Dönümcül oran nedir, Dönümcül oran ne demek
Dönümcül oran; Yöntem Bilimi alanında kullanılan bir sözcüktür.
Teknik terim anlamı:
Likert ölçeğinde ölçek -değer ayrımının yanı sıra, sınarın ayırt edici özelliğini saptamak üzere yargısına başvurulanların ilk ve sonçeyreklik kesimlerinde, ilgili sınarın kullanılan yoğunluk ölçeğinin seçeneklerine göre gösterdiği dağılımı ölçüye vuran sayımsal ölçüm.
Dönümcül oran kısaca anlamı, tanımı
Dönü : Koşu yolunda, her bir dönüşe verilen ad. Genellikle 400 m. olur. Birinci gelecek güreşçiyi seçmek için, karşılaşmalarda, aynı kilodaki güreşçiler arasında, yenilenlerin elenmesini sağlamak üzere yapılan güreş dizisi. Bir üst duruma geçecek kılıçoyuncularının belli olması için , her basamakta yinelenen küme içi yarışmalarına katılan yarışmacıların yer aldıkları, eşit değerdeki kümelerden oluşan birlik. Temel parçacıkların ya da çekirdeğin açısal devinim büyüklüğünü belirtmekte kullanılan ve yüklerin parçacık ekseni çevresinde dönmesine ilişkin bir nitelik. [Bakınız: spin]. Birçok keseklerden meydana gelen bir koşuğun her keseğine denir. Yarışlıkta yapılan yarışlarda, her bir dönüşe verilen ad. Yarışma ve karşılaşmaların sayı, zaman ya da mesafelere göre tekrarlanan birimleri. Tövbe
Dönümcül : Bir oluşumun yerini bir başkasına bıraktığı, bir değerin yeni bir değere dönüştüğü dönüm noktasına ilişkin olan.
Dönüm : Dönme işi. Eni boyu kırkar mimar arşını olan alan ölçüsü. Gidip gelme ile yapılmış olan bir işin her seferi. 1000 m² 'lik bir alan ölçüsü. Tekrarlanan belli bir olayın tamamlanması ve yenisinin başlaması.
Oran : Büyüklük, nicelik, derece bakımından iki şey arasında veya parça ile bütün arasında bulunan bağıntı, nispet, rasyo. İki şeyin birbirini tutması, karşılıklı uygunluk, tenasüp. İki büyüklük, iki nicelik arasındaki bağıntı. Akıl yoluyla gerçeğe yakın olduğuna inanılarak verilen yargı, tahmin.
Yoğunluk ölçeği : Belirli bir tutum konusunda yanıtlayıcının ilgili anlatıma katılıp katılmadığını saptamakla kalmayarak aynı zamanda yandaşlık ya da karşıtlığının düzeyini de belirleyen ölçek.
Likert ölçeği : Yanıtlayıcılara sunulan sınarlara katılıp katılmadıklarını sormakla kalmayarak her anlatıma eklediği bir yoğunluk ölçeğiyle yanıtların yandaşlık ya da karşıtlık düzeylerini de saptayan yoğunluklu tutum ölçeği, bk. toplanmış değerlemeler ölçeği.
Sonçeyreklik : Bir dizi ya da dağılımda gözlemlerin son dörtte birinin üstünde kaldığı çeyreklik değer. bk. ilkçeyreklik.
Ayırt edici : Ayırıcı özellik gösteren, ayırıcı özelliklere dayanan, diferensiyel.
Yanı sıra : Birlikte. Yanında, beraberinde.
Sayımsal : Sayımlama veya sayım bilimi ile ilgili olan.
Saptamak : Bir şeyi belirgin kılmak, tespit etmek. Bir şeyi sağlam bir biçimde yerleştirmek, oynamaz duruma getirmek, tespit etmek.
Yoğunluk : Yoğun olma durumu. Bir cismin birim hacminin kütlesi, gravite. Yoğun bir maddenin özelliği, kesafet.
Başvuru : Başvurma işi, müracaat. Bilgi sahibi olmak için bir kaynağı kullanma, bilgiye ulaşma, referans.
Dağılım : Dağılarak birbirinden ayrılma. Birleşiminde kütle içinde tamamen eşit olarak dağılmış gerçek veya koloidal eriyik biçiminde başka bir madde bulunan katı, sıvı veya gaz durumundaki bütün cisimler. Bir toplumda, bir kümede incelenen bir veya birçok özelliğin zamana, yere, seçilen herhangi bir değişkene göre hesaplanan sayısal ve oransal dağılışı. Bir ses biriminin, anlam biriminin değişik kullanım veya bağlamlardaki çevrelerinin tümü. Mal üretiminde, katkıda bulunanlara, üretilen mallardan herhangi bir ölçüde verilmesi, dağıtılması. Paylaşım.
Saptama : Saptamak işi, tespit. Gümüş bromür kalıntılarını eritmek için filmin kimyasal bir eriyikten geçirilmesi.
Seçenek : Birinin yerine seçilebilecek bir başka yol, yöntem, tutum, alternatif, opsiyon.
Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.
Sınarı : Aşağılık, bayağı, yoksul, akıl yoksulu. Kendisi gibi, benzeri, arkadaş, hemhâl, akran, emsâl.
İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.
Saptam : Bir olay, işlem ya da bileşimin, değişken ve etkenlerinin nicelik ve niteliklerini belirleme.
Diğer dillerde Dönümcül oran anlamı nedir?
İngilizce'de Dönümcül oran ne demek ? : critical ratio

Bu kısımda Dönümcül oran nedir? Dönümcül oran ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Dönümcül oran tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Dönümcül oran hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.