Dağıtılmamış terim nedir, Dağıtılmamış terim ne demek

Dağıtılmamış terim; Mantık alanında kullanılan bir kelimedir.

Teknik terim anlamı:

Bir özne-yüklem önermesinin bir teriminin dağıtılmamış olması, bu terimin özne-yüklem önermesinin yasal biçiminde olumsuzlamalı olarak geçmemesi demektir. dağıtılmış terim. Örn.

Dağıtılmamış terim anlamı, kısaca tanımı

Dağı : Tarlalarda biten yabani otları yok etme. Eş erke ve oylumlu dizgelerden hangisinin daha çok olasılığı bulunduğunu ölçen temel ısıldevim-bilimsel nicelik. [Bakınız: dakı]

Teri : Karşı, yönünce,- e doğru : Bugün ablam şehere teri gidiyordu. Giysi. Deri. Eğerin arka kısmı. (Senirkent Isparta).

Dağıtılma : Dağıtılmak işi.

Terim : Bir bilim, sanat, meslek dalıyla ya da bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan kelime, ıstılah. Bir kesrin pay ve paydasından her biri, had. Cebirsel bir anlatımda + veya - işaretleri arasında bulunan parçalardan her biri. Bir denklemde = işaretinin iki yanındaki anlatımlardan her biri. Geleneksel mantıkta özne veya yüklem.

Dağıtılmış terim : Bir özne-yüklem önermesinin bir teriminin dağıtılmış olması, bu terimin özne-yüklem önermesinin yasal biçiminde olumsuzlamalı olarak geçmesi demektir. dağıtılmamış terim.

Olumsuzlama : Önermeler cebirinde, verilen bir önermenin doğruluk değerinin tersine çevrilmesi, Anlamdaş. yadsıma. Önermeler cebirinde, önüne geldiği önermenin «yanlış» olduğunu belirten im. Anlamdaş. yadsıma. Bir deyiş ya da örnermenin olumsuz biçimde dile getirilmesi, bk. olumlama.

 

Yasal biçim : Belli bir yasal biçim özelliğini taşıyan önerme. yasal biçimler genellikle denetleme yöntemlerinde kullanılır. tümel-evetlemeli yasal biçim, tikel-evetlemeli yasal biçim, birli yüklemli yasal biçim, önekli yasal biçim.

Olumsuz : Yapıcı ve yararlı olmayan, hiçbir sonuca ulaşmayan, gözetilen amaca veya beklenilene uygun olmayan, menfi, negatif. Onaylamayan, kabul etmeyen, aleyhte olan. Davranışları beğenilmeyen, yıkıcı düşünceleri olan, zararlı, menfi. Olumsuzluk anlatan (kelime, cümle), menfi. Bir şeyi inkâr eden, inkâr veya ret özelliği taşıyan.

Önerme : Önermek işi. Kabul edilmesi için öne sürülen düşünce, teklif. Bir savı öne süren veya bir durumu dile getiren cümle, belli bir yorumda belli bir doğruluk değeri kazanan düzgün deyim, kaziye.

Yasal : Yasanın, dinin ve kamu vicdanının doğru bulduğu, yasalara uygun, kanuni, meşru, legal.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

Geçme : Geçmek işi, mürur. Çakılmış, yapıştırılmış veya lehimlenmiş olmayıp gereğinde sökülebilecek biçimde parçaları birbirine takılıp kenetlenmiş olan. Birbirinin içine geçirilerek tutturulan iki şeyden birinde bulunan çıkıntılı parça.

 

Olum : Ölüm. Oğlum, evladım. İkincil, ifintisel ve süreksiz olay.

Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).

Öner : Yön. Sıra. Önde gelen, başta gelen kimse.

Özne : Bir cümlede bildirilen işi yapan, yüklemin bildirdiği durumu üzerine alan kimse veya şey, fail, süje: Çocuk uyudu. Çocuk henüz küçüktür cümlelerinde çocuk sözü öznedir. Bilinci, sezgisi, düş gücü olan, bazı filozoflara göre de dış dünyaya karşıt olan birey.

Deme : Demek işi. Anlam. Atasözü. Genellikle Alevi şairlerin tarikatlarıyla ilgili konuları işleyen şiirlerine, kendilerince verilen ad. Halk edebiyatında şiir. Ağıt.

Diğer dillerde Dağıtılmamış terim anlamı nedir?

İngilizce'de Dağıtılmamış terim ne demek ? : undistributed term