Dağıtılmayan karlar nedir, Dağıtılmayan karlar ne demek

Dağıtılmayan karlar; İktisat alanında kullanılan bir terimdir.

İktisat terim anlamı:

Bir anonim şirket tarafından elde edilen kârın ortaklara dağıtılmayıp şirkette tutulan kısmı.

Dağıtılmayan karlar anlamı, tanımı

Dağı : Tarlalarda biten yabani otları yok etme. Eş erke ve oylumlu dizgelerden hangisinin daha çok olasılığı bulunduğunu ölçen temel ısıldevim-bilimsel nicelik. [Bakınız: dakı]

Karla : Kanlar.

Dağıtılma : Dağıtılmak işi.

Anonim şirket : Anonim ortaklık.

Ortaklar : Şürekâ. Aydın kenti, Ortaklar nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Erzurum ili, Köprüköy belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Eskişehir şehrinde, Sivrihisar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Gaziantep kenti, Burç bucağına bağlı bir yer. Hakkâri şehrinde, Şemdinli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Rize şehri, Çamlıhemşin ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Samsun ilinde, Havza belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Sivas şehrinde, Yıldızeli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

Bir an : Çok kısa bir süre.

Anonim : Adı sanı bilinmeyen. Çok ortaklı. Yazanı, yapanı, söyleyeni bilinmeyen, laedri.

Şirket : Ortaklık.

Taraf : Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.

 

Ortak : Birlikte iş yapan, ortaklaşa yararlarla birbirlerine bağlı kimselerden her biri, şerik, hissedar, partner. Birden çok kimse veya nesneyi ilgilendiren, onlara özgü olan, onların katılmasıyla oluşan, müşterek. Kuma.

Karın : İnsan ve hayvanlarda gövdenin kaburga kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi. Mide. Döl yatağı. Bazı şeylerde şiş ve içi boş bölüm. Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan duraklı dalgalarda en büyük genlikte titreşen noktalar. Ahlaki açıdan kabul edilemeyen şeyleri kabullenme. İç, gönül, akıl, kafa.

Edil : Roma tiyatrosunda oyunları parasal ve yönetsel açıdan koruyanlara verilen ad. Oyunları denetleyip gösteri günlerini ve daha başka kayıtları saptayanlara verilen ad. Roma tiyatrosunda maddi manevi oyunları destekleyip koruyanlar. Oyunları denetleyip temsil tarihlerini ve daha başka kayıtları saptayanlar (bk. diadaskalia). Sinop ili, Boyabat ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Tara : 1.Bağ budamaya ya da ağaç kesmeye yarayan, eğri bir çeşit bıçak. 2.Ağaç kökü çıkarmaya yarayan bir araç. Süpürge sapı. Odun keskisi, satır.

Şirk : Eş koşma.

Orta : Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. İyi ile kötü arasındaki durum. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Yeniçeri Ocağında tabur. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Ne büyük ne küçük, midi. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Ne uzun ne kısa, midi. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Orantı.

 

Elde : Çarpma ve toplama işlemlerinde bir sonraki sıranın rakamlarına katılacak olan sayı.

Karı : Bir erkeğin evlenmiş olduğu kadın, eş, refika, zevce. Kadın. Yaşlı, ihtiyar.

Tutu : Borcun ödeneceğine ilişkin borçlunun alacaklıya bir taşınmazı güvence olarak göstermesi, ipotek.

Diğer dillerde Dağıtılmayan karlar anlamı nedir?

İngilizce'de Dağıtılmayan karlar ne demek ? : undistributed profits, retained earnings, business saving