Danışık asmak nedir, Danışık asmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Düğün yapacak olan, düğün hakkındaki düşüncelerini öğrenmek için memleketin ileri gelenlerini yemekli bir toplantıya çağırmak.

Danışık asmak anlamı, tanımı

Danı : Değin, kadar, dek

Asma : Asmak işi. Belirli bir tür üzüm veren bitki (Vitis). Asmagillerden, dalları çardak üzerine yayılan üzüm vb. bitkiler. Asılmış, asılı.

Asmak : Bir şeyi aşağıya sarkacak bir biçimde bir yere iliştirip sarkıtmak. Gitmek zorunda olunan bir yere özürsüz gitmemek. Görevi olan bir işi özürsüz yapmamak. Bir kimseyi boğazından ip vb. geçirip sallandırarak öldürmek, idam etmek. Üzerine takınmak, kuşanmak.

Danış : Önemli bir konuda birkaç kişinin bir arada konuşması, müşavere.

Danışık : Olmayan bir durumu varmış gibi göstermek veya olduğundan başka anlatmak için önceden yapılmış olan anlaşma, muvazaa.

İleri gelen : Bir topluluğun önemli, sözü dinlenir, saygın kişisi.

Toplantı : Birden çok kimsenin belirli amaçlarla bir araya gelmesi, içtima. Bir meclisin bir yıl içindeki birleşimlerinin her biri. Toplanma, bir araya gelme, kabarıklık oluşturma.

Düşüncel : Gerçekte olmayıp yalnızca düşüncede, tasarım içinde var olan. Yalnız düşünce ile kavranabilen.

Memleket : Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların bütünü, ülke. Bir kimsenin doğup büyüdüğü yer, şehir, yurt. İklim ve üretim bakımından ele alınan bölge.

 

Hakkında : İlgili olarak, üzerine.

Çağırmak : Birinin gelmesini kendisine yüksek sesle söylemek, seslenmek. Yüksek sesle şarkı, türkü söylemek. Binmek için bir araç istemek. Herhangi birinin bir yere gelmesini istemek, davet etmek.

Gelenler : Van şehrinde, Albayrak bucağına bağlı bir yer.

Öğrenmek : Bilgi edinmek. Bellemek. Yetenek, beceri kazanmak. Haber almak.

Yemekli : Yemek de yenilen. Yemek de verilen.

Yapacak : Hamur açmaya yarayan tahta.

Öğrenme : Öğrenmek işi.

Düşünce : Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. İlke, yönetici sav. Tasa, kaygı, sıkıntı. Niyet, tasarı. Dış dünyanın insan zihnine yansıması.

Çağırma : Çağırmak işi.

Düşün : Duyularla değil, zihinsel olarak tasarlanan, biçim verilen, canlandırılan nesne veya olay.

Hakkı : Doğrulukla, hakla ve adaletle ilgili.

Diğer dillerde Danışan anlamı nedir?

İngilizce'de Danışan ne demek ? : counselee