Cumba nedir, Cumba ne demek

Cumba; bir mimarlık terimidir.

"Cumba" ile ilgili cümle

  • "Yola uzanan cumbaların altındaki destekler büyükannelerimizin sarkık gerdanlarına benzerdi." - A. Ş. Hisar
  • "Nihayet dün gece komşu kadın cumbadan seslendi." - M. C. Kuntay

Yerel Türkçe anlamı:

Taneleri dökülmemiş fıstık salkımı.

Evlerde yüklük ile tavan arasında kalan boşluk.

Köşebaşı.

Evlerde kafesle çevrili çıkıntı.

Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:

(Mimarlık) Yapıların yerkatı üstündeki katlarında, anaduvarların dışına, sokağa doğru çıkıntı yapmış oda. Cumbaların üstü örtülü, önü açık ya da kafeslidir. a. bk. balkon şahniş.

İngilizce'de Cumba ne demek? Cumba ingilizcesi nedir?:

coving

Cumba hakkında bilgiler

Cumba, eski Türk evlerinde zemin katın üzerindeki birinci ya da müteakip katlarda dışa taşan kafesli oda bölmesi.

Dışa taştığı için alttan desteksiz kalan cumba, çökmelere karşı binanın ön cephesine yaslanan payandalarla desteklenirdi.

Türk mimarisinin ağırlıklı olarak ahşaba dayandığı dönemlerde yoğun olarak kullanılan ve şehirlerdeki türk mahallelerine damgasını vuran bu üslup, taş ve betonarme yapılar yaygınlaştıkça terkedilmeye başlanmıştır.

 

Cumba tanımı, anlamı:

Kafesli : Kafesi olan veya kafes biçiminde olan.

Cumbadak : Ses çıkararak.

Cumbalak : Takla.

Cumbalama : Cumbalamak işi.

Cumbalamak : Bir parçanın dar kenarındaki testere izi vb. girinti ve çıkıntıları düzeltmek.

Cumbalatma : Cumbalatmak işi.

Cumbalatmak : Cumbalama işini yaptırmak.

Cumbalı : Cumbası olan (yapı).

Cumbasız : Cumbası olmayan (yapı).

Duvar : Engel. Sonuç alınamayan yer. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem.

Çıkıntı : Bir metni düzeltmek veya ona bir şey eklemek için satır dışına yazılan yazı, çıkma. Bir yüzeyde ileri doğru çıkan bölüm. Her şeye itiraz eden, huzursuzluk çıkaran (kimse). Kambur.

Balkon : Tiyatro, sinema vb. büyük salonlarda asma kat. Vücudun göğüs veya göbek bölümü. Bir yapının genellikle dışarıya doğru çıkmış, çevresi duvar veya parmaklıkla çevrili bölümü.

Pencere : Yapıları veya tren, vapur vb. ulaşım araçlarını aydınlatmak, havalandırmak amacıyla yapılan, çerçeve, cam, panjur, perde gibi eklentilerle daha kullanışlı bir duruma getirilen açıklık.

Hiza : Doğru bir çizgi üzerinde bulunma durumu.

Bölüm : Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Çağ, devir. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım.

 

Türk : Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan, Türkçenin değişik lehçelerini konuşan soy ve bu soydan olan kimse. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan halk ve bu halktan olan kimse.

Cumba toplusu : Camekân.

Cumbak : Yağmur sularının biriktiği küçük çukurlar.

Cumbalak aşmak : Takla atmak.

Cumbar : Dokuma tezgâhlarında bezi gerdirmek için kullanılan iki tarafı dişli bir aygıt. [Bakınız: çımbar]

Cumbarluh : Bataklık

Diğer dillerde Cumba anlamı nedir?

İngilizce'de Cumba ne demek? : [Cumba District] n. bay window, bow window, alcove, oriel, oriel window, spur

Fransızca'da Cumba : fenêtre en encorbellement, bow-window [le]

Almanca'da Cumba : n. Erker

Rusça'da Cumba : n. эркер (M)