Dürmeç nedir, Dürmeç ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

İçine katık konularak sarılmış yufka ekmeği.

Birçok pamuk demetinin bir araya sarılmasından meydana gelen yığın.

İçine katık konularak sarılmış, durulmuş yufka ekmeği. ET düremeç.

Dürmeç kısaca anlamı, tanımı

Dürme : Dürmek işi. Lahana. Gözleme

Dürmeç etmek : Dürüm yapmak.

Dürmeç hayırı : İçine etli pilav konularak hayır için dağıtılan yufka.

Yufka ekmeği : Pideden daha ince açılan bir çeşit ekmek.

Durulmuş : Sivas ilinde, Hafik ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Sarılma : Sarılmak işi.

Bir ara : Kısa bir süre. Geçmiş bir zamanda.

Düremeç : İçine katık konularak sarılmış yufka ekmeği.

Birçok : Oldukça çok, sayısı belirsiz, bir hayli, müteaddit.

Meydan : Alan, saha. Fırsat, imkân ya da vakit. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri.

Katık : Ekmekle karın doyurmak gerektiğinde, ekmeğe katılan peynir, zeytin, helva vb. yiyecek. Yağı alınmış yoğurt, ayran.

Yufka : Oklava ile açılan ince, yuvarlak hamur yaprağı. Sacda pişen bir ekmek türü. Zayıf, ince, dayanıksız.

Pamuk : Ebegümecigillerden, koza biçimindeki meyvesi üç, dört, beş dilimli olan, sıcak bölgelerde yetişen tarım bitkisi (Gossypium). Bu tellerin işlenmiş biçimi. Yere serili halı, kilim vb. yaygıların üzerinde oluşan, uçuşabilen toz kümecikleri, hav. Bu bitkinin işlenmiş biçiminden yapılmış. Bu bitkinin tohumlarının çevresinde oluşmuş ince, yumuşak tellerin adı.

 

Yığın : Bir şeyin yığılmasıyla oluşturulan küme, tepe. Birçok kimsenin veya nesnenin bir araya gelmesiyle oluşan kalabalık, küme, kitle, kütle.

Gelen : Gelme işini yapan (kimse ya da nesne). Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).

Demet : Bağlanarak oluşturulmuş deste, bağlam. Uzunlamasına birbirine bitişik olarak bir arada bulunan sinir ve kas telleri topluluğu. Bitki ya da çiçek destesi. Bir atomun parçalanmasından doğan elektriklenmiş taneciklerin yörüngelerinden oluşan ışık topluluğu. Üstün yapılı bitkilerde öz suların akmasına yarayan, bitkiye desteklik eden damarlı veya lifli kordon.

Durul : Tortu. “Berrak, saf duruma gel” anlamında kullanılan bir isim”.

İçine : İçin edatı.

Yığı : Başağın taneli kısmı, taneleri. “Yığı etdik, yedik. İstenildiğinde kullanılmak üzere yığınlanmış bilgi.

Düre : Ekinleri tazeyken yiyen bir çeşit kurt, böcek.

Diğer dillerde Dürit anlamı nedir?

İngilizce'de Dürit ne demek ? : durite