksak. Birbirinden ayrılan. Farklı. Görüntüyü uzaklaştırma özelliği taşıyan, (mercek vb). Diverjan.
Parallel : Paralel olarak koymak. Paralel olmak. Seki. Örnek. Benzer. Bir düzlemde kesişmeden ilerleyen, iki ya da daha çok sayıdaki doğruların ya da ışınların özelliği. Karşılaştırmak. Benzemek. Enlem. Kıyaslamak.
Perpendicular : Dikme. Düşey. Şakuli. Doğru. Dikey. Amudi. Bir noktadan bir çizgiye ya da bir yüzeye dik açı altında inen doğru. Dikey çizgi. Dik.

Bu kısımda Convergentia kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Convergentia ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Convergentia anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Convergentia ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.